"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Tekel’in 2. el makine ithalinin acı öyküsü

TEKEL’in üç yıllık ’2. el’ makine alım girişiminin İspanya’dan Tokat’a, Tütün Üst Kurulu’ndan (TAPDK) ÖİB’ye, bilirkişi raporları ve gümrük müfettişliğinden Hazine’ye, Meclis’ten idari ve adli yargıya kadar uzanan ’hazin’ bir hikáyesi var.

AA’nın dünkü gazetelerde yer alan, o tarihte Tekel Yönetim Kurulu Başkanı olan ÖİB Başkanı Metin Kilci başta olmak üzere 10 Tekel yöneticisine ayrı ayrı 43.8 milyon YTL idari para cezası ile ’2. el makine’ dosyası yeni bir seyir aldı. Bu seyrin Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmalar sonucunda gerek ’Kaçakçılık Kanunu’, gerek ’evrakta sahtecilik’ ve gerekse ’ihaleye fesat karıştırma’dan yeni davaların açılmasına kadar uzayabileceği belirtiliyor. ’Öyküyü’ kısaca özetlemek gerekiyor.

2003 yılı yatırım programında iki adet yüksek devirli ’hard boks’ (sert kutu) makine alımı öngörülmesine rağmen alım bir yıl sonra gerçekleştirildi. Bu makinelerin ihalesinden 2-3 ay sonra Tekel Genel Müdürü Sezai Ensari ve Sigara Genel Müdürü Mehmet Saysel’in, İspanya’daki MTS firmasının ortağı Şenol Çelik’le birlikte bu ülkedeki MTS fabrikasını ziyaret etmeleri dikkat çekti. Heyetin dönüşünde de, ’kiralama’ suretiyle makine alınması için ’karar’ alındı.

MTS NEDEN SUSKUN

Tekel’in 2004’te aldığı makinelerin teslim süresinin 10-12 ay olduğunun bilinmesine rağmen, yeni çıkılan ihalede teslim süresinin 3 ay olması; davet edilen 6 firmadan 4’ünün yeni makine üreticisi, 2’sinin de ’ikinci el’ makine pazarlayıcısı olması, yeni makine üreticilerinin ihaleye girmesini engelleyici bir tavır değil miydi? Genel Müdür Ensari, MTS’yi ziyaret etmekle adresi göstermiş olmuyor muydu? Nitekim ihaleye MTS’den başka giren olmadı. Ve ihale, adedi 1 milyon 730 bin Euro’dan MTS firmasına verildi.

İhalenin ’sakat’ olduğu iddiaları üzerine Kamu İhale Kurumu ihale dosyasını incelemeye alarak 9 noktada ’hatalı’ işlemler yapıldığını tespit etti. Dosya, incelenmek ve soruşturulmak üzere Maliye Bakanlığı’na gönderildi. Konuyu inceleyen, Tekel denetçisi Şinasi Candan, ’zarar ziyan olmadığını’ belirterek dosyayı kapadı; ardından da Tekel Yönetim Kurulu üyeliğine atandı.

İDARİ, SİYASİ VE ADLİ

Bu gelişmeler üzerine idari, siyasi ve adli süreç başladı. TAPDK uzmanları, Türkiye’ye getirilerek Tokat’a kurulan makineler üzerinde yaptığı incelemede, bunların ’2. el’ olduğunu tespit etti ve ’mahrecine’ iadesine istedi. Tekel, kurulun böyle bir yetkisi olmadığına dair Ankara 1. İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma istemli dava açtı. İstem reddedilince Tekel, ’siyasi otorite’yi devreye sokarak, bir seferliğine mahsus ’2. el’ makinelerin Türkiye’ye sokulmasına ilişkin yasa çıkartmaya çalıştı. Meclis’te ’torba yasa’ya eklenen bu madde, milletvekillerinin dirençleriyle geri çekilmek zorunda kalındı.

(Bu arada Tokat fabrikasına bu makinelerin kurulmasını isteyen ve 22 Temmuz’da aday gösterilmeyen AKP’li bir milletvekilinin başına gelenler; Şenol Çelik’in, Family Finans’ın Ümraniye şubesinden bir siyasetçinin oğlunun firmasındaki bir personele giden para ve Çelik’in ihale sırasında vermiş olduğu ’teminat mektubu’nun akıbeti ayrı bir öykü konusu olmalıdır...)

