'Hayalim bir oyun müzesi açmak'

Güncelleme Tarihi:

Hayalim bir oyun müzesi açmak
Oluşturulma Tarihi: Şubat 17, 2017 08:51

Yıllardır kendisini oyun dünyasına adayan ve Merlin'in Kazanı platformunu hayata geçirdikten sonra dünya genelinde ülkeleri bir bir dolaşarak pek çok kimsenin yüzünü unuttuğu eskiyen oyun cihazlarını bir bir toplayan Murat Oktay, tüm bu topladığı parçaları bir araya getirerek ofis içinde Türkiye'nin ilk 'dijital oyun müzesi' için önemli bir adım attı. Oktay'la oyun dünyasını ve koleksiyonunu konuştuk.

Haberin Devamı

Böyle bir koleksiyon yapma fikri nereden aklınıza geldi?

Oyun dünyası ile tanışmam çocukluğum döneminde oldu. Ancak oyun dünyasında yazarlığa 89 yılında başlamıştım. 96 yılında da Merlin’in Kazanı’nı kurdum. Burada çok uzun yıllar edindiğim tecrübeler ile birikim elde ettim. Bu süreçte sürekli yeni çıkan oyunları ve cihazları inceliyorduk. Beş sene kadar önce 30-40 kadar cihazım zaten bu birikimle toplanmıştı. Birçoğu farklı bir yerde, düzensiz bir şekilde idi.

Hayalim bir oyun müzesi açmak


Onları ofiste, daha düzenli bir şekilde yerleştirdiğimde aklımda bir ampul yandı diyebilirim. Bunu daha geniş bir içeriğe ulaştırırsam bir işe de yarayacağını düşündüm ve başladım. Bunun için DEMO Gaming (Digital Museum of Entertaniment: Gaming) adı altında çalışmaya başladım. Bir müze ünvanı olmasa da beni motive ediyor. Şu an için bir ofis tuttum orada muhafaza ediyorum. Günün birinde uygun yatırımcıyı bulabilirsem çok daha muhteşem bir hale getirebileceğimden eminim. 

Hayalim bir oyun müzesi açmak

Haberin Devamı

Oyunlarla ilk tanışman nasıl oldu peki?

Oldukça zor bir soru. Aklımda kalan ilk anı sanırım beş ya da altı yaşımdan. Silivri’de yengemlerin yazlığında oynadığım jetonlu atarileri hatırlıyorum. Günde bir jeton hakkımı kullanabilmek için akşamüstü olmasını dört gözle bekliyordum. Uzay Savaşları diye bir oyun vardı. Kendi oyunum çok kısa sürse de sonra oynayanları seyredebilmek için uzun süre orada kalırdım. 

Hayalim bir oyun müzesi açmak

Senin ilk oyun cihazın hangisiydi?

Binatone adında bir oyun konsolu idi. Pong oyunları vardı. Hani şu karşılıklı iki çubuğu yönetip tenis oynadığımız cihaz. Muhtemelen taşınırken atıldı, ancak bundan dört sene kadar önce aynısını bulup koleksiyona dahil ettim. 

Hayalim bir oyun müzesi açmak

Haberin Devamı

Bugüne kadar kaç tane konsol biriktirdin?

Sadece konsol biriktiriyorum gibi bir algı oluşmasını istemem. Konsolların yanında bunlara ait oyunlar, onların aksesuarları, promosyonları gibi birçok farklı içerik topladım. Kategorilenmemiş olsa da eski Atari salonu jetonları, oyunların müzik albümleri gibi birçok alt kırılım da bulunuyor. Sadece konsol adedi olarak da 600’ün üzerinde parçaya sahibim.

Hayalim bir oyun müzesi açmak


Bunların bir kısmı el konsolu, bir kısmı ise tabletop olarak adlandırılan masaüstünde oynanan, kendi ekranlarına sahip cihazlar. Geriye kalanlar da zaten hepimizin bildiği “Kara Kutu”nun varyasyonları ya da takipçileri. Geçtiğimiz sene elimde 15 bine yakın oyun vardı. Ancak bunların büyük kısmını elden çıkarttım. Yer sorunu oluşturuyordu. Benim için bir anısı olan ya da gerçekten değerli olduğuna inandığım parçaları sakladım. Elden çıkarttığım oyunların parası ile de koleksiyona yeni cihazlar dahil ettim. 

Hayalim bir oyun müzesi açmak

Haberin Devamı

Senin için önemli oyunlardan bahsettin, hangileri bunlar?

Özellikle Commodore/Amiga dönemine çok ilgi duyuyorum. O dönemden getirdiğim Monkey Island, Kick Off gibi oyunlar benim için çok değerli. Ancak bir oyun var ki yeri çok ayrı. Thompson Twins isimli yapımdı bu. O dönemde oyunlar kasetten yükleniyordu. Ancak Thompson Twins aynı zamanda bir müzik grubu idi. Oyunlarını da plak olarak çıkartmışlardı. Pikabınızı ZX Spectrum’a bağlayıp yüklüyordunuz. 

Hayalim bir oyun müzesi açmak

Bu kadar parçayı nasıl topladın?

