Gündem Haberleri

    Tekel yöneticilerine trilyonluk ceza şoku

    A.A
    24.10.2007 - 11:20 | Son Güncelleme:

    TEKEL'in, 2004 yılında İspanya'dan ithal ettiği Hard Box (sert kutu) makinelerin alımı sırasında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan davadan beraat eden ve aralarında dönemin Tekel Yönetim Kurulu Başkanı olan Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci ile kurumun eski ve yeni genel müdürlerinin de bulunduğu yöneticilerin her biri, bu kez “servet değerinde idari para cezasına çarptırıldı.

    İdari para cezasına konu 10 kişiden her birinin, 43 milyon 830 bin 64 YTL idari para cezası ile 4 YTL'lik tebligat ücretini ödemeleri isteniyor.

    Bu arada İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğünün “Gümrük idaresine yanıltıcı beyan verme” iddiasıyla yaptığı suç duyurusu üzerine verilen kararın tebliğinde “şüpheliler” diye geçen Tekel yöneticileri, 4 eşit taksitte ödeme seçeneğinin de bulunduğu idari para cezasına karşı itiraz haklarını kullandılar.

    AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, kamu oyunda “Tekel'in Hard Box Davası” olarak bilinen olay, kapasiteyi artırmak, pazar payı kaybını durdurmak ve tüketici tercihine cevap verebilmek amacıyla 2004 yılında İspanya'dan makinelerin ithal edilmesiyle başladı. İhalede rekabet şartlarının yeterince oluşturulmadığı, tek firmayla pazarlık yapılarak alımın gerçekleştirildiği, makine ve donanımın yeni olması gerekirken kullanılmış oldukları öne sürülerek, ihale komisyonu üyeleri hakkında 2005 yılında dava açıldı.

    İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, ihale komisyonunda görev alan, dönemin Tekel Genel Müdürü Sezai Afif Ensari, Genel Müdür yardımcılığı yapan şimdiki genel müdür Fahri Arıkan ile genel müdür yardımcıları Tekin Kaymakoğlu, Hukuk Müşaviri Mine Batova, Sigara Sanayi İşletme Genel Müdür Yardımcısı Reyhan Almaç, Ticaret Dairesi Başkanı Musa Eroğlu, Ar-Ge Şube Müdürü Kazım Tekeli, Sigara Fabrikası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Haldun Sağın, sanık olarak hakim karşısına çıktılar.

    Tüm sanıkların “kamu kurum ve kuruluşları ihalesine fesat karıştırmak” suçundan 5 ile 12'şer yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları istenen dava devam ederken, 2005 yılının Mayıs ayında, Tekel Genel Müdürlüğü, İspanya'dan ithal ettiği makinaları, “vazgeçme” hakkını kullanarak, bu ülkeye iade etti.

    “YORGAN GİTTİ KAVGA BİTMEDİ”

    Tütün Kurumunun aldığı menşeine iade kararının uygulanmasının ardından “yorgan gitti kavga bitti” diye beklenirken, davalar bir türlü sonuçlanamadı.
    İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın 2005 yılının Kasım ayında yapılan son duruşmasında, yöneticilerin, ihaleyi, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmesi Kanunu hükümleri çerçevesinde ve usulüne uygun yaptıklarına karar verilerek dosya kapatıldı.
    “Bir bardak suda fırtına koparıldığını” iddia eden Tekel yöneticileri, makineler nedeniyle kurumun 1,9 milyon YTL zarara uğratılmadığını, aksine 90 milyon avro gelirden olduğunu belirtip davanın kapandığını düşünürken, bu kez, geçen yıl İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğünün “gümrük idaresine yanıltıcı beyan verme” suçlamasıyla karşılaştılar.
    Ancak, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin şikayeti değerlendirirken, “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi. Bu sırada yapılan işlemleri inceleyen Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu mevzuata herhangi bir aykırılık bulmayarak takibata gerek olmadığı sonucuna vardı ve Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı da 2006 yılında “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.

