GeriTeknoloji Gelecekte savaşlar nasıl olacak?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gelecekte savaşlar nasıl olacak?

Gelecekte savaşlar nasıl olacak?

Soğuk Savaş sona erdiğinde dünya kökten değişmişti. 20. yüzyılın büyük kısmında büyük güçler arası mücadele (iki dünya savaşı ve bir üçüncü savaş olasılığı) sadece küresel politikamız değil, bilim ve teknoloji için de belirleyici oldu. Bu dinamikler neredeyse bir gecede değişiverdi.

21. yüzyılda savaşlar sona ermediyse de, daha çok ayaklanma ve terörizm öyküsüne dönüştü. Sadece tek bir süper gücün kaldığı dünyada, büyük uluslar arasında büyük risklerin söz konusu olduğu bir savaş riski azaldı. Kimileri buna olanaksız gözüyle bile bakıyor.

Tarihte bu dönem bir anormallik olarak görülebilir. Büyük güçler arası gerilim yine artışta. Asya’da Çin artık tartışmasız bir süper güç ve Japonya ya da Filipinler gibi ülkelerle sık sık karşı karşıya geliyor. Çin, Doğu Çin Denizi’nde yer alan sahipliği tartışmalı bir dizi adada hak iddia etmeyi sürdürüyor ve Güney Çin Denizi’nde kum ve mercandan, genişliği 810 hektarı bulan yeni adalar yapıp üstüne üsler, uçak pistleri konduruyor. Mayıs ayında ABD bu adaların 12 deniz mili uzağına savaş gemileri gönderip geçiş serbestliğini korumaya ve üzerlerinde keşif uçuşu düzenlemeye başladı.

Avrupa’da da tehlike artıyor. Rusya’nın Ukrayna topraklarını ele geçirmesiyle NATO, Soğuk Savaş’tan bu yana ilk defa bu kadar büyük bir endişe içinde. Rus savaş gemilerinin ve denizaltılarının NATO sınırlarını bitmek bilmez bir biçimde yoklaması, işleri kızıştırıyor.

Bu büyüyen riskler ne ABD’de ne de diğer ülkelerde askeri planlamacıların gözünden kaçıyor. Pentagon adına “denge stratejisi” (offset strategy) dediği bir stratejiyi kısa süre önce uygulamaya başladı ve Çin ya da Rusya gibi stratejik hasımları yıldırmak için yeni nesil teknolojiler peşinde. Buna karşılık olarak Çin’in PLA Ulusal Savunma Üniversitesi’nden profesör Han Xudong yakın tarihli bir köşe yazısında şöyle dedi: “Askeri güçlerimizi geliştirirken bir üçüncü dünya savaşı olasılığını dikkate almalıyız.”

Yeni bir silahlanma yarışı savaşın eşiğinde olduğumuz anlamına gelmiyor. Fakat sıradaki büyük savaşın iki cephesinde olabilecek kişilerle konuştuğumuzda (ABD’li savaş pilotlarından Çinli generallere, Anonymous hacker’larına kadar) şu açık seçik görülüyor: Yarının savaşları bugünkülerden çok ama çok farklı olacak.

GELİŞTİRİLMİŞ ASKER

İstihbarat

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin geliştirdiği ya da ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı’nın TALOS’u (taktik taarruz hafif operatör kıyafeti) için geliştirilen türden artırılmış gerçeklik gözlükleri, askerin gördüğü her şeyi kaydediyor. Aynı zamanda askerin görüş alanına bilgi yansıtarak yön bulma komutları, düşman konumuna dair istihbarat ve yerel dillerin gerçek zamanlı çevirisini sağlıyor.

Koruma

Gelecek nesil vücut zırhları balıklardaki gibi üst üste binmiş pullar ile hafif ve esnek koruma sağlayacak. MIT’den bilim insanları ve Technion – İsrail Teknoloji Enstitüsü bükülebilir yumuşak bir maddeye sert levhalar kaynaştırarak, dokuya sabitlenmiş gerçek balık pullarının bir benzerini meydana getiriyor. Ortaya çıkacak zırh belli görevler için ayarlanabiliyor; sırt ve göğüs bölgesine ekstra pul konup eklemlerdeki pullar azaltılabiliyor.

