Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tekin’in istifasının nedenleri

GÜRSEL Tekin’in, Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifasının, şu ya da bu oranda CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu üzerinde etkiler yaratacağı açık.

Kim ne derse desin; ‘Kemal Kılıçdaroğlu’ dendiğinde ilk ‘Gürsel Tekin’ adını anan halkın, bu istifayı lider için başarı sayacağını düşünmeyenlerdenim.

Çünkü o insanların, Kılıçdaroğlu’nun, Baykal-Önder Sav ikilisiyle yaşadığı yol ayrılığı ile Tekin’in istifası arasında benzerlik görmediği; o nedenle de sorunun bu noktaya gelinmeden çözümünü beklediği kanısındayım.

Bu olmadı; şimdi doğru teşhis için istifa nedenlerini iyi okuma zamanı.

Ben de bugün, karşı bakışı sonraya erteleyerek, sadece Tekin’in o nedenlerini özetleyerek art arda sıralamaya çalışacağım.

ÖRGÜT GEREKÇELERİ

Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı döneminde oluşmuş bir güvenle genel başkanlık ardından CHP’nin 2 numarası yapılan bir ismin, o görevden alınması yanlıştı, “Yıprandınız” gerekçesi yeterli değildi; ancak verilen yeni görevi kabul etmemek çok yanlış olurdu.

Kendisi ardından sık sık örgütlerin görevden alınması, bunun yeni Teşkilat Başkanı’nın ili Hatay’da birden fazla yapılması CHP’nin asıl ihtiyacı olan dışa dönük mücadeleye zarar verdi, iç çekişmeyi körüklemekten öte geçemedi.

İlçesi Kadıköy’ün örgütü de görevden alındı ve hem nezaketen de olsa kendisine danışılmadı hem de operasyona İstanbul’da 15 ilçe daha eklendi. İstanbul İl Başkanlığı’na ise 10 Aralık hareketinden gelen, “CHP dönemi bitmeli” demiş bir isim atandı; çoğu örgütte de eski CHP’lilerle SHP ve 10 Aralık hareketinden gelenler arasında denge sağlanmadı.  

Yetkili kurullarda, “Örgütle bu kadar oynamak yanlış. Önder Sav da bunu yaptı; ama iki kurultayda da delege Kemal Bey’e tam destek verdi” dedi.
Bu yapının CHP’yi dışa dönük mücadeleden kopardığına başkanlığını yaptığı il kongrelerinde de tanıklık edince birinde, “Arkadaşlar, bu ilde AKP şunları, bunları yaptı tek laf etmediniz, birbirinizi eleştirip durdunuz. Size de, CHP’ye de yakışan bu değil” diyerek isyanını ortaya koydu.

Örgüte müdahalenin ters sonuçlar verdiğini savundu; başta Kılıçdaroğlu’nun 40 vekille katıldığı Sakarya olmak üzere Adana, Şanlıurfa, Hatay gibi kongreleri buna kanıt gösterdi, sırada İzmir ve başka illerin olduğunu söyledi.

GENEL MERKEZDEKİ EKİP

Mevcut MYK da halkla temasta başarılı olmadığı, kamuoyu oluşturamadığı gibi CHP’yi dışa dönük mücadeleye kenetleyen politikalar da üretemedi.

Bu MYK, CHP’nin organizasyon kapasitesini düşürürken, sağa açılım da yanlış isimler üzerinden yapıldığı için örgütlerde huzursuzluk oluştu. 

Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile CHE evlerinin sayısının artırılması için yapılan çalışmalar da engellendi; son olarak şube açılışı için gittiği Mamak’ta, “Fethullahçı Gürsel Tekin Mamak’a giremez” pankartıyla karşılandı.

Medyadan sorumlu olmasına karşın Kılıçdaroğlu’nu gazetecilerle buluşturan bir yemeğin hem organizasyonundan uzak tutuldu hem de davet edilmedi.
Medya ile ilgili bazı projeleri mali işler başkanlığından geçmezken, “Tekin medya işinde başarısız” söylentileri sık sık kulağa gelmeye başladı.

Yenimahalle belediyesinde rant elde ettiği haberleri de çıkınca, bütün bunların genel merkezdeki bir ekip eliyle yönetildiği kanısı oluştu.

Bu kanaatini, kimi belgeler ve örneklerle Kılıçdaroğlu’na iki kez mektupla, birkaç kez de sözlü olarak ilettiği halde sonuç çıkmayınca kararını verdi:

“Kalmam halinde CHP de, Kemal Bey de, ben de daha çok yara alacağız.”
X