    ÖDEME EMRİ ŞOKU

    Tekel yöneticileri, Teftiş Kurulu raporları ve verilen takipsizlik kararı ile artık dosyanın kapandığını düşünürken, bu kez evlerine gelen idari para cezasını ödeme tebligatıyla adeta yeni bir şok yaşadılar.

    Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen 30.07.2007 tarihli “Ayırma kararı”nda, “Davacı: K.H. Şikayetçi: İstanbul, Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü. Suç: İthali bazı şartlara ve belgelere tabi bulunan eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek” olarak geçti.

    Savcılığın, Kabahatler Kanunu kapsamında ve Kadıköy Sulh Ceza Mahkemesi nezdinde 'itiraz yolu açık olmak üzere' verdiği kararda; Sezai Afif Ensari, Fahri Arıkan, Tekin Kaymakoğlu, Mine Batova, Reyhan Almaç, Musa Eroğlu, Kazım Tekeli ve Mehmet Haldun Sağın'ın yanı sıra aynı suçtan yargılanmayan, ancak hazine kontrolörlerinin raporu doğrultusunda olayla ilişkili bulunan Metin Kilci ile Tekel'in eski muhasebe müdürü İlhan Meriçer idari para cezasına çarptırıldı.
    Tebligatta, “Şüphelilerin, 5607 sayılı kanunun 3/11 maddesi gereğince, 43.830.634,00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmalarına, ayrıca 4 YTL tebligat ücretinin de tahsil edilmesine karar verildiği” belirtilirken, ayrıca “Ekonomik durumun müsait olmaması halinde para cezasının taksitlerle ödenmesine, ilk taksitin peşin ödenmesi halinde geri kalan 3 taksitin eşit miktarlarda takip eden ayın aynı gününde ödenmesine, ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer taksitlerin muaccel hale gelmesine karar verildi” ifadeleri yer aldı.

    İTİRAZ HAKKINI KULLANDILAR

    Öte yandan Tekel yöneticilerinin, Kadıköy Sulh Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz haklarını kullandıkları bildirildi.

    Eski Tekel Genel Müdürü Sezai Ensari, verilen cezayı “aklının mantığının almadığını” söyledi. Tekel'in İspanya'dan ithal ettiği hard box makinelerının, eski değil, yeni olduğuna ve ihaleye fesat karıştırılmadığına dair İstanbul 4.ağır Ceza Mahkemesinin kararı bulunduğunu hatırlatan Ensari, bu kararla Hazinenin zarara uğratılmadığının kesinleştirildiğini belirtti.

    Mahkemenin yeniden yenilenmesinin istenmesi üzerine de aynı kararın kesinleştiğini belirten Ensari, “yani çift dikişli ağır ceza mahkemesinde yargılandık ve beraat ettik” dedi.

    Aynı konuda gümrük kaçakçılığı işlenildiği iddiasıyla yapılan suç duyurusu üzerine de Kadıköy Başsavcılığının takipsizlik kararı verdiğini ifade eden Ensari, bütün bu kararlara rağmen verilen idari para cezasının anlaşılır olmadığını söyledi.

    Ensari, “Biz 43 milyon YTL'lik cezayı hak edecek bir şey yapmadık ki suç işlemedik ki... Biz devlete hizmet etmek istedik ama bazı yetkililer konuyu iyi incelemedikleri için bu ceza verildi, Sulh ceza mahkemesine itirazımızı yaptık. Yargının bizim haklılığımızı tescil edeceğine inanıyorum” dedi.

    ÖİB yetkilileri de, konuya ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin iki kez aldığı kararla, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararının yanı sıra İstanbul Teknik Üniversitesinden makinaların yeni olduğuna dair rapor ile İstanbul Sanayi Odasına Tekel'in yaptırmış olduğu bir inceleme bulunduğunu hatırlatırken, bu konuda alınan kararların, hep yetkililerin lehine sonuçlandığını ve konunun yargıda aklandığını söylediler.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı