Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Çiller bölücülükten yargılanmalı

Refah Partisi'nin kapatılış gerekçelerini biliyorsunuz.

DEP'inkileri de...

Bu partilerin genel başkan ve milletvekillerinin ne ile suçlandığını, hangi suçtan mahkûm olduklarını da...

Peki o zaman Tansu Çiller Hanımefendi'nin bunlardan eksiği ne?

Haftalardır başı boş bıraktık diye rahatlamış... Aklına estiği gibi konuşuyor ya da konuşturuluyor.

Hiç heveslenmesin, benim yolsuzluk haberlerini alıp paçavrasında manşet yaptırıyor diye onun yaptıklarını ve yapmakta olduklarını görmüyoruz sanmasın.

Tansu Çiller suç işliyor... Hem de ağır suç...

Ülkeyi sınıf, din ve ırk ayrımı yaparak bölmeye, parçalamaya ve toplumda kargaşa yaratmaya çalışıyor.

Aynı kapatılan Refah'ın kimi milletvekillerinin yaptığı gibi, şu an hapiste bulunan DEP'lilerin yaptığı gibi...

Toplumun içine nifak sokuyor.

RP'nin kapatma davasını açan Vural Savaş'tan bir hareket bekliyoruz.

Hem de acil... Ülke daha fazla zarar görmeden...

Meydanlarda ‘‘Başörtü takanlar birinci sınıf vatandaştır’’ diye bağırmak ülkeyi din ayrımı yaparak bölmeye çalışmak değil midir?

Başörtü krizini fırsat bilip, bu krizi körüklemek toplumda kargaşa yaratmaya yönelik bir hareket değil midir!

Bunları halkı galeyana getirecek şekilde tekrarlamak, yasanın suç saydığı fiili övmek değil midir?

Peki o zaman Tansu Çiller'in daha önce bu suçlarla yargılananlardan farkı nedir?

Partisini RP'den, DEP'ten farklı kılan nedir?

Hiiiç...

Aynı... Tayyip Erdoğan'ın mahkûm olmasına neden olan konuşma ne kadar suçsa, Tansu Çiller'in yaptığı da o kadar suçtur.

Ve acilen hakkında dava açılmalıdır.

Bu davada Tansu Çiller'in mahkûm olması kaçınılmaz bir sondur.

Ve bu durumda DYP'nin yapabileceği tek hareket, Tansu Çiller'i ihraç etmektir.

Etmezse mi?

Anayasa açık...

Onu da kapatırlar... Aynı RP gibi...

Cumhuriyete sahip çıkmanın yolları

Cumhurbaşkanı Demirel son dönemde yaptığı her konuşmayı ‘‘Cumhuriyete sahip çıkın’’ diye noktalıyor.

Ben de gülüyorum.

Cumhuriyete sahip çıkmak lafla olmaz Sayın Cumhurbaşkanı...

Fiille olur, icraatla olur...

1960'lı yıllarda, üç beş oy uğruna Nurcular'la pazarlık ederek mi cumhuriyete sahip çıkıldı.

MC dönemlerinde şeriatçılar devletin en etkin kadrolarına doldurularak mı cumhuriyet korundu?

Cumhuriyeti en fazla korumanın kıstası, en fazla İmam Hatip Lisesi açmak mı oldu?

İstiklal marşımızı ilahi gibi okuyan kişi için ‘‘Çok içten okudu’’ demek, cumhuriyete sahip çıkmak mıdır?

Ayrıca cumhuriyete sahip çıkmak ne demektir?

İran İslam Cumhuriyeti de, adı itibarıyla bir cumhuriyet değil midir?

Hangi cumhuriyete sahip çıkalım Sayın Cumhurbaşkanı ve söyleyin bize siz hangi cumhuriyete sahip çıktınız bugüne kadar?

Kim kimi kill'ecek?

Fenerbahçe Stadı'nın skorbordunda ‘‘Kill for you’’ yazıyor. Yani ‘‘Senin için öldürürüm’’.

Emin olun ki taraftarlar kulüp yönetimlerinden daha akıllı.

Yönetimin skorbordda verdiği mesaja uysalar, maçta cinayet çıkacak.

Allahtan taraftar sağduyulu da birkaç yaralı ile iş idare edildi.

Hatırlıyorum da, Neuchatel-Galatasaray maçında gol sonrası skorborda fazla sevinçli ve tarafgir bir slogan yazıldı diye UEFA, Neuchatel'e ceza vermişti.

Burada ise öldür demek bile serbest.

Orada öldür diye yaz, sonra spor programına çık, dostluk, kardeşlik, sükûnet mesajları ver...

Yersen!

Telifin de cılkı çıktı

Mesam işin cılkını çıkardı. Telif haklarının ödenmesinden yanayız da, bu kadarı olmaz...

Taksilerde çalınan müzik için taksiciler de telif ödeyeceklermiş...

Daha neler...

O zaman kasetlerin üzerine yazsınlar ‘‘Bu kasedi yalnız bir kişi dinleyebilir’’ diye.

Öyle ya, eve misafir geldiğinde kasedi çalarsak telif ödememiz gerekebilir...

Bir zahmet onun tarifesini de açıklasınlar.

Eve gelen giden oluyor, beraber müzik dinliyoruz.

Sonra zor duruma düşmeyelim.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Hakkımızı ararken haksızlık yapmadığımız zaman...













X