Gelecekte savaşlar nasıl olacak


Performans

Dış iskeletler, en azından yakın gelecekte Iron Man’in zırhını andırmayacak. DARPA’nın Warrior Web programı bir askerin kıyafetinin altına sığacak kadar hafif ve çevik bir dış iskelet geliştiriyor. Eklemlerinde yay ve motor kullanılan, test aşamasındaki kıyafet askerlerin ekstra ağırlık taşımasına izin verip dayanıklılığını artırıyor. Hedefleri ne mi? Programın eski müdürü Yarbay Joe Hitt’e göre 1.600 metreyi dört dakikada yürüyebilmek.

Mühimmat

Kendiliğinden güdümlü mermiler uçuş sırasında yön değiştirmek için ufak algılayıcılar ve kanatçıklar kullanıyor. Şubat ayında DARPA’nın EXACTO (Yüksek İsabetli Mühimmat) programı, keskin nişancıların çok sevdiği 50 kalibrelik mermilerin modifiye edilmiş haliyle atış testleri yaptı. Kurşunlar yol değiştirerek hareketli ya da ivmelenen hedefleri vurdu.

Keşif

PD-100 Black Hornet2 (Kara Eşekarısı) ABD Kara Kuvvetleri’nin kısa süre önce test ettiği, 18 gramlık bir “cep dronu.” Prox Dynamics’in geliştirdiği, arıkuşu boyutundaki araç hızlı intikal için cepte taşınabiliyor. 1,6 km uçabilen dron bir yandan da video ve fotoğraf çekiyor.

Ateş gücü

Şu ana kadar 100 milyondan fazla üretilen AK-47, dünyadaki ateşli silahların beşte birini oluşturuyor. Yerini alacak olan AK-12’nin geleceğin cephelerinde görüneceği kesin gibi. Geliştirilen noktalar arasında optik dürbün bağlantısı, değiştirilebilir namlu, el bombası fırlatıcı ve teleskopik katlanır dipçik var. Tüfek, seri modda dakikada 1.000 mermi ateşleyebiliyor.

DONANMALARIN YÜKSELİŞİ

Büyük güçler 1945’ten bu yana bir deniz mücadelesi yaşamadığı halde işler değişebilir. Birleşik Devletler’in 2011’de açıkladığı Asya ve Pasifik’e doğru stratejik dönüşü, ordu planlamacılarının donanma yeteneklerini yeniden gözden geçirdiği anlamına geliyor. Bu arada, Çin’in yeni edindiği finansal, endüstriyel ve siyasal güç ise liderlerin bir açık deniz donanması geliştirmesine yol açtı. Son üç yıldır Çin tersanelerinden çıkan savaş gemisi sayısı, diğer devletlerin yaptıklarından daha fazla. Çin, bu rekoru bu yıl ve önümüzdeki yıl da elinde tutacak.

ABD’nin en çok beklenen projelerinden biri ise DDG 1000 USS Zumwalt. Güdümlü füze destroyeri çok az sayıda keskin açıdan oluşuyor ve bu da görünmez tasarım, radar profilinin bir balıkçı teknesininki kadar olmasını sağlıyor. Su seviyesinin altındaysa geminin sonar profili bir denizaltınınki kadar. ABD Deniz Kuvvetleri 2014’te üç adet Zumwalt sınıfı gemiden ilkini teslim aldı. Yakın mücadele, mayın arama tarama ve denizaltı avlama için yapılmış yüksek hızlı bir gemi olan Littoral da geliştirme sürecindeki projelerden.

Gelecekte savaşlar nasıl olacak


Çin’de ise manşetleri yepyeni bir kruvazör tasarımı olan Type 055 meşgul ediyor. Savunma uzmanları bu geminin donanımının (modern radar, 130 mm’lik toplar, 128 adede kadar füze kapasitesi) tüm Amerikan ve müttefik gemilerininkiyle başa baş olduğunu ya da aştığını söylüyor. Çin’in diğer projeleriyse 2019’da hizmete girecek olan Type 095 gelişmiş nükleer taarruz denizaltısı ve Çin’in yerli kaynaklarla ürettiği ilk süper uçak gemisi olan, görünmez jetler, helikopterler ve dronlar taşıyan CV-18.

