GeriTeknoloji Öztekin: Türkiye’de telefon pazar payımız yüzde 53 ile küresel ortalamanın üzerinde
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Öztekin: Türkiye’de telefon pazar payımız yüzde 53 ile küresel ortalamanın üzerinde

Öztekin: Türkiye’de telefon pazar payımız yüzde 53 ile küresel ortalamanın üzerinde

Dünyanın en çok satan telefon markalarından biri olan ve son olarak satışa sunduğu yeni amiral telefonu Galaxy Note 10 ile dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Samsung, sadece telefonlarıyla değil, akıllı saatleri, tabletleri ve akıllı bileklikleri dahil pek çok farklı ürünle kullanıcılarının karşısına çıkıyor. Güney Kore merkezli şirketin Türkiye'deki faaliyetleriyle ilgili konuşan Samsung Electronics Türkiye Mobil Ürünlerden Sorumlu Strateji ve Ürün Pazarlama Direktörü Anıl Öztekin, Hürriyet'e önemli açıklamalarda bulundu.

Son olarak Galaxy Note 10 serisi telefonlarla tüketicilerinize ulaştınız. Pazarı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Samsung bugün pek çok alanda ürettiği ürünlerle dünyada ve Türkiye’de hem öncü hem de lider konumunda yer alan bir marka. Parçası olduğumuz büyük Samsung ailesi inşaat alanında dünyanın en yüksek binalarını, en gelişmiş petrol rafinelerini inşa ediyor; gemicilik alanında en büyük gemileri üretiyor; pazarlama alanında dünya çapında her sene önemli ödüllere layık görülüyor. Bu nedenle tüketici elektroniği alanında biz de en iyi mobil ürünleri tüketicilerimize sunmayı bir görev biliyoruz. En son piyasaya sunduğumuz üst segment akıllı telefonumuz Galaxy Note10’un tüketicilerle buluşmasının arkasında bu “hep en iyiyi yapma” felsefesi yatıyor. Yani Samsung Electronics’ten bahsederken aslında birçok farklı sektör tecrübesine ve birikimine sahip daha büyük bir Samsung markasından da bahsetmiş oluyoruz.Bu açıdan bakıldığında tüketicilerin takdirinin sonuçlara da yansıdığını görüyoruz. Samsung, Strategy Analytics’in tüm dünyadaki satış verilerine göre yaptığı pazar sonuçlarına göre Samsung, dünyada 2019’un ilk yarısında IDC verilerine göre 147.4 milyon adet telefon satarak küresel liderliğini sürdürdü. Özellikle ikinci çeyrekte bir önceki sene aynı döneme göre %5,5 büyümeyle liderliğini pekiştirdi.Interbrand 2019 raporunda marka değerimizi bu sene de artırarak 6. sıradaki yerimizi güçlendirdik. Samsung Electronics olarak 50. yılımızı kutladığımız bu sene içinde ilk 5 içerisine gireceğimize inanıyoruz ve geleceğe her zamankinden daha fazla umutla bakıyoruz. Dünyanın en çok Ar-Ge yatırımı yapan ilk sıradaki firması olmamız da bu iddiamızı pekiştiriyor.

Türkiye pazarına ait görüşleriniz?

Tükiye’de cep telefonuna karşı büyük bir ilgi var. Genç nüfus cep telefonunu gündelik hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Ocak-Ağustos 2019 verilerine baktığımızda 6.8 milyon adet akıllı telefon satıldı ve cirosal bazda 16 milyar TL’lik bir pazar oluştu. Türkiye’deki pazar payımız %53 ile küresel ortalamanın üzerinde seyrediyor ve 2019 yılının sonuna kadar bunu korumaya devam etmek için çok yoğun çalışıyoruz.Araştırmalarımıza göre kullandığı markadan memnun olanların yeni telefon alırken aynı marka ile devam eğiliminde olduğu görüyoruz. Samsung özelinde de tekrar Samsung’u tercih etme eğiliminin yüksek olduğunu memnuniyetle takip ediyoruz.Bu noktada 2019 içinde hayata geçirdiğimiz Akıllı Servis konseptinin de etkili olduğunu düşünüyorum. Samsung Servis Merkezleri’nin hem fiziki tasarımını, daha da önemlisi işleyişini yeniden şekillendirerek oluşturduk. Yeni Servis yaklaşımımız ile kullanıcıların cep telefonlarında karşılaştığı sorunların çok büyük bir kısmını 1 saat içerisinde çözüme kavuşturuyoruz. 1 saati aşan durumlarda geçici bir telefon veriyoruz.Gerek Kore ve Türkiye arasındaki tarihsel yakınlık, gerekse Türkiye pazarının önemi nedeniyle Samsung için Türkiye’nin her zaman özel ve öncelikli bir ülke olacağını söyleyebilirim. Türkiye’de de temel amacımız dünyanın en gelişmiş mobil teknolojilerini eş zamanlı olarak ülkemize getirmek. Bu amaç çerçevesinde bir yandan giriş, orta ve üst segment mobil cihazların tüketicilere sunuyoruz. Bir yandan da 5G teknolojileri, e-SIM gibi yeni teknolojilerin altyapısını hazırlıyoruz.

