Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Sözünüz söz değil...

Son aylarda Türkiye doğal veya yapay pek çok afet yaşadı...

Başta Karadeniz, pek çok yeri sel aldı... Su kiminin evini yaktı, kiminin ocağını söndürdü. Mallar, canlar yitirildi.

İstanbul'da Mısır Çarşısı'nda bomba patladı. Ölenler öldü, kalanlar öldü.

Ve bütün bu olaylardan sonra devlet adına konuşanlar çıktı ortaya... Devlet adına söz verdiler: ‘‘Yaralar sarılacak’’ dediler. ‘‘Yardım edilecek’’ diye konuştular. ‘‘Hastane masraflarını devlet üstlenecek’’ sözü verdiler.

Sözler tutulmadı.

Mısır Çarşısı'nda yaralı kurtulanlar hastanelerde rehin kaldılar.

Bırakın yardımı, tedavi paraları ödenmedi.

Sel felaketine uğrayanlara reva görülen de farklı değildi.

Ne bir yardım, ne bir borç, ne bir kredi. Ellerinden tutan olmadı. Sel günlerinde ayaklarında çizme, arkalarında kameraman şov yapanlar bir daha uğramadılar bölgeye.

Günahlarını almayalım. Bir yardım yapıldı. Sel bölgesindeki vatandaşlara TEKEL bedava sigara dağıttı. Çaresiz vatandaş sigara içip efkâr dağıtsın diye.

Alaattin Çakıcı'ya söz verdiği için televizyonlara demeç verenler, vatandaşa verdikleri sözleri unuttular.

Ama vatandaş unutmadı. Sandığı bekliyor.

DSP'de uyum ve kişilik

DSP iyi tavır alabilen bir parti haline gelmiş. Bunda Ecevit'in tecrübesinin rolü büyük.

CHP'nin koalisyon ortağı olduğu dönemde yapamadığını DSP yapıyor... Koalisyona rağmen, kimliğini koruyabiliyor.

1991-95 döneminde DYP ile ortaklık yürüten CHP hem uyumsuz bir ortak görünümü veriyor, hem de kişiliğini yitirip DYP'leşiyordu. Aslında birbirine tezat gibi görünen bu ikili tavrı bir şekilde beceriyordu. Bu yüzden de iktidar CHP'yi, DYP'den daha fazla yıprattı... Hem DYP, CHP'den nefret etti, hem CHP'liler.

DSP ise tam tersi... Hem uyumlu, hem kişilikli...

Hükümet yıpransa da, DSP yıpranmıyor. Doğru yerde, doğru tavır alıyor.

Aşık'ın istifa ettirilmesindeki usta Ecevit manevrası, hem hükümeti kurtarıyor, hem DSP'yi yüceltiyor.

DSP hızla kitlelerin beğenisini kazanıyor.

Milliyetçi, muhafakaâr çeteciler

ANAP mafya ile iş üstünde yakalanınca, DYP keyiflendi...

Sanki sütten çıkmış ak kaşık...

Oysa Çakıcı'nın devlet ihalelerinde etkin olduğu lafları ilk olarak DYP döneminde ayyuka çıkmıştı.

Yine o dönemin sonlarında Çakıcı, Özer Çiller'i hedef alan açıklamalar yapıyor, Çillerler'in kendisiyle yaptıkları anlaşmalara uymadıklarını söylüyordu. Anlaşabilmenin ön şartı konuşma olduğuna göre Çakıcı'nın, Çiller Ailesi ile de hasbihal içinde olduğu anlaşılıyordu.

Eyüp Aşık'ın ipini çeken kaset, DYP tarafından da inanılır ve güvenilir bir belge olarak kabul ediliyor. Ki, buna dayanılarak Yılmaz'ın ve Aşık'ın istifaları isteniyor.

Peki o zaman aynı belge ile suçlanan Meral Akşener nasıl oluyor da temiz kalıyor?..

Susurluk sonrasında Çatlı ve Çakıcı gibilerini kahraman ilan eden Çiller'in bugün söylediklerine kim inanabilir?

Aslına bakarsanız, kimse rahat değil. Kimse konuşamıyor.

Çakıcı'nın elinde 50'yi aşkın bant olduğu biliniyor. Ama bu bantlar hangi konuşmaları içeriyor o bilinmiyor. Bu yüzden de, kopması gereken kıyametin onda biri kopuyor ancak.

Çakıcı ölmeden sağ partilere, bantlar açıklanmadan bu millete rahat yok.

En ilginci, milliyetçi muhafazakâr, ülkücü Çakıcı, temiz toplum adresini Türk solu olarak gösteriyor.

Bu bile yeterli işaret değil mi?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Her doğrunun bizden yana olmayabileceğini anladığımız zaman.













X