Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

CHP'den mantıksız adım

Meclis soruşturması ciddi bir iştir. En azından öyle olmalıdır.

Bu Meclis'i seçenler, Meclis'in ciddi işler yapması beklentisi içindedirler.

Meclis, Çiller'in malvarlığındaki garip artışın soruşturulması için bir komisyon kurulmasına karar verdi.

Hemen ardından aynı soruşturmanın Yılmaz için de yapılması kararlaştırıldı.

Buna bir kısım CHP'liler de oy verdiler.

Bu operasyon daha önce de yapılmıştı.

Malvarlığındaki artış makul ölçüler dışında olan Çiller'in soruşturması ile malının mülkünün hesabını son derece rahat bir biçimde verebilen, yurtdışına illegal para taşıma konusunda sabıkası olmayan, malıyla ilgili her türlü evrakı, üzerinde hiçbir tahrifat yapmadan komisyonlara verebilen Yılmaz'ın soruşturmasının aynı kefeye konulması, Çiller soruşturmasını sulandırmaktan öte bir işe yaramaz.

Zaten bunların veriliş sırasına ve zamanlamasına bakılırsa, Yılmaz soruşturmasının tek amacı ve nedeni bu.

CHP işte böyle bir ayıba imza atma enayiliğini gösterdi.

Allah'tan Yılmaz sağduyulu davranıyor da, iş iyice çığırından çıkmıyor.

Aksi takdirde Baykal için de, Ecevit için de benzer soruşturmalar açılarak iş çığırından çıkacak, Çiller iyice rahatlayacak.

Peki CHP niye böyle davranıyor?

Ne bileyim ben. Bir tahmin yürütmek için, işin içinde az da olsa bir mantık olması gerekir.

Bunun hiçbir mantığı yok.

Laf olsun, torba dolsun.

Bu Meclis'in kuruluş amacı lafla torba doldurmak değil.

CHP her şeye rağmen yükselmeyen oy oranını, o torbada arasa iyi eder!

ABD ile değil, BM ile paylaşalım

Dışişleri Bakanlığı, PKK ile ilgili belgeleri Washington'la paylaşma kararı almış.

Belge dedikleri, Parmaksız Zeki kod adlı Şemdin Sakık'ın PKK ile ilgili verdiği bilgiler.

Bu bilgilerde özellikle Suriye'nin ve belki de Yunanistan'ın PKK'ya sağladığı destek, PKK'nın Suriye bağlantısı gibi konular bulunuyor.

Bu bilgilerin ABD ile paylaşılması doğru mu?

Dışişleri'nin bu kararı, bizim Dışişleri'nin tavşan pisliği politikasının bir devamı mı, yoksa başka beklentiler mi içeriyor?

Ben bunları merak ediyorum.

Çünkü ABD'nin PKK karnesi pek parlak değil.

ABD'nin ve Çekiç Güç'ün, PKK'ya lojistik destek sağladığı yönündeki iddialar hâlâ hafızalarda.

Bölgede vurulan bir helikopter ile içinde ölen Çekiç Güç askerleri ve Türk subayları daha unutulmadı.

Türkiye, bu kadar önemli bir sorununu neden ABD ile paylaşıyor?

Çok mu güveniyor?

Bu güvenin dayanakları neler?

Maksat, Suriye'yi ABD nezdinde köşeye sıkıştırmak mı?

Suriye'nin terörist olduğunu kanıtlamak mı?

Ortadoğu'daki bunca istihbarat gücüyle ABD'nin bu konuda Şemdin Sakık'tan öte bilgilere sahip olduğunu bilmemek biraz saflık değil mi?

ABD kontrolündeki peşmergelerin Kuzey Irak'tan gitmesinden sonra PKK'daki çöküşün hızlandığı, Kuzey Irak'ta Türkiye hâkimiyetinin arttığını Dışişleri fark etmiyor mu?

Peki o zaman neden Sakık'ın itiraflarını ABD ile paylaşıyoruz?

Bunlar ille de paylaşılacaksa, bu adres ABD değil, Birleşmiş Milletler olmalı.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Yakını görenler, uzağı görenlerden daha kıymetli olmadığı zaman.













X