Gerek ABD gerekse Çin, kendileri birer dron olan yepyeni bir gemi dizisi üzerinde çalışıyor. Bu insansız gemiler sabırları ve dayanıklılıkları sayesinde bir gün denizlerin hâkimi olabilir.

**Zumwalt’ın görünmez tasarımı, fark edilmesini standart bir destroyere kıyasla 50 kat güçleştiriyor.

**Büyük oranda otomatik olduğu için Zumwalt sadece 158 kişilik mürettebata sahip. Aynı role sahip, aynı boyutlardaki bir 2. Dünya Savaşı gemisinde ise 1.196 kişi gerekirdi.

**Dört adet gaz türbini 78 megawatt güç sağlıyor ve Zumwalt’ı elektromanyetik ray silahı kullanabilecek tek savaş gemisi haline getiriyor.

Gelecekte savaşlar nasıl olacak


Elektromanyetik ray silahı

800 yıldır ateşli silahlar ateş etmek için barutun kimyasından faydalanıyor. Bu artık sona erecek. Dahlgreen Virginia’daki ABD Donanma Deniz Sistemleri Komutanlığı’nda test edilmekte olan elektromanyetik ray silahı bu tarihçede bir dönüm noktası.

Avantajları

Silahın 100 mil (160 km) menzili var ve fırlattığı cephane bir merminin iki katı hızda yol aldığından vurulması olanaksız. Her bir merminin 25.000 dolara çıkması bekleniyor ki, bu da bir seyir füzesinin 1,5 milyon dolarlık maliyetine nazaran çok düşük. Ray silahıyla donatılmış bir gemi, yüz civarında füzeye sahip bir geminin aksine, binlerce mermilik cephane taşıyabiliyor.

Dezavantajları

İnanılmaz ölçüde güç çekiyor. Zumwalt ortaya çıkana kadar bu silahın ihtiyaç duyduğu 25 megawatt gücü sağlayabilecek bir savaş gemisi yoktu.

Nasıl çalışıyor:

1- Namlunun iki yanındaki zıt yüklü raylardan 4 milyon amper akım geçiyor. Ağırlığı 15 kilo olan bir mermi, yalıtkan bir yuvaya oturtuluyor.

2- İki rayın arasına yerleştirilen bu yuva devreyi tamamlıyor. Tam bu noktada devreye giren ve adına Lorentz kuvveti denilen güç patlaması, mermiyi namlunun açık ucundan fırlatıyor.

3- Mermi, saniyenin yüzde biri kadar sürede 0’dan 8.000 km/s hıza erişiyor ve hedefine 32 megajul enerjiyle çarpıyor. Bu, bir lokomotifin duvara çarpmasına kabaca eşdeğer bir kuvvet.

BEŞİNCİ NESİL SAVAŞÇILAR

Amerika’nın hava üstünlüğü uzun süredir teknolojik bakımdan düşmanın önünde olma üzerine kuruluydu. Yüksek hızlı görünmez tasarım, geliştirilmiş aviyonikler ve entegre hesaplama sistemleriyle beşinci nesil F-35 Lightning II, ABD’nin ve müttefiklerinin bu avantajı sürdürmesi için tasarlandı. Sorun şu ki, F-35’in birkaç kez maliyeti aşmasını, çıkan sorunları ve gecikmeleri bir yana, diğer ülkeler artık o kadar da geride değil. Çin’in J-31 Gyrfalcon uçağı sadece görünüm değil, hız ve saldırı becerileriyle de F-35’i hatırlatıyor. Rus T-50 PAK FA ise özellikleri ABD F-22’lerininkine paralel olan bir beşinci nesil saldırı jeti. Teknoloji cephesine ulaşan ülke sayısı arttıkça, bu ülkeler arasındaki teknoloji avantajı değerini yitirmeye başlıyor. O yüzden de askeri planlamacılar bir başka avantajın, yani insansız araçların peşinde. F-35 bu bakımdan bir ilk olabilir, çünkü ABD Donanma Sekreteri Ray Mabus’un Nisan ayında söylediği gibi, “F-35, ABD Deniz Kuvvetleri’nin satın aldığı ya da uçurduğu en son insanlı taarruz uçağı olacak ve de olmalı.”