Öztekin: Türkiye’de telefon pazar payımız yüzde 53 ile küresel ortalamanın üzerinde


Ürün özelindeki sorulara geçmeden, Samsung’un mobil dünya özelindeki stratejisinden biraz bahseder misiniz?

Samsung, mobil sektöre çok geniş bir perspektifle bakıyor. Mobil sektöre yön veren cihazlarımızı üretirken en temel bileşenler olan yarı iletkenler yani çipler, kullanıcıların tercihlerinde belirleyici olan kamerayı oluşturan sensörler, cihazınızı güvenli bir şekilde uzun süre kullanmanızı sağlayan piller, bilgilerinizi depoladığınız hafıza teknolojileri ve cihazın önyüzünün neredeyse tamamını kaplayan ekranı üretmemizi sağlayan görüntü teknolojilerini düşünmeliyiz… Samsung olarak bunları tasarlıyoruz, üretiyoruz, hatta bazıları rakiplerimiz olan farklı firmalara da satıyoruz. Kısaca, Samsung olarak dış faktörlerden olumsuz etkilenmeyecek bir tasarım ve üretim anlayışıyla müşterilerimize en iyi mobil deneyimini sunuyoruz. Bu nedenle de sektöre yön veren trendlere hazırız demek çok doğru bir ifade olmaz. Doğrudan trendleri şekillendiren bir firmayız demek doğru olacaktır.

Galaxy Note 10 ilk kez iki model halinde satışa çıktı. Serideki bu değişimi neye borçluyuz?

Galaxy Note10’u da 2 farklı model halinde satışa çıkmasının arkasında farklı önceliklere sahip tüketicilerin taleplerini en iyi biçimde karşılama arzusu bulunuyor. Hatırlarsanız, Galaxy S10 serisini bu sene ilk kez 3 farklı ekran boyutu seçeneği ile kullanıcıların beğenisine sunmuştuk. Burada elde ettiğimiz pozitif geribildirimler Note10 ailesi için de 2 farklı ekran boyutunu tercih etmemizde rol oynadı. Bu sayede tüketicilerimizin kendileri için en uygun Note modelini seçmesi mümkün olacak.  Galaxy Note10, S Pen’in gücünü ve üst düzey üretkenlik özelliklerini 6,3 inç boyutunda Sinematik Sonsuz Ekrana sahip kompakt bir yapıda sunuyor. Galaxy Note10, ekran boyutundan taviz vermeden daha küçük boyutlu telefon tercih eden kişilere hitap ediyor. Kadın kullanıcıların da Note10’u daha çok tercih edeceğini öngörmüştük ve bu beklentimiz doğru çıktı. Galaxy Note10+ ise şimdiye kadarki en büyük Note ekranına sahip. 6,8 inç boyutundaki Sinematik Sonsuz Ekranı ile büyük ekran kullanmayı seven ve telefonundan maksimum verim almayı isteyenlere hitap ediyor. 

Öztekin: Türkiye’de telefon pazar payımız yüzde 53 ile küresel ortalamanın üzerinde

Fiyat konusuna çok takılanlar var. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Bilindiği üzere üst segment telefonlardaki ÖTV oranı yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıktı. Bunun telefon fiyatlarına yansıması nedeniyle fiyatlarda bir yükselme meydana geldi. Biz Samsung olarak ürün fiyatlandırma stratejimiz çerçevesinde mümkün olan en uygun fiyatı kullanıcılarımıza sunmaya çalışıyoruz. 

