Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tekin’in istifasında bardağın taştığı an

PAZARTESİ günü, CHP Genel Başkan Yardımcılığından istifasını Gürsel Tekin’in penceresinden aktarıp karşı görüşü bugüne bıraktığımı yazmıştım.

İstifanın CHP’yi olumsuz etkilediğini, istifaya en çok Kemal Kılıçdaroğlu’nun üzüldüğünü; buna karşın bazı yakın çalışma arkadaşlarının konuya, “O kadar da önemli değil, işte bazı gazeteler ve gazeteciler Tekin konusunu şişirir, sonra unutulur gider” havasında yaklaştığını söylemeliyim.
CHP yönetiminde Kılıçdaroğlu’nun, “Bu konuda beyanda bulunmayın” tavsiyesine tam uyulduğunu belirtmekle beraber, aşağıda yazdıklarımın her maddesinin tarafların ifadesi dışında olmadığını kaydetmeliyim.

DİLEKÇE ÇEKMECEDEYDİ

Kılıçdaroğlu’ndan başlayacak olursak ve yukarda yazdığım gibi ilk sözcük “üzüntü” ise istifa neden kabul edildi, sorusu haklı olur.
Malum Kılıçdaroğlu, Tekin’in istifa dilekçesini aldığında, “Kabul etmiyorum, seni MYK toplantısına bekliyorum” dedi; onu, kapıya kadar da uğurladı.
Dilekçeyi çekmecesine koyup kimseye de söz etmediği gibi MYK toplantısına giderken, Tekin’i orada bulacağından çok umutluydu.
Tekin’in istifa haberleri TV’lerden verilince rahatsız oldu; ama asıl gönül kırgınlığını MYK toplantısında Tekin’i göremeyince yaşadı.
Toplantı sürerken önüne konan notu okuduğunda ise yüzünün ifadesi değişti, “Bakın Bihlun (Tamaylıgil) Hanım siz de istifa etmişsiniz” diye ona uzattı. Bardak burada taştı desek yeri; çünkü dilekçeden kimseye söz etmediği için TV haberlerinin kaynağının Tekin’in kendisi olduğuna kanaat getirmişti.
Sonrasında Tekin’in, “İstifamı Özel Kalem Müdürü sızdırdı” yönündeki sözlerini öğrendiğinde ise oldukça şaşırmıştı.
Kılıçdaroğlu’na göre, Tekin’in, “Aleyhimde çalışıyorlar” dediği diğer MYK üyeleriyle yüzleşme talebini kabul etmemesi; örgüt ve delege seçimlerine ilgisini en üst düzeyde tutmaya devam etmesi de gereksizdi.

KEŞKE YÜZÜMÜZE SÖYLENSEYDİ

Tekin’in hedefindeki Teşkilat Başkanı Nihat Matkap ile Mali İşler Başkanı Erdoğan Toprak’a gelince; örgüt seçimlerine genel merkezin müdahalesi kabul edilmiyor; ancak kendi adıma pek tatmin olmadığımı söylemeliyim. Kadıköy ilçe örgütünün görevden alınmasında Tekin’in haberli olduğu, sorunun yapılan ‘atamadan’ kaynaklandığı; ‘delege seçimlerinde her yere sandık konmadığı’ eleştirisi ise şu ifadelerle kabul gördü:
“Çok uğraştık, ama 20 yıllık bir alışkanlık kolay alt edilmiyor. Yüzde 50 başarı sağladık, amaç bunu yüzde 100’e çıkarmak, demokratik rekabeti oturtmak. Bunun hayata geçtiği illerde hiç sorun yok. ‘Sakarya’da genel merkeze kaybetti’ deniyor. Hiç böyle bakmıyoruz. Çok güzel kongre yapıldı. Genel Başkanımız da kazanan arkadaşı hemen aradı, kutladı.”
Eleştirdiği MYK üyeleri için “çete” tanımlamasında bulunması çok sert tepki alan Tekin’e, o isimlerin tamamından, “Hep biz onun nazını çektik. Buna rağmen keşke eleştirilerini doğrudan yüzümüze söyleseydin” sitemi geldi.
Hatay örgütünün birkaç kez görevden alınmasının, “MYK’ya isyan vardı” gerekçesine dayandırılması ise bilmem kaç kişiyi ikna eder?
Toprak’ın, Tekin’in projelerine mali kaynak sağlamadığı tezi de, “Kabul edilmemiş tek projesi yok” diye keskin bir şekilde reddedildi. Tekin’in, CHE Evleri Mamak şubesinin açılışında, “Fethullahçı Tekin Mamak’a giremez” pankartını sahiplenen de, “Terbiyesizlik” demeyen de çıkmadı.
Kılıçdaroğlu’nun gazetecilerle buluşmasına Tekin’in çağrılmaması için gerekçe, “Tamamen spontane gelişti” oldu; ancak “Keşke düşünseydik ve işin içine Gürsel Bey’i de katsaydık” özeleştirisi de yapıldı.

 

X