Tekel, Ankara 1. İdare Mahkemesi’ne sunulmak üzere İstanbul Sanayi Odası’ndan aldığı makinelerin ’yeni’ olduğuna dair rapora rağmen, mahkemenin makinelerin yurtdışı edilmesinde hukuka ayrılık bulmaması üzerine makineler, yurtdışı edilmek üzere Tokat’tan Erenköy gümrüğüne getirildi. Bu kez gümrük müfettişleri, makinelerin ’yeni/2.el’ olup olmadığını anlamak için İTÜ’den rapor istedi. Ankara 1. İdare Mahkemesi, bu raporları da irdeleyerek makinelerin ’2. el’ olduğuna karar verdi.

2005 yılında İspanya’dan gelen makineler İspanya’ya, KKTC’den gelenler de KKTC’ye iade edildi.

Hapisten kurtuldular

TEKEL’in 10 yöneticisine neden bu ağır para cezaları verildi.Uzun yıllardan beri yürürlükte olan 1918 sayılı Kaçakçılık Kanunu, son olarak 21.3.2007 tarihinde 5607 sayılı kanuna dönüştü... Değişikliğin en önemli unsuru, hapis cezasının kaldırılıp yerine para cezası getirilmesi...

Bu kanunun 3/11’inci maddesi şu hükümleri içeriyor:

"İthali lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygun veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. (...)"

Aynı maddenin 18. fıkrasında, yukarıda tanımlanan fiil için "teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır" deniliyor.

Tekel’cilere ayrı ayrı 43.8 milyon YTL’lik cezalar nereden geliyor? ’Gümrüğe makinelerin yeni olduğunu’ taahhüt eden beyanları üzerine verilmiş oluyor. Bu cezalar da, makinelerin gümrüklenmiş değerinin iki katı; yani toplam 10 kişiye verilen ceza 430 milyon YTL (430 trilyon TL) oluyor.

Partizanlığın sonu

TEKEL’in ’2. el’ makinesi ile ilgili olarak birçok bilgi ve belgeyi 13.1.2005 tarihinden bugüne yaklaşık 30’dan fazla yazıyla köşemize taşıdık. Birçok okurumuz gibi bazı meslektaşlarımız da "Tekel’le ilgili yazılardan bıkkınlık duyduk" diyorlardı. Ama işin içyüzü o kadar basit değildi. Her gelişmeyi gündeme taşıdık. Çünkü, işlemler başından beri ’sakat’tı... Köşemizde yer alan bütün uyarılar dikkate alınmadı ve bugünkü tabloyla karşılaşıldı.

Ne yazık ki, bürokratlar üstten gelen mevzuata aykırı işlemlere direnemediler; çünkü makam kaygıları vardı. Aslında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda, usulsüz verilen talimatların yapılamayacağı, yapanların suçlu sayılacağı açıkça belirtiliyor.

Herhalde makamlarını korumak için yazılı talimat istemeye cesaret edemediler.

Şimdi ne olacak

TEKEL’in eski ve yeni genel müdürlerinin de aralarında bulunduğu 8 kişinin, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’ihaleye fesat karıştırma’dan beraat gerekçesinde "Tekel Yönetim Kurulu’nun kurum zararının olmadığını belirtmesi ve makinelerin ’yeni’ olması ve geri gönderilmiş olması" gösteriliyordu. Oysa, Tekel müfettişlerince 8 makinenin alımıyla ilgili olarak 60 milyar TL (60 bin YTL) kurum zararı olduğu; Ankara 1. İdare Mahkemesi’nce ’yeni’ olmadığı ve Hazine Kontrolörlüğü’nce de KKTC’ye alınan makinelerden dolayı 60 milyarın ’çok çok’ üzerinde Tekel’in zararı bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle... Herhalde, yargıyı yanıltmaktan dolayı Tekel yönetimi hakkında yeni bir süreç başlayacaktır.
X