Galaxy Note 10 serisinin pek çok özelliği var. En dikkat çekeni size göre hangisi?

Galaxy Note10 serisinin özellikle ekran gövde oranına bakacak olursak yüzde 90,7’lik ekran gövde oranının gerçekten çok etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Bu ekran gövde oranı sayesinde yeni modeller neredeyse çerçevesiz bir ekran deneyimi sunuyor. Her iki modelin de ince ve hafif bir yapıya sahip olması dikkat çeken diğer önemli özellik. Her sene bir adım daha öteye taşıdığımız S Pen’in telefonu uzaktan kumanda edebilme yeteneklerini geliştirdik. Performans özellikleri itibariyle de Note10 serisi gündelik hayatımızda kullandığımız dizüstü bilgisayarların ötesine geçen yetenekler sergileyebiliyor. Galaxy Note10+ özelinde ise 45 wattlık hızlı şarj desteğinin kullanıcılarımızın çok beğendiği bir yenilik olduğunu söyleyebilirim.

Galaxy S10 ve Galaxy Note 10 serisini birbirinden ayıran en önemli özellik S-Pen mi? İki cihaz arasında seçim yapmak isteyen kullanıcılara ne tavsiye edersiniz?

Üretkenlik açısından S Pen, Galaxy Note10 serisinde çok önemli bir yer teşkil ediyor. Yeni S Pen artık Air Actions özelliği sayesinde artık bir uzaktan kumanda haline dönüşebiliyor. S Pen'i saat yönünde veya saatin tersi yönünde hareket ettirerek kamera açısını değiştirebiliyorsunuz veya fotoğraf modundan video moduna kolayca geçebiliyorsunuz. Yani birçok özelliği S Pen ile kolayca yapabiliyorsunuz. S Pen ile fotoğrafların ve videoların üzerine notlar da alabiliyorsunuz. Yeni yeteneklerle beraber S Pen bambaşka bir boyuta geliyor. Galaxy Note10 serisi not alma haricinde çizim yapmayı seven müşterilerimize de hitap ediyor. Galaxy S10 serisi S Pen’e destek vermese de sunduğu özellikler ve Sonsuz Ekranlı tasarımıyla çok başarılı bir ürün. S Pen’i kesinlikle kullanmayacağını düşünen kullanıcılar, Galaxy S10 serisinden herhangi bir modeli tercih edebilirler; ancak S Pen’i kullanmaya bir kez alışan kişilerin de ondan kesinlikle vazgeçemediğini belirtmem gerekiyor. Bunu destekleyen en net veriler arasında Note10’a hangi telefonlardan geçiş yapıldığına dair verileri sayabiliriz. Bu verilere göre Note10’a geçiş yapan kişilerin önceki telefonlarını sıraladığımızda ilk 5 modelin 4’ünün Note’un önceki modelinden biri olduğunu görebiliyoruz.

Öztekin: Türkiye’de telefon pazar payımız yüzde 53 ile küresel ortalamanın üzerinde

Galaxy Note 10'un 5G'li modeli Türkiye'ye gelecek mi? 5G destekli Samsung telefonları Türkiye'de ne zaman görmeye başlarız?

5G yaşama, çalışma ve iletişim biçimimizi değiştirecek bir teknoloji. Samsung olarak 5G teknolojisinin öncü firmalarından biriyiz. ABD, Kore başta olmak üzere birçok ülkede 5G ile ilgili çalışmalara katılıyoruz. Türkiye’nin küresel teknoloji yarışında geri kalmaması için 5G trendini de hızlıca yakalaması gerekiyor. Biz Samsung olarak bilgi birikimimizi paylaşmak ve 5G teknolojisinin hızlıca kullanıma sunulması için aktif olarak çalışıyoruz. Örneğin, Turkcell ile birlikte Türkiye’deki ilk 5G FWA testini gerçekleştirmiştik. Şu anda mobil cep telefonu üreticileri arasında 5G’ye en hazır firmalardan biri olduğumuzu söyleyebilirim.5G dışında yatırım yaptığımız başka önemli “geleceğin teknolojileri” de var. 5G'nin Yapay Zekâ, Nesnelerin İnterneti ve Bulut Teknolojilerini ilerletmenin ve bağlantılı bir yaşamla ilgili vizyonumuzu hayata geçirmenin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.

