Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Seçmenler ve seçmemenler

Seçmen listelerinde yine bir oyunlar dönüyor ve Türkiye yine üçkâğıtlı bir seçime doğru ilerliyor.

Sayısını bilemiyorum ama belli ki on, hatta yüz binlerce mükerrer seçmen var ve bunlar oy kullanıp Türkiye'nin kaderini belirleyecekler.

İşte İstanbul'dan canlı bir örnek. Sarıyer'den.

Kanal 7 televizyonu Sarıyer'de kimi ailelere ‘‘Belediye Başkanı hakkındaki fikirlerini’’ sormak üzere bir kamera ve bir muhabir yollar bundan aylar önce.

Kimi olumlu veya olumsuz fikrini söyler, kimi gelenlerle konuşmaz dahi.

Ve seçmen listeleri asıldığında garip tesadüfler ortaya çıkar.

Sarıyer'de adı bende saklı bir mahallede oturanlardan yaklaşık 400 kişilik bir grubun adı seçmen listesinde yoktur. Ve işin garibi, bu dört yüz kişinin ortak paydası, Kanal 7'nin röportajında başkan hakkında olumsuz konuşmuş olmaları veya Kanal 7 muhabirlerini kapıdan kovmuş olmalarıdır.

Ve işin garibi aynı mahallede oturan 82 yaşındaki bir beyefendi Fazilet Partili olmadığı ve hatta tam aksi görüşte olduğu halde, Belediye Başkanı hakkında iyi sözler söylemiştir. Ve bu beyefendinin adı aynı mahallede iki ayrı sokakta oturur gibi iki kere seçmen olarak yer alır.

Bu sadece İstabul'un göbeğinde, küçük bir mahallede bir örnek.

Varın gerisini siz hesaplayın.

Başında bulunduğu CHP'nin, 1977 seçimlerinde böyle seçmen ve sandık oyunlarıyla tek başına iktidar olması engellenen Ecevit bakalım bu iş karşısında ne yapacak?

Seçimler anayasal değil

SEÇMEN listeleri rezaletini bir yana bıraksak bile, bu seçimler olacak şey değil.

1994 yılında yapılan anayasal değişikliklerin hiçbiri o günden bu yana Seçim Kanunu'na yansıtılmadı.

Yani bugün 18 Nisan'da seçimlerin yapılmasını sağlayacak yasa aslında Anayasa'ya aykırı.

Anayasal değişiklik, en azından yurtdışındaki seçmenlerin oy kullanmalarına olanak verilmesini gerektirirken, bu sağlanamıyor.

Yani yurttaşlara anayasa ile verilen bir temel hakkı kullanmaları, bir başka yasayla engelleniyor.

Bu seçimlerin aslında bir sıkımlık canı var.

Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak tek bir müracaat seçimleri durdurur.

Bakalım bu müracaatı yapacak yasasever birileri çıkacak mı?

Rezillik nereye kadar?

TURNİKE ile Çarkıfelek arasındaki rekabet, Güner Ümit'i yine ve yeni bir felakete sürükleyecek gibi görünüyor.

Geçmişte dili belasından çok çeken Ümit, bu kez de beden dilini kullanmaya başladı.

Ve bu izleyenler açısından son derece rahatsız edici bir boyuta ulaşacak gibi görünüyor.

Pazartesi akşamı yayınlanan Turnike programını izlememiştim. Ancak okurlardan gelen çok sayıda faks ve telefon üzerine, bir kasedini istettim.

Re-za-let...

Güner Ümit, reyting böyle alınır diyerek yarışmanın mini etekli hostesleriyle yerlerde yuvarlanıyor, sahnede sevişiyor..

Kızları kucaklayıp, kameramanları kızların altına yönlendiriyor.

Ben kasedi izlerken utandım.

Hafif sululuk olabilir. Aileyi rehatsız etmeyecek kadar hafif cinsellik olabilir. Ama bu kadarı olmaz.

En azından Güner Ümit'in ekrandaki imajına uymaz.

Gerçi Güner Ümit böyle yaparak Çarkıfelek'ten bir iki puan fazla reyting almış ama Güner Ümit edep yerini açıp gösterse yine Çarkıfelek'ten birkaç puan alabilirdi.

Korkum yarın öbür gün bu işin oraya kadar varması.

Bırakın bu işleri

ÇARKIFELEK'i övücü yazılar yazarken, Çarkıfelek Süper Turnike'den daha fazla reyting almaya başlayınca Çarkıfelek'e hakarete varan eleştiriler yazmaya başlayan Erdoğan Sevgin ile Sabah'ın magazin dergilerinin sahibi ve yöneticisi Kenan Erçetingöz'ün Çarkıfelek'i aynı günlerde karalamaya başlaması dikkatimi çekince, ‘‘Birileri düğmeye mi bastı?’’ diye sormuştum.

Sevgin ve Erçetingöz bu yazıya çok alınmışlar. Sevgin hakaret dolu bir yanıt yazdı. Yaşça büyüğümdür. Yanıt vermem.

Erçetingöz de dilinin döndüğünce yanıt vermiş. Bu arada adını anmadığım için de biraz bozulmuş. Bugün anıyorum. Umarım bu kez bozulmaz. Hatta hatırı için adını tekrarlayayım:

‘‘Kenan Erçetingöz, Kenan Erçetingöz, Kenan Erçetingöz...’’

Neyse... O da diyor ki: ‘‘Çarkıfelek Turnike'nin taklididir. Çünkü Mehmet Ali Erbil beni arayıp Turnike gibi canlı yayına geçeceklerini söyledi ve bunun için birkaç tane manken istedi.’’

Bak şimdi... Mehmet Ali Erbil'in yaptığı da iş mi? Niye Kenan Erçetingöz'den manken istiyorsun. Erçetingöz manken ajansı sahibi mi?

Erçetingöz, benim bilmediğim konularda yazdığımı da yazıyor.

Doğru... Kimse benden manken falan istemiyor. Bu konuları bilmem.

Ancak yazdığım konuları bilirim.

Erçetingöz'ün söylediklerindeki bir noktaya katılıyorum.

Çarkıfelek canlı yayın yapma konusunda Turnike'yi örnek almıştır.

Ancak bu, Çarkıfelek'in toplama değil, özgün bir yarışma olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bu arada Erçetingöz'ün kardeşime de bir özür borcu var.

Çünkü benim hayatta bir tek kardeşim var. O da Erçetingöz'ün bana ‘‘Kardeşim Fatih’’ diye yazmasına bozulmuş:

‘Senin kardeşin, beni‘mde kardeşim olur. Ben öyle kardeş istemem’’ diyor..

Doğrusunu isterseniz ben de bozuldum.

Çünkü kimse kardeşimden de manken neyim istemez.

NE ZAMAN

ADAM OLURUZ?

Yıkandığımız suya işemediğimiz zaman.



X