Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke tek

Fatih ALTAYLI

Televizyon haberciliği

Washington'da Ed Fouhy ile beraberdik dün.

‘‘O da kim?'' diyeceksiniz.

Ed Fouhy Amerikan televizyon haberciliğinin en önemli ismi. CBS'te Walter Cronkite'la akşam haberlerinin yapımcısı, ABC Televizyonu'nun eski başkan yardımcısı, son olarak da NBC'de haber müdürü. Amerikan kamuoyu ise onu başkan adaylarının televizyonda yaptıkları geleneksel tartışmanın sunucusu olarak tanıyor. Televizyon haberciliği dalında 5 de Emmy Ödülü var.

İşte bu Ed Fouhy televizyon haberciliğinin bugünkü kafa yapısıyla yolun soruna geldiğini düşünüyor. Böyle düşünmesinin nedeni, elindeki araştırma...

Araştırmalara göre son 3 yılda televizyon haberlerinin izlenme oranı yüzde 25 düşmüş. Gençler arasında bu oran yüzde 50. Yani gelecekte izlenme oranları iyice aşağı inecek.

Televizyon haberlerini izlemeyenlerin ortak bahanesi ise ‘‘vaktim yok''.

Oysa, aynı kitle günde 3 saati eğlence programlarına ayırıyor...

Fouhy'ye göre sorun vakit değil, güvenilirlik.

Çünkü Amerikan halkının % 42'si televizyon haberlerine güvenmiyor.

Son dönemde basının suçlu ilan ettiği bazı kişilerin yargıda aklanmaları, kişisel fikirlerin habere karışması, kötü haberlerin abartılarak verilmesi ve sansasyonel haberlerin gereksiz büyütülmesi bu sonucu doğurmuş.

Fouhy artık Amerikan halkının yalnızca kişileri ilgilendiren konularda haber almak istediğini, bunun da toplumun içe kapanmasına neden olacağını söylüyor.

Bunun toplumsal katılımcılığı öldüreceği inancında. ‘‘Toplumsal katılım olmazsa, demokrasi de olmaz'' diyor.

Din değil, avanta elden gidiyor

Şeriatçı kesim yaygarayı koparıyor, ‘‘Din elden gidiyor.'' Dinin elden gittiği yok. Din eğitimi yine var, ama işin ehli, Diyanet verecek.

Elden giden, para kaynakları, oy kaynakları.

Din ise geri geliyor. Kullanılmadan, alet edilmeden insanlar için geliyor.

Altın kâse

Cumhurbaşkanı Demirel'e yönelik eleştirilerde ‘‘akçe'' iddialarına kulak asmadım.

Demirel'in 30 yılı aşan siyasi hayatında her şeye rastlarsınız, ama ‘‘avanta'' bulamazsınız.

Olsa olsa Demirel'in adını kullanıp, nüfuz ticareti yapanlar olmuştur. Demirel de onlara sahip çıkmayarak tavrını göstermiştir.

Ancak son 15 yılda nüfuz ticaretinin neredeyse legalleşmesi bütün siyasilerin başını ağrıtıyor.

Demirel'in de bundan nasibini alması doğal.

Bütün bunların nedeni ise tek bir isim: Ali Şener.

Ailenin en yakın ferdi. Ve hep karşımıza çıkıyor.

Çeşitli ortaklıkları, kimi işadamlarıyla yakın ilişkileri, katıldığı geziler göze batıyor.

Demirel'e yönelik eleştirilerde bu isim hep geçiyor. Cumhurbaşkanı altın kâselerden söz ediyor. Haklı. Altın, altındır.

Ancak Ali Şener ateşiyle eriyecek bu altın kâse, kimsenin işine yaramaz.

Çiller, RP oylarına oynuyor

Tansu Çiller'in niyeti, açıkça belli oldu. Çiller, siyasi hesabını şöyle yapıyor. ‘‘Anayasa Mahkemesi Refah'ı kapatır. Açığa çıkacak yüzde 20'lik oy potansiyelinin yarısını koparsam, barajı aşar Meclis'e girerim.''

Hesap aynen böyle. 8 yıllık eğitimle ilgili Meclis'e verilen 5+3'lük tasarı, hesabı ortaya çıkarıyor.

Çiller artık Akit Gazetesi ile aynı çizgide.

Seçimlere iki ay kala türbanı takıp, yere kadar pardösüyü giyerse, kimse şaşırmasın.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Kendi düşenler ağlamadığı zaman.

X