Microsoft ile Samsung'un bu telefon özelinde önemli bir iş birliği var. Hatta Galaxy Note 10 tanıtılırken Microsoft'un CEO'su Satya Nadella da etkinliğe katılmıştı. İş birliğinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Kullanıcılarımıza daha iyi bir deneyim için birçok önemli kurum ve firma ile iş birlikleri yapıyoruz. Microsoft bu iş birliklerinden önemli bir tanesi ve ister iş hayatında ister günlük hayatında akıllı telefonlarını aktif kullanan kişileri yakından ilgilendiriyor. Çoğu kullanıcı birden çok elektronik cihaz kullanıyor. Bu cihazlar arasında ne kadar gelişmiş bir entegrasyon olması önem taşıyor. Örneğin bir kişisel bilgisayar üzerinde çalışan kullanıcı yaptığı işe telefonundan devam etmek; orada bir uygulama açarak bilgisayarlarına görüntü, video ya da dosya göndermek ihtiyacı hissediyor. Kullanıcılar tek bir cihazda başlattıkları bir projeyi, kesintisiz bir şekilde diğer cihazda ele alabilecekleri bir dünya istiyorlar. Microsoft ile yaptığımız iş birliği ile artık akıllı telefonları ile kişisel bilgisayarları arasında kolayca geçişler yapabiliyor. Mesaj göndermek, bildirimleri yönetmek, fotoğrafların senkronizasyonunu sağlamak, telefonunuzdan Word, Excel gibi MS Office programlarını kullanmak ve telefonunuzu kullanıcıların PC’lerine yansıtmak çok kolay hale geliyor. Microsoft ile iş birliğinin yeni adımlarını da yakında sizlerle paylaşıyor olacağız.

Samsung, küresel amaçları desteklemek üzere BM Kalkınma Programı’na ortak oldu. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

BM Kalkınma Programı (UNDP) ile başlattığımız iş birliği de bizler için çok önem taşıyor. UNDP’nin dünyayı daha iyi ve yaşanılabilir bir hale getirmek amacıyla belirlediği önceliklerden oluşan Küresel Amaçlar, dünyanın dört bir yanında eşitsizlik, iklim, çevresel olumsuzluklar ve eğitimi de içeren alanlarda çözümleri içeriyor. Samsung ile UNDP, Küresel Amaçlar’ı gerçekleştirmede, farkındalık artırmanın, bu amaçların neden önemli olduğunu anlama konusunda çok önemli bir adım olacağına inanıyor. Şu anda sadece Galaxy Note10 kullanıcılarımıza sunduğumuz Samsung Küresel Amaçlar Uygulamasını ilerleyen günlerde diğer Galaxy akıllı telefonlarına da getirmeyi planlıyoruz. Uygulama, bir yandan farkındalık yaratan içerikleri kullanıcıya sunarken, diğer yandan da kullanıcının sadece reklam izleyerek, reklam gösteren firmanın UNDP’ye mali katkıda bulunmasına imkan veriyor.Samsung olarak Türkiye’deki sosyal sorumluluk çalışmalarına da devam ediyoruz. Türkiye’de Samsung Geleceğin Mucitleri ismi ile bu programı 2013 yılından bu yana sürdürüyoruz. 1.500’ün üzerinde öğrenciye dokunduğumuz bu projeyi geliştirmeye devam edeceğiz. Türkiye’de diğer programımız olan 2012’den beri sürdürdüğümüz Teknik Enstitü programı olan Samsung Akademiyi ise yeni strateji çerçevesinde Samsung Innovation Campus olarak değiştiriyoruz. Tamamen yazılım, kodlama, nesnelerin interneti ve yapay zeka konularında odaklanacak şekilde içeriğini yeniden şekillendiriyoruz.

Android 10 güncellemesi Galaxy Note 10 serisine ne zaman gelecek? 

Android işletim sistemine büyük önem veriyoruz. Hem Andriod işletim sisteminin, hem de Google uygulamalarının Samsung cihazlarında kusursuz çalışması için gereken teknik çalışmaları yapıyoruz. Android 10 işletim sisteminin de kısa bir süre içinde telefonlarımıza gelmesi için testlerimiz sürüyor. Android 10’u Galaxy cihazlarına getirdiğimizde Samsung’un kullanıcı arayüzü olan One UI’in da yeni versiyonunu da kullanıcılarla buluşturuyor olacağız. Böylece amacımız en iyi mobil deneyimi Samsung kullanıcılarına sunmak.

