Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Bacanakla kuzen ortak oluyor Başbakan Yılmaz buna bakıyor

Türk Hava Yolları'nın, iç hat uçuşlarında İsviçreli Swiss Air grubu ile ortak şirket kurma girişiminden birkaç gündür söz ediyorum.

Hatırlayacaksınız, iki gün önce Başbakan Mesut Yılmaz'ın bu işte bizzat devrede olduğunu, Swiss Air'in yemeğinde THY Yönetim Kurulu Başkanı Cem Kozlu, Swiss Air Başkanı ve Turgay Ciner'i yanına alarak bir toplantı yaptığını, Cem Kozlu'ya bu işi bir an önce bitirmeleri talimatı verdiğini yazmıştım.

Bu toplantı hem Ciner, hem de Cem Kozlu tarafından doğrulandı.

Bugün sıra geldi Başbakan Mesut Yılmaz'ın bu işe neden özel bir ilgi gösterdiğine...

Yazımdan sonra Sayın Başbakan büyük bir ihtimalle açıklama yapacak ve THY'nin çıkarları için bu işi hızlandırmak istediğini söyleyecektir, ama iş öyle basit değil.

Biliyorsunuz Mesut Yılmaz'ın, Başbakan olduğu günden beri THY yüzünden başı ağrıyor.

Bacanağını yönetim kuruluna atadığı için epey kıyamet kopmuştu. Ancak Yılmaz, bacanağının dürüst olduğunu söyleyerek bu işi kapatmıştı.

Şimdi Mesut Yılmaz'ın bir başka dürüst akrabası daha bu işin içinde.

Kuzeni... Mehmet Kutman...

Yani önceki gün çıkan yazımda sözü geçen Global Menkul Kıymetler'in sahibi olan kuzeni.

O yazıda ben, Başbakan'ın Global'e hami olmasına karşı çıkmıştım.

Meğer Başbakan Global'e değil, kuzeni Mehmet Kutman'a hamiymiş.

Çünkü THY ile ortaklık kurarak Türkiye'de iç hat taşımacılığı yapmak isteyen Swiss Air'in Türkiye'deki danışmanı işte bu Mehmet Kutman.

Yani Swiss Air adına Türkiye'de işleri Mehmet Kutman götürüyor.

Başbakan'ın kuzeni, THY'nin satışına aracılık yapıyor.

Hele bir de THY adına görüşmeleri de bacanak götürüyorsa al gülüm seyreyle...

Aile içi ticaret diye buna derler.

NOT: Başbakan'ın kuzeni Mehmet Kutman'ın davetiye ile ilgili açıklamalarını yarın yazacağım.

Kozlu: Yanlış yapılırsa giderim!

Cem Kozlu kendisini istifaya davet etmem üzerine aradı ve ‘‘Önce vicdanıma, sonra hukuka aykırı bir iş olursa istifa ederim. Şu an için böyle bir şey söz konusu değil’’ dedi.

Merak ediyorum, yukarıdaki yazıyı okuyunca acaba vicdanına ters düşen bir şey bulacak mı Sayın Kozlu?

Neyse gelelim Kozlu'nun açıklamalarına... Şöyle diyor THY Yönetim Kurulu Başkanı:

‘‘İki şeye bakıyorum. Yapılan iş doğru mu, yapılış biçimi doğru mu?

İş doğru. İç hatları THY'den ayırmak gerekiyor. Çünkü iç hatlar zararda. Bu nedenle bu operasyonu ayırmak şart. Bunu yaparken de yeni bir KİT doğurmak yerine, özel bir şirket kurmak daha iyi. Bunun için THY'nin payının yüzde 50'nin altında, yüzde 40'ın üzerinde olacağı yeni bir yapı kurulacak. Böylece zarar eden bir servis başka bir yere kaydırılarak THY bilançosu düzelecek. Ortak olunan yeni şirket kâr ederse, iştirak kârı olarak THY bilançosuna yansıyacak.

Yapılış biçimine gelince. Henüz bir şey söylemek mümkün değil. Çünkü görüşmeler sürüyor. Royalty kaça verilecek, ortaklık yapısı nasıl olacak, kim ne kadar hisse alacak... Bunların hiçbiri henüz belli değil. Ama hızlı hareket ediyoruz ve yıl sonundan önce bu işi bitirmek amacındayız.

Özelleştirme İdaresi Danışman raporunda THY'nin bunu yapması ve hızla yapması gerektiği vurgulanıyor. Biz de bunu yapıyoruz.

Bunu yapınca THY'nin kıymeti artacak.’’

Kozlu böyle savunuyor yapılan işi.

Ancak ortak olmak isteyen şirketin danışmanlığını Başbakan'ın kuzeninin yapması da acaba Özelleştirme İdaresi'nin talebi mi?

Bunu Kozlu'ya sormadım.

Cem Kozlu'ya daha teknik iki soru sordum. Danışıp cevap vereceğini söyledi. Aradan 22 saat geçti yanıt gelmedi.

Sorum şuydu:

‘‘THY'nin finansman maliyetlerinin büyük bölümü, rekabet olmayan iç hatlara yansıtıldığı için mi iç hatlar zarar ediyor?.. Ve THY özelleştirilirken önemli olan THY'nin pazar payı. Pazar payının devredilmesiyle THY'nin değeri düşmez mi?’’

Yanıtı bekliyorum Sayın Yönetim Kurulu Başkanı.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Ailemizin başbakanı olmadığımız zaman...













X