Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

THY'nin kontrolü Özelleştirme İdaresi'nde değil

Özelleştirme Yasası gereği, özelleştirme kapsamındaki şirketler, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın kontrolüne geçer. Ve bu şirketlerin faaliyetleri ÖİB tarafından değerlendirilir.

Bu şirketler, Özelleştirme İdaresi'nin bilgisi dışında varlıklarını satamazlar, kiralayamazlar, hak devrinde bulunamazlar. Ancak biliyormusunuz ki, THY bunun dışında kalır!

Neden mi?

Çünkü THY'nin hiçbir mal varlığı yoktur. Daha doğrusu mal varlıkları, Özelleştirme İdaresi'nin kontrolü altında değildir.

Bunun nedeni ise THY'nin mal varlığı sayılan uçakların hiçbiri gerçekte THY'nin malı değildir.

THY de, dünyanın diğer havayolu şirketleri gibi uçaklarını finansal kiralama yoluyla alır.

Yani uçaklar görüntüde kiralayıcının malıdır. THY belirli bir süre bunlara kira öder gibi taksit öder. Borç bitince de uçak THY'nin malı olur.

İşte bu nedenle de THY'nin mal varlığı, Özelleştirme İdaresi'nin denetiminde değildir.

THY, malı olan ama yasal olarak kendine ait olmayan uçakları idarenin denetimi dışında istediği gibi satar, devreder, başkasına kiralar. Canı ne isterse onu yapar. Leasing'in son ödemesinin yapılacağı güne kadar bu işleri yapmakta özgürdür THY.

Bu nedenle de eskiden alınmış ve borcu bitmiş A 310 Airbuslar dışında THY'nin bütün uçakları denetim dışıdır. THY bunlarla dilediği ortaklığı kurabilir. Özelleştirme öncesi şirketin değeri istenirse sıfıra indirilebilir. Ve içi boşalmış THY özelleştirmeye çıkarılabilir. Bu arada da atı alanlar Üsküdar'ı geçmiş olabilir.

Bu yüzden de THY'nin Özelleştirme İdaresi denetimine geçerken farklı bir yönetmelikle idareye bağlanması gerekirken bu yapılmamıştır.

Bunun için şu an geç değil. Ancak her geçen dakika geç olabilir.

Davetiye metni Başbakanlık'tan

Başbakan Mesut Yılmaz'ın kuzeni Mehmet Kutman, birkaç gün önceki davetiye yazıma ve ‘‘Başbakan, Global Menkul Değerler'e hami mi oldu?’’ soruma arayıp yanıt verdi.

Başbakan, Global'e hami olmamış. Sadece Berna Yılmaz'ın düzenlenmesini istediği bir konsere Global sponsor olmuş.

Bunda da hiçbir art niyet yokmuş. Sadece ulvi hislerle yapılmış bu iş.

Olabilir... Ama üslup yanlış.

Böyle bir durumda davet sahibi Global olmaz. Berna Hanım davet eder, davetiyenin bir köşesine de Global'in sposor olduğu yazılır. Ya da daveti yine Global yapar, ama davetiyeye ‘‘Başbakan'ın himayesinde’’ değil, ‘‘Başbakan'ın teşrifleriyle’’ yazılır.

Her iki durumda da görüntü şimdi olduğu kadar kötü olmaz.

Bu konuyu söylediğim Mehmet Kutman da ‘‘Bu açıdan yaklaşılınca haklısınız, ama davetiyenin metni bizim tarafımızdan hazırlanmadı. Bize bildirildi’’ dedi.

Bu daha da büyük ayıp. Anlaşılan davetiye metnini Başbakanlık hazırlamış.

Ben Başbakan'ın yerinde olsam, bu metni hazırlayanlara hesap sorardım.

Off Shore'u yapan Uğur Işık'tır

Dünya Off Shore Şampiyonası'nın ayaklarından biri bu hafta sonu İstanbul'da yapılıyor.

Gerçekten büyük ve önemli bir organizasyon. Dün Hıncal Uluç da bunu yazmış, ama bir büyük hata yapmış.

Hıncal Uluç, bu organizasyonu Türkiye'ye getirenin Cem Hakko olduğu yazıyor.

Hıncal Abi bilmeden yazıyor. Hıncal Uluç'un anladığı motorlarla sürat motorları aynı değil. O yüzden hata yapıyor.

Bu dev organizasyonu Türkiye'ye getiren kişi Uğur Işık.

Sponsor ise Işıklar Holding. Işıklar Holding'in bu işe harcadığı para ise birkaç milyon dolar mertebesinde.Cem Hakko'nun tek ilişkisi radyo sponsorluğu. Gerisi Uğur Işık'ın başarısı...

Bundan bana ne mi?Doğru ama birisi bir iş için milyonlarca dolar harcayacak, sonra adı anılmayacak.Ayıptır, yazıktır... Hak zayiinin her türüne karşıyız.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

THY'yi ‘‘They hate you’’ya çevirmediğimiz zaman.

Not: They hate you, sizden nefret ediyorlar, demektir.













X