Çok kolay olduğunu söylemek pek mümkün değil. Zaman, maddi kaynak ve bilgi gerektiren bir durum bu. İlk başlarda ne bulursam koleksiyona dahil ediyordum. Bu, bana hem zaman hem de para kaybettirdi. “Keşke önce koleksiyonerliği öğrenseydim” demekten kendimi alamıyorum. Zira aldığım her parçanın daha iyisinin daha uygun fiyatlarla bulunabileceğini geç de olsa öğrendim.

Hayalim bir oyun müzesi açmak


İlk başladığımda edindiğim parçaların bir çoğu çoktan koleksiyondan çıktı bile. Hem kozmetik olarak iyi olan hem de kutulu ürünler ile değiştirdim hepsini. Genelde kaynak olarak olarak yabancı alışveriş sitelerini yoğunlukta kullanıyorum. Paypal’a getirilen yasak ciddi oranda darbe vurmuş olsa da şimdilerde ihtiyacım olan çok fazla parça kalmadığı için genelde yüz yüze görüşmelerle alabiliyorum. Ayrıca ülkemizde de çok ciddi satıcılar var. 

Hayalim bir oyun müzesi açmak

Haberin Devamı

Koleksiyondaki en değerli parçalar hangileri?

Her ürün benim için çok değerli. Her birinin kendine has bir edinme hikayesi var. Ancak maddi anlamda en değerlileri Playstation 4 20. Yıl Özel Versiyonu, Panasonic Gamecube ve Sega SG-1000 cihazları. Ancak manevi anlamda değeri diğerleri kadar çok yüksek olmasa da hikayeleri ve bulmak açısından zorluğu göz önüne alındığında Atari Stunt Cycle, Vectrex 3D Imager ve Fairchild Channel F ilk sırada yer alıyor. 

Hayalim bir oyun müzesi açmak

Bu alanda başka koleksiyoncular da var mı?

Elbette var. Özellikle gizli koleksiyoncular yoğunlukta. Ellerinde neler var, ne amaçla topluyorlar bilmiyorum ama geniş içeriğe sahip koleksiyonerler olduğunu biliyorum. 

Haberin Devamı

Koleksiyonunu ne aşamada görüyorsun?

Bir listem var. Hedefimin %60’ına ulaştım. Cihaz anlamında oldukça iyi seviyedeyim. Ancak prototip ve aksesuar anlamında biraz daha yolu var. Tabi bunların hepsi bütçe demek. Uygun olanı, doğru zamanda bulabilmek çok önemli. Önümüzdeki birkaç sene içinde tam istediğim seviyeye gelecek. İlk defa görenlerin tepkisi hep aynı oluyor; “Bize anlatıyordun ama bu kadar büyük olduğunu hiç bilmiyorduk” diyorlar. Her ne kadar şu an için herkese açık olmasa da, gezmek isteyenler bana bu isteklerini belirtirlerse, davet edip onlara rehberlik ediyorum.

Hayalim bir oyun müzesi açmak


Facebook üzerinde Demo Gaming diye aratırlarsa bana ulaşabilirler. Ziyarete gelenleri güzel sürprizler de bekliyor. Her şeyden önemlisi çocukluk anılarını canlandırıyor bu ortam. Ben de ziyaretçilere içeride bir hikaye turu yapıyorum. Hem oyun dünyasının geçmişine hem de şu anki teknolojiye etkilerini birebir örnekleri ile gösteriyorum. 

Koleksiyonunu müzeye çevirmek istiyorsun?

Elbette. Bu, her koleksiyonerin içinde yatan gizli aşk diye düşünüyorum. Koleksiyonerlerin en büyük tutkusu, onları başkalarına sergilemek diye düşünüyorum. Yıllarca verdiğiniz emek, harcadığınız paranın en güzel karşılığı bu olsa gerek. 

Hayalim bir oyun müzesi açmak

Destek veren firma ya da kişiler oldu mu?

Asıl ve en büyük desteği ilk önce hep ailem verdi. Ancak Playstation Türkiye, Semor Organizasyon(eGameshow), Bilişim Zirvesi’nin verdiği destekleri mutlaka belirtmem lazım. Şu an isim vermem uygun olmaz ancak operatörlerden biri de bu projenin en büyük destekçilerinden biri. Önümüzdeki günlerde projenin hayata geçmesi için var güçleri ile destek veriyorlar. Ayrıca birkaç kişi de olsa ellerindeki cihazları bana teslim edip müzede yer alabilmesi için destek olan dostlarımız da var. 

Son olarak şunu öğrenmek istiyorum: Eğer sadece bir tane cihazını kurtarmak zorunda kalsaydın, hangisi olurdu?

Bu çok zor bir soru. Zira en ucuzundan en pahalısına kadar hepsi benim için çok ciddi bir anlam ifade ediyor. Ancak bulunması kolay da olsa sanırım ilk oyun konsolu olan Magnavox Odyssey’i kurtarırdım. Zira diğer cihazlardan farklı olarak onu ilk tasarlayan ekipten aldım.

Teknoloji Bülteni

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!