Görünmez avcı

Raporlara göre Çin, 2014 sonunda ya da 2015 başında çok gizli bir proje olan Divine Eagle’ı (Kutsal Kartal) test etti. Shenyang Havacılık Şirketi’nin “kara proje” bölümü tarafından yapılan dron uçak, sızdırılan çizimlerde görüldüğü üzere, farklı türde yedi radar taşıyabilen benzersiz bir çift gövde tasarımına sahip. Bu algılayıcılar sayesinde görünmez uçakları (örneğin F-35’i) uzun mesafeden saptayıp vurabilir.

400 KM YÜKSEKLİKTE SAVAŞ

Şu anda dünyanın etrafında dönen 1.200’den fazla aktif uydu var. Modern askeri operasyonların can damarı işte bu uydulardan geçiyor. ABD Hava Kuvvetleri Mayıs ayında uzay bazlı saldırı ve savunma silahları geliştirmek için 5 milyar dolarlık bütçe ayırdığını duyurdu. Diğer ülkeler de tam gaz bu konuya eğiliyor. Geleceğin savaşını kazanmak için bütün büyük güçlerin yüksekleri sahiplenmesi gerekecek.

Gelecekte savaşlar nasıl olacak


İyi bir taaruz

1- Soğuk Savaş günlerinde olduğu gibi hem ABD hem Rusya, uydu önleme sistemleri geliştiriyor. Geçtiğimiz sonbaharda Rusya, “uydu katili” olduğu düşünülen bir şeyi test etti. Pentagon da 2014 raporunda, uzayda taarruz silahlarına yatırım yaptığını itiraf etti.

2- Çin de uydu önleme sistemleri geliştiriyor olabilir. 2013’te Çin “bilimsel görev” olduğunu iddia ettiği bir şeyi uzaya gönderdi ama uzmanlar bunun alçak Dünya, yüksek Dünya ve yer sabit yörüngelerindeki düşman hedeflerini vurabilen Dong Ning-2 yüzey füzesinin denemesi olduğunu söylüyor.

3- 2020’den sonra Tiangong 3 uzay istasyonunu fırlatacak olan Çin, kendi çok modüllü uzay aracına sahip tek ülke olacak. Çin, Tiangong 3’ün (Göksel Saray anlamına geliyor) bilimsel araştırma amaçlı olduğunu iddia etse de askeri planlamacılar bunun kıskanılacak bir avantaj olacağı görüşünde. Zira Uluslararası Uzay İstasyonu 2020’lerin ortalarında devre dışı kalacak.

Sayılarla savunma

Bu yeni risklere verilebilecek bir yanıt da yok edilemeyecek kadar çok uydu yapmak. DARPA’nın buzdolabı büyüklüğündeki SeeMe projesi uzayı yüzlerce ucuz ve küçük uyduyla doldurabilir.

MÜCADELE HER YERE UZANIYOR

Coğrafyası, Amerika’nın daima en büyük stratejik avantajlarından olmuştur. 2. Dünya Savaşı sırasında ne Alman ne de Japon uçakları Birleşik Devletler’e ulaşabiliyordu. Ama siber çağda dijital silahlar sınır tanımıyor. Şu anda dünyada 100’den fazla ulusun askeri siber örgütlenmesi var. Amerika’nın da ABD Siber Komutanlığı var fakat Çin’in üniversitelerle bağlantılı on binlerce hacker’dan oluşan ağı ya da ülkelerle bağlantısı olmayan Anonymous gibi hacktivist gruplar da siber savaşta rol oynayabilir. Büyük olasılıkla herhangi bir yeni çatışmada, ateşlenen ilk silah sanal bir silah olacak.

Gelecekte savaşlar nasıl olacak

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle