GeriTeknoloji Black Mirror distopyası Tinder’la gerçek olur mu?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Black Mirror distopyası Tinder’la gerçek olur mu?

Black Mirror distopyası Tinder’la gerçek olur mu?

Geçtiğimiz yıl 1.2 milyon yeni abone kazanan ve tüm uygulamalar arasında, Netflix’in ardından en fazla abone gelirine ulaşan Tinder, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne de damga vurgu. InterActive Corp’a bağlı Match Group çatısı altında çalışmalarını sürdürenTinder’ın bu başarısı, sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı ve uygulama haftanın en çok konuşulanları arasında yerini aldı.

Vimeo, OkCupid, Daily Burn, Match gibi birçok dijital platformun arkasındaki güç olan InterActive Corp’un, 2015 yılında Wall Street’e girmesinin ardından 16 milyar dolarlık bir piyasa değerine ulaşan Tinder, match rekorunu 2018 yılında kırmıştı. 2019’da da yükselişini sürdüren uygulamanın bu başarısı, dijital ortama taşınan ilişki kavramına da yeni bir boyut kazandırdı.

Instagram’da yeni trend #TinderWedding

İlk olarak 1995 yılında Match.com sitesiyle gündeme gelen dijital ortamda eşleşme/tanışma kavramı, yıllar içinde birçok farklı formatta kullanıcılara sunuldu. Özellikle sosyal medyanın ve mobil cihazların hayatımıza girmesiyle yaygınlaşan bu konsept, Tinder ile zirveye ulaştı. Öyle ki; şu an Tinder uygulaması aracılığıyla tanışan ve dünya evine giren birçok çift bulunuyor. Instagram’ın yeni trendlerinden biri olan #TinderWedding hashtag’i incelendiğinde, mutluluğu bu uygulamayla bulan ve paylaşmaktan çekinmeyen kullanıcıların fotoğrafları karşımıza çıkıyor.

Black Mirror distopyası Tinder’la gerçek olabilir

Teknolojik distopya dizisi Black Mirror’ın 2017 yılında yayınladığı ‘’Hang the DJ’’ isimli bölümünde ele alınan ‘’online dating’’ kavramı, yayınlandığı dönemde büyük tartışmalara sebep olmuştu. Hatta bazı eleştirmenler bu bölümün bir Tinder virali olabileceğini bile iddia etmişti. Tinder’ın son dönemdeki yükselişi bu tartışmaları yeniden gündeme getirdi ve ‘’online dating / match’’ kavramları bir kez daha sorgulanmaya başlandı.

Reklam ve pazarlama stratejilerinin etkisi

Dizideki distopyanın modern dünya gerçeğine dönüşmesi, dijital refleksleri gelişen toplumlarda kaçınılmaz bir sonuç olarak görülebilir; ancak Tinder’ın reklam ve pazarlama başarısını da göz ardı etmemek lazım. Özellikle Hindistan’da yayınlanan Bollywood usulü reklamlar, İngiliz yapımı bilimkurgu filmi Ex Machina’nın lansman çalışmaları ve Plus üyelik tanıtımı için Londra’dan Nevşehir’e bir aşk hikayesini anlatan reklam filmleri büyük ses getiren çalışmalar olmuştu.

Ortak filtreleme algoritması

Netflix’in algoritmasıyla büyük benzerlik gösteren “collaborative filtering’’, yani ortak filtreleme algoritması da Tinder’ın başarı sırlarından. Bu algoritma, kullanıcıların daha önce beğendiği kişileri ve özelliklerini tespit ederek, karşılarına benzer özellikte yeni kullanıcı profillerinin çıkmasını sağlıyor. Bu sayede eşleşme şansı da artmış oluyor.

Markalar için ‘’love mark’’ olmanın yeni yolu

Tinder’ın önümüzdeki yıllardaki gelişimi ve ilişkilere kazandıracağı yeni bakış açıları şimdiden merak konusu, ama merak edilen farklı bir konu daha var; o da Markaların Tinder’lı reklam stratejileri... Büyük markalar online kullanıcı sayısını her geçen gün artıran Tinder’ı yeni bir reklam mecrası olarak gözlerine kestirmiş durumda. Yani çok yakında kullanıcılar, sağa ya da sola kaydırdıkları profillerin arasında, marka reklamlarıyla daha sık karşılaşacak. Bakalım bu strateji markalar için ‘kalplere’ giden yolu kısaltabilecek mi; merakla bekliyoruz.

Şinasi Furkan Avcı
twitter.com/snsfrknvc

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle