Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Kırca da RTÜK gibi

Levent Kırca'nın RTÜK'e karşı takındığı tavrı ilk günlerde çok olumlu buluyordum.

Çünkü RTÜK'e karşı, kurulduğu günden bu yana mücadele eden bir, iki kişiden biriyim.

Yaptıklarından önce kuruluş biçimi beni rahatsız ediyor.

Bu yüzden de bu kuruma karşı verilen her mücadelede yer alırım.

Ancak haksızlık yapılmaması koşuluyla.

Geçen hafta Star'da RTÜK'ten Şevki Göğüsger, Levent Kırca ve bir grup gazeteci karşı karşıya geldiler.

Ben de çağrılıydım ama bu kalabalıkta kelam etmek mümkün olmadığı için gitmedim. Çok da iyi etmişim.

Çünkü tartışma falan olmadı. Levent Kırca, bu tartışma ortamını şov ortamına çevirdi ve haklı olduğu bir konuda haksız duruma düştü.

Kırca'nın o akşam söylediği tek doğru düzgün laf, ‘‘Ben bu programı bu içerikle yıllardır yapıyorum. Niye daha önce kapatmadınız?’’ sorusuydu.

Kırca'nın o akşamki tek doğrusu buydu.

Bir de Tekin Aral, ‘‘Kötü örnekse en kötü örnek Meclis TV. Küfür orada, kavga orada, şiddet orada. Onu da kapatsanıza’’ dedi.

O da yüzde yüz haklıydı.

Kırca RTÜK'e karşı yaptığı haklı çıkışta giderek antipatik hale geliyor. Ve RTÜK gibi bir müesseseyi bile sempatikleştirecek kadar yanlış davranıyor.

O akşam Şevki Göğüsger'e karşı tavrı hiçbir medeniyet ölçüsüne sığmayacak kadar kötüydü.

Bu arada Olacak O Kadar RTÜK tarafından cezalandırılan ve televizyonların kapatılmasına neden olan ilk program değil.

Bundan önce çizgi filmler yüzünden Show TV defalarca, Huysuz Virjin yüzünden Kanal D 4 kez, Teke Tek yüzünden 3 kez, Arena yüzünden 1 kez, haber bültenleri yüzünden pek çok kanal defalarca kapatıldılar.

Teke Tek, Cumhurbaşkanı'nın düzenlediği zirveye ‘‘Zirve'den zırva çıktı’’ dediği için kapatıldı RTÜK tarafından.

Levent Kırca o günlerde neredeydi?

Benim yıllardır burada RTÜK'e karşı açtığım mücadeleye bir kez katıldı mı?

Huysuz Virjin ceza üstüne ceza alırken bir tek destek verdi mi?

Zülfü yare dokununca mı aklı başına geldi, yoksa bana dokunmayan yılan bin yaşasın mıydı?

Olacak O Kadar'a ceza verildiği gün, her zaman olduğu gibi ilk tepki benden geldi.

Şimdi tepkimi geri alıyorum.

Çünkü Levent Kırca'nın davranışlarını da, RTÜK'ün davranışları gibi çağdışı ve çok standartlı buluyorum.

Mürteci alçakların takvim atağı

İrticanın en önemli iletişim kaynaklarından bir takvimler.

O kendi halinde, duvarda asılı durduğunu ve bize günü gösterdiğini zannettiğimiz takvimler.

Önümde birkaç takvim duruyor.

Birisini İnka Reklam Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. basmış.

Adı hizmet takvimi.

Ve takvimin kapağında şöyle yazıyor: ‘‘Her mamülümüz bir mesajdır.’’

Sloganı çok doğru. Çünkü takvim inanılmaz mesajlar içeriyor. Her sayfası bir nifak tohumu.

Mesela 29 Ekim gününü gösteren sayfayı açıyorum.

Takvimin köşesinde günün önemli olayını belirten bir kutucuk var. 29 Ekim günü şöyle yazmışlar:

‘‘Allahı sevmek onun marziyatını yapmaktır...... İmza Bediüzzaman’’

Sayfanın hiçbir yerinde o günün Cumhuriyet Bayramı olduğunu ya da Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş günü olduğunu gösteren bir ibare yok.

10 Kasım'ı açıyoruz. O gün de farklı değil. Aynı köşede Atatürk'ün ölümünden eser yok.

Ancak 12 Aralık günü takvimin aynı köşesinde ‘‘Bangladeş'in bağımsızlığa kavuşması’’, 13 Aralık günü ‘‘1. Mahmut'un vefatı’’ yazıyor..

Bu İnka Reklam'ın çıkardığı Hizmet Takvimi'ydi.

Şimdi de Fazilet Neşriyat'ın Fazilet Takvimi'ne bakıyoruz.

Onda da bir sürü rezillik. Mesela 1 Aralık günü Fazilet Takvimi'nin arka sayfasında Atatürk'ü Hitler'le eş tutuyor. Ancak Atatürk'ün Hitler'den daha akıllı olduğunu ve Türk kültürünü yıkmayı başardığını söylüyor.

Aslında günü göstermesi gereken takvimler, bu millete gününü göstermeye hazırlananların mesaj kutusu haline geliyor...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Mürteci taifesi, tarihin geri vitesinin olmadığını anladığı zaman.



X