GeriTeknoloji Karadelik nedir? İşte oluşumlarına göre karadelik çeşitleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Karadelik nedir? İşte oluşumlarına göre karadelik çeşitleri

Karadelik nedir? İşte oluşumlarına göre karadelik çeşitleri

Evrende var olduğu 10 Nisan tarihli fotoğraf ile somut olarak kanıtlanan karadelik, çapının büyüklüğüne göre içerisine her türlü maddeyi çekebilecek güce sahiptir. Işık yılı hesabıyla çok uzaklarda yer alan karadelikler, Albert Einstein'in ‘Genel Görelilik Kuramı’yla tanımlanmaktadır. Peki, doğrudan gözlemlenemeyen ve çeşitli dalga boylarını kullanan dolaylı gözlem teknikleri sayesinde keşfedilen karadelik nedir ve kaç çeşidi bulunmaktadır? İşte, o detaylar

Karadelikler, evrenin bilinmezliğini koruyan oluşumları arasında yer alıyor. Tüm karadeliklerin boyutları birbirinden farklıdır. Dolayısıyla bilimsel sınıflandırma, hem boyutları hem de oluşum şekilleri gözetilerek yapılıyor.

Bilinen en büyük kara delikler “süper ağır karadelik” kategorisinde. Bunlar galaksi merkezlerinde bulunuyor. Süper ağır karadeliklerin nasıl oluştukları konusunda birbirinden farklı teoriler var ama kabul gören açıklama, bunların galaksi oluşumları sırasında şekillendiklerini söylemekte.

Yıldızsal karadeliklerse büyük bir yıldızın ölümüyle ortaya çıkıyor. Bu yıldızlar Güneş’ten 20 kat daha ağır. Son olarak bir de minyatür karadelikler var. Bunların Büyük Patlama sonrasındaki şişme evresinde oluştukları tahmin edilmekte. Bu evre, günümüzdeki genişlemeye oranla çok daha büyük bir hızla yaşanmış ve evren kısa süre içinde inanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Küçük karadeliklerin kütleleri Güneş’in kütlesinden biraz daha az.

BEYAZDELİK VAR MIDIR?

Bu, büyük ölçüde kuramsal bir konu olsa da, beyazdelikler, karadeliğe düşen bir maddenin evrenin bambaşka bir yerinde yeniden ortaya çıkmasını sağlayan bir yapı.Kara ve beyazdeliklerin birbirlerine solucan delikleriyle bağlı oldukları varsayılıyor. Karadeliğin olay ufku maddeyi çekip yutarken, beyaz deliğin olay ufku maddeyi dışarı püskürtüyor. Ancak bunu yaparken dışarıdaki maddeleri etkilemeye devam ediyor. Beyazdeliklerin olay ufku maddeyi yutmuyor çünkü herhangi bir madde ona yakalanırsa olay ufku anında küçülüyor. Böylece hiçbir şey onu geçip yutulamıyor.

Beyazdeliklerin var olabileceği fikri, Einstein’ın genel görelilik kuramıyla ortaya çıkmıştı. Ancak varlıklarından emin değiliz. Hatta var olma ihtimalleri çok düşük. Fikir matematiksel olarak orada ama aslında yüksek seviyeli fizik çözümleri için kullanılan bir konseptten ibaret. Beyazdelikler, madde yutmayan bir karadelik modeli. Dolayısıyla karadeliklerin en basit hali olduklarını söyleyebiliriz. Bu açıdan fizikçilerin işlerini kolaylaştırıyor, karmaşık problemlerin çözümünde bir model olarak kullanılıyorlar.

Beyazdeliklerin gerçek olduğunu düşünen bilim insanları da var ve nasıl oluştukları konusunda birbirinden çarpıcı teoriler geliştirildi. Bunlardan biri, karadeliklerin ölünce beyazdeliğe dönüşebileceğini söylüyor. 2006 yılında uzayın derinliklerinde gerçekleşen ve 102 saniye boyunca süren çok güçlü bir gamma ışıması gözlenmişti. Uzun sürmesi bunun bir süpernova patlaması olduğunu işaret ediyordu ama gökbilimciler ışımanın geldiği yere odaklandıklarında orada bir süpernova olmadığını gördüler. Bunun sonucunda, henüz bilmediğimiz bir oluşum olabileceği düşünüldü. Çünkü eldeki teorilerin hiçbiri ışımayı açıklayamıyordu. 5 yıl sonra, bir grup bilim insanı bunun beyazdeliğin oluşum anı olabileceğini önerdi. Işımanın süresi ve gücü,beyazdelik teorisine gayet uygun görünüyordu. Beyazdelikler bir anda ortaya çıkıp, hemen bir anda yok oluyor. Çünkü oluşum sebebi dıştaki madde değil, içten püskürteceği madde. Ancak tek bir gözlem, bir beyazdelik bulduğumuzu göstermez. Dolayısıyla bekleyip benzer bir duruma tekrar tanıklık etmemiz gerek.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle