Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Spor yaşamaktır, ölmek değil

Ben ‘‘Kim Kimi Kill'ecek’’ diye yazınca, yazıyı yazan kişi faks çekmiş.

Hakan Şerif... Skorborda yazılan yazıların sorumlusu.

Yakınlığından dolayı kendisine teşekkür ediyorum.

Bu faksı göndermesi bile, yazdığı yazılarda art niyet taşımadığını gösteriyor.

Ve faksında diyor ki, ‘‘Kill for you diye yazarken aklımda kötü bir niyet yoktu. Galatasaraylılar ‘Die for you' diye yazınca biz de ‘Kill for you' diye yazdık. Bu arabesk kültürümüzün bir parçasıdır.

Keza geçen yıl Ali Sami Yen'de saat esprisi işlenmiştir.’’

Hakan Bey'in faksı yurtdışından verilen örneklerle sürüyor.

Biri hariç diyeceğim şey yok.

Elbette yazılacak, elbette şaka yapılacak, elbette rakip kızdırılacak.

Ama ‘‘Kill for you’’ ile ‘‘Die for you’’ arasında fark var.

Biri ‘‘Senin için öldürürüm’’, diğeri ‘‘Senin için ölürüm’’ demek.

İnsan sevdiğine senin için ölürüm der ama, senin için öldürürüm demez.

Aslında her iki laf da bir spor alanında denmez.

Ben sporla ölümü bağdaştıramıyorum. Hepsi bu...

Maçtan önce statlar aransın!

FENERBAHÇE Stadı'nda facia çıkmasına neden olabilecek yangınla ilgili yazıma, bir Fenerbahçeli'den mektup geldi.

Son derece detaylı bilgiler veren mektubun altındaki imza bende saklı.

Şöyle diyor:

‘‘Fenerbahçe içinde bütün bu olayları yönlendiren küçük bir grup var. Kendilerine Kill for You adını takan bu grubun Başkan Yıldırım'la hiçbir ilgisi yoktur.

Bu grubu yönlendiren, Fenerbahçeli yönetici ve fanatik taraftar Hulusi Belgü'dür.

Bunların kurduğu Sarı Lacivert diye bir dernek var ve ne yazık ki, pek çok aklı başında Fenerbahçeli de bu derneğe üye.

Galatasaray maçı öncesinde çıkan olaylar bir rastlantı değildir.

Bu grup üyeleri, her maç öncesi telefon konuşmaları ile maç günü neler yapılacağını, bir eylem planlar gibi planlarlar.

Galatasaray otobüsünün taşlanması, stada girilmeden nerede durulacağı, nerede olay çıkarılacağı hep bir gün önceden planlanmış ve maç günü uygulanmıştır.

İşin ilginci, bu grubun üyeleri maç günleri dışında son derece düzgün insanlardır. Ancak maç günü gelince farklı bir kimlikle ortaya çıkarlar.

Sözünü ettiğiniz ateşler ve maytaplar Hulusi Belgü'nün parasıyla alınır. Galatasaray maçı öncesinde de bunları stada sokan, Hulusi Belgü'nün desteğiyle yine bu gruptur.

Maçtan bir gün önce sandık sandık maytap ve yanıcı madde stada sokulmuştur.

Bu işleri organize eden Hulusi Belgü'nün Galatasaray düşmanlığı biz Fenerbahçelileri bile şaşırtan düzeydedir.

Geçen yıl oynanan Galatasaray-Dortmund maçında stada gelip Dortmund taraftarlarıyla birlikte Galatasaray aleyhine bağıran ve yanında getirdiği grubu, Dortmund taraftarı gibi onların arasına oturtan da Hulusi Belgü'dür.

Milli bir davada Belgü'nün izlediği bu tutum bizi de şaşırtmıştır. Çünkü uluslararası bir maç söz konusu olunca biz Galatasaray'ı, Galatasaraylılar da bizi tutarlar.

Ama fanatizmin boyutunu ileri götürenler var.

Sayın İstanbul Valisi'nden bir rica edin, maç günü stat kapıları açılmadan polisler girip stadı bir arasınlar. Bakın neler bulunacak?

Bu işin Fenerbahçe yönü...

Benzer gruplar Galatasaray ve Beşiktaş'ta da örgütleniyorlar.

Hatta amigo transferleri yapılıyor. Aslında bunlar amigo değil, it...

Sporumuz, Fenerbahçemiz, Galatasarayımız bu ellere bırakılamaz.’’

Evet bunları yazan bir Fenerbahçeli.

Ve dediği gibi bunlardan Galatasaray'da da, Beşiktaş'ta da var. Yoksa da olacak.

Ve bir gün statlarda çok kan akacak.

Şimdiden dur denilmezse...

NE ZAMAN

ADAM OLURUZ?

Statlara ölmeye değil, yaşamaya ve yaşatmaya gittiğimizde...













X