Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Gelmeyenler kaybetti

Sizleri Rolling Stones konserine çağırmıştık.

İmkânı olup da gelmeyenlerin çok şey kaybettiğini söyleyeyim.

Çok konser gördüm, böylesine etkileyici, böylesine iyi hazırlanmışını görmedim.

Dört dörtlük değil dört beşlikti.

Rolling Stones yaşları 60'a yaklaşan dört kişiden oluşan bir grup.

Gelip de o 60'lıkları görecektiniz.

Mick Jagger konser boyunca kilometrelerce koştu, dans etti ve bir yandan da şarkı söyledi.

Bir an yaşları Mick Jagger'dan küçük olan bizim siyasileri düşündüm ve sahnedeki Mick Jagger'ın yerine Mesut Yılmaz'ı, Deniz Baykal'ı koydum hayalimde.

Ne yazik ki, bu muhteşem konserde stadın neredeyse yarısı boştu.

Önümde oturan Mustafa Taviloğlu (Mudo'nun sahibi olurlar) ile bunu konuştuk.

Bu boşluklar reklam verenlere örnek olmalıydı, tanıtım ile pazarlama arasındaki farkı gösteren boşluklar olarak...

Ahmet San bu konseri çok iyi tanıtmıştı. Rolling Stones'un İstanbul'da konser vereceğini bilmeyen yoktu ama işin pazarlama ayağı boş bırakılmıştı.

Yani reklam vardı ama pazarlamaya yönelik değildi.

Onun için de Atina'da 80 bin kişinin gittiği konsere, koca İstanbul'da ancak 30 bin kişi rağbet etmişti.

Ayrıca da dünyanın hiçbir yerinde olmayacak kıroluklar da İstanbul'daki konserde görüldü.

Milletin eğlenmeye çalıştığı saha içinde bir platform vardı ve platformun üzerinde 50 kadar süslü püslü, kurdeleli sandalye.

Halkla beraber olup, halka yakın olmamak isteyenler için.

Konser boyu bu sandalyelerle dalga geçtik. Ve tabii orada oturanlarla da...

Ertuğrul Özkök bu sandalyelere ‘‘penguen’’ adını taktı.

Orada olmak güzeldi. Dediğim gibi imkânı olup da gelmeyenler büyük hata ettiler.

Torunlarına anlatacak bir şeyleri olurdu.

Konser akşamı bir arkadaşımın düğünü vardı. ‘‘Düğün olmasa konsere gelecektim. Şanssızlık’’ dedi.

Ben de ‘‘Gel düğününü konserde yap. Sonra hava atarsın benim düğünümde Rolling Stones çaldı diye’’ dedim.

En çok üzüldüğüm ise bu konserin televizyonlarda yayınlanmaması. Bu muhteşem konseri büyük ihtimalle, Prima ve Bravo verecek.

Oysa gönül isterdi ki, Kanal D ve ATV versin.

Başka temsilciye gerek yok

HÜKÜMET mafya ile mücadele planını açıklamış.

Biliyorsunuz bu hükümet irtica ile de mücadele ediyor.

Tarikatçıları bakan yaparak irticayla mücadele eden hükümetin, mafyayla nasıl mücadele edeceği merak konusu.

Burada da mafya üyelerini bakan yaparlar diyenleriniz çıkabilir.

Yok canım hiç gerek yok.

Çakıcı ile telefon muhabbetini koyulaştıranların bulunduğu bir kabinede, mafya temsilcisine gerek yok...

Paralı yolda çifte ıstırap

TEM otoyolu yaz başında yer yer trafiğe kapatılmıştı.

Kimi köprülerin bağlantıları onarılıyordu. Vatandaşlar haftalarca çile çektiler.

Aradan bir iki ay geçti, aynı yerler yine trafiğe kapalı. Hem de okulların açılıp, trafiğin yoğunlaştığı günlerde.

Bu kez de aynı köprülerde asfalt yenileniyor.

Bu asfalt yenileme işi, yolun trafiğe kapatıldığı ve bağlantıların onarıldığı günlerde yapılamaz mıydı?

Böylece yol sadece bir kez trafiğe kapatılmış, bir taşla iki kuş vurulmuş olmaz mıydı?

Olurdu elbet ama o bir plan program işi. Böyle bir planlama olsaydı vatandaş daha az eziyet çeker, kilometrelerce süren kuyruklar bir kereye mahsus olurdu.

O yüzden de bu iş iki postada yapılıyor. Vatandaş ıstırap çeksin diye...

Anlaşılan bu işi yaptıranların canı rahmet istiyor.

Merak etmesinler. Trafikte geçen zaman içinde, yedi sülalerine rahmet okunuyor...

Bize ne be!

SAVAŞ Ay'ın programında son günlerin en iğrenç tartışması vardı.

Magazin gazetecileri ile adının İlyas olduğunu öğrendiğim Yasemin Yalçın'ın kocası saatlerce tartıştılar.

Anlamsız, kimseyi ilgilendirmeyen bir tartışma.

Saatlerce süren bir rezillik. Ne zaman Atv'yi açsam bu saçmalığa rastladım.

Yatarken son bir kez bakayım dedim, hâlâ aynı kavga sürüyordu.

Yazık bu milletin vaktini bun tartışmalarla harcayanlara.

Yasemin Yalçın'ın hamile fotoğraflarının çekilmesiymiş galiba mesele.

Ben İlyas Bey'in konuşma üslubunu beğenmedim.

Haklı olduğu yer, Yasemin Yalçın'ın hamile fotoğrafları beni de ilgilendirmiyor. Kimseyi de ilgilendirmez sanırım.

Fakat televizyonda bu şekilde konuşan biri, sokakta her şeyi yapar. Orada da magazinciler haklı.

Haber programların birer ikişer ortadan yok olduğu televizyonlarda, böylesi seviyesizliklere yer olması ülke adına üzücü...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sendikalar işçiyi

temsil ettiği zaman...













X