Öztekin: Türkiye’de telefon pazar payımız yüzde 53 ile küresel ortalamanın üzerinde

Samsung Developer Conference’ta geleceğe dair ne gibi mesajlar verildi?

Samsung Geliştiriciler Konferansı’nda (SDC19) Samsung platformlarının, geliştiricilerin tüketicilere daha güçlü deneyimler sunmaları için sağladığı yeni yolların tanıtımı yapıldı. Bixby Geliştiriciler Stüdyosu ile Bixby’nin daha yaygın bir kullanım alanı kazanması için geliştiricilerin faydalanabileceği yenilikler tanıtıldı. Bir diğer yenilik de One UI 2 kullanıcı arayüzü ile ilgili. Gerek geliştirici gerekse kullanıcı deneyimlerinin cihazlar arasında uyumluluğunu sağlamak üzere Samsung’un, One UI 2’nin kullanımını, akıllı telefonlara ek olarak tabletler, giyilebilir cihazlar ve katlanabilir cihazlar da dahil olmak üzere yeni form faktörlerini kapsayacak şekilde genişleteceğini söyleyebilirim. Samsung Developer Conference’da her sene verilen tasarımcı ödüllerinde bu sene iki Türk’ün tasarladığı son derece yaratıcı bir projenin ödül kazanması da bizim için sevindirici bir gelişme oldu.

Son olarak akıllı saatlerdeki son durumu bizlerle paylaşır mısınız?

Türkiye’de akıllı saat sektörü büyümeye devam ediyor. Bu kulvarda Samsung olarak Türkiye’de lideriz ve önemli bir paya sahibiz. Yeni özellikler ekleyerek geliştirdiğimiz farklı modellerle ürün çeşitliliğimizi sürdürüyoruz ve liderliğimizi pekiştiriyoruz. Kullanıcı kitlesine bakarsak şunları söyleyebilirim; Tüketiciler saatin klasik görüntüsünden taviz vermeden, günlük hayatını kolaylaştırma eğiliminde. Bir yandan da sportif hayat tarzına sahip tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek tasarımıyla öne çıkan modellerde talep gün geçtikçe artıyor. Akıllı saatini hem ajandasını takip ederken hem sağlıklı yaşam için yaptığı tüm etkinlikler sırasında, hem de telefonla görüşürken aktif bir şekilde kullanıyor. Geçtiğimiz yıllarda %80’e yakın erkek kullanıcılardan oluşan akıllı saat kullanıcı kitlesi ile bugünün dağılımı büyük farklar gösteriyor. Günümüzde kadın erkek kullanıcı oranının %50 civarında yani eşitlenmek üzere olduğunu görüyoruz. Bu değişimde tabii ki saat tasarımlarındaki çeşitlilik, kayış ve saat gövdelerindeki renk seçeneği zenginliği, kadınların bilek yapısına uygun ekran ve kalınlık oranlarına sahip modeller ve tabii cazip fiyatlara da sahip fiyat gamının bulunması rol oynuyor. e-sim teknolojisinin Türkiye’de aktif hale gelmesi durumunda akıllı saatler pazarı çok farklı şekillenecek. E-sim ile birlikte telefondan bağımsız olarak akıllı saat aracılığıyla neredeyse tüm telefon özelliklerini akıllı saatlerimizde taşıyıp, kullanabileceğiz. 

Türkiye'nin ilk akıllı mağazası kapılarını açtıTelefondan saate, hoparlörden televizyona her şey 'akıllanmaya' başladı. DeFacto ise Türkiye'nin ilk akıllı mağazasını açtı. Tüketiciler, akıllı ekranlar ve sanal gerçeklik gözlükleri sayesinde bir dakika içinde tüm ürünlerin dijital kopyalarını inceleyebilecek, diledikleri kıyafeti anında satın alabilecek. DeFacto Bilgi Teknolojileri ve E-Ticaret'ten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Gürer ile akıllı mağazayı yakından inceledik. (Sponsorlu İçerik)
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle