Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Bilgisayar patlamaz

Radikal Gazetesi'nin dünkü sayısında bir haber vardı:

‘‘Hakim Akman Akyürek'in evindeki bilgisayar, arkasındaki voltaj ayarı 220'den 110'a indirildiği için, çalıştırılınca patladı. İçindeki bilgiler de yok oldu.’’

Ben hemen size böyle bir şeyin mümkün olmadığını açıklayayım.

Bir bilgisayar 110 volta ayarlıyken, 220 voltta çalıştırılırsa, olacak tek şey bilgisayarın güç kaynağının yanması veya patlaması olabilir.

Yananın yerine yeni bir trafo takarsanız, bilgisayar büyük ihtimalle çalışır.

Hadi bilemediniz, bilgisayarın içindeki bir iki devre daha yanar.

Ancak son derece sıkı bir biçimde korunan hard diske hiçbir şey olmaz.

Yüksek voltajın, hard diske ulaşma ihtimali sıfırdır.

Hard diskteki bilgilerin silinmesi için, doğrudan doğruya hard diske bir müdahalede bulunmak gerekir ki, o apayrı bir şeydir. Bunu yapacak olanlar isterlerse yaparlar. Çok zor bir şey de değildir.

Tabii inşallah Akman Akyürek'in bilgisayarının hard diski sağlam kalmıştır da, Türk halkı bugüne dek öğrenemediği Susurluk ve Mumcu cinayeti sırlarını sonunda öğrenir.

Türk gibi başladık, bakalım nasıl bitecek?

DIŞİŞLERİ'nde uzun süreden beri ilk kez dişlerimizi gösterdik.

Faydasını da görmüyor değiliz.

Üç gün öncesine kadar Türkiye'yi ti'ye alanlar, şimdi kafalarını eğip düşünmeye başladılar.

Hep yazdığım gibi, uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet esas olmalı. Bunu ilk kez becerdik.

Fakat bundan sonrası daha önemli.

Dişimizi gösterdik.

Avrupa'nın şimdi düşündüğü, ısırıp ısıramayacağımız.

Yani bundan sonraki tavrımızın ne olacağı.

Karşı tarafın tavrında hiçbir değişiklik görmeden yumuşamaya ve adım adım geri gitmeye başlarsak, yaptığımız hamlenin hiçbir inandırıcılığı kalmaz.

Bunda sonra atılacak adım, Gümrük Birliği'ni tartışmaya açmak olmalı.

Şu ana kadar, AB sözlerini yerine getirmediği için aleyhimize işleyen Gümrük Birliği sürecinden vazgeçebileceğimizi masaya yatırmalıyız.

Bundan sonraki adımımız bu olmalı.

Avrupalılar'ın sevdiği bir laf vardır. ‘‘Türk gibi başla ama Türk gibi bitirme.’’

Biz iyi başlarız, sonunu getiremeyiz. Yarı yolda keyfimiz kaçar. Sıkılırız, yoruluruz.

Türk gibi başladık.

Avrupalı gibi bitirmeliyiz.

Sağlık olun

KENDİLERİNİ temsil eden insanlar var diye, seslerini duyurmak için Meclis'te pankart açan gençleri, acımasızca mahkûm ettik.

Elimize sağlık.

Arkadaşlarına destek vermek için dün Ankara'ya giden öğrencileri de, eşek sudan gelinceye kadar dövdük.

Onları dövenlerin de ellerine sağlık...

Bütün bunlara rağmen, ekonomik kriterlere bakıp ‘‘Avrupalıyız’’ diye bağıran biz geri zekâlıların da ağızlarına sağlık...

Teşekkürler DİSK

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, İstanbul'dan Ankara'ya son derece başarılı bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Ne istediği bilen ve nasıl alacağını öğrenmeye çalışan işçilerimiz el ele yürüdüler.

Onların yürüyüşünden daha keyif verici olan, onların gittikleri her yerde karşılanış biçimleri oldu.

Her görüşten, her siyasi fikirden emekçi, DİSK'in ideoloji değil, insanlık onuru için yürüdüğünü bilerek onları bağrına bastı, destek verdi.

Türkiye'deki diğer sivil toplum örgütlerinin, siyasi uzlaşma açısından DİSK'ten öğreneceği çok şey var.

NOT: İşçilerin yürüyüşünü teşekkürle noktalayan Başbakan'a teşekkürler..

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Gençlerin isteklerini ciddiye aldığımız zaman...

X