Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Cami yapımı izne bağlanıyor

Diyanet'ten sorumlu Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan (İlk yazımda H.Sami Türk olarak yanlış yazılmıştı. Özür dilerim.) önceki gün aradı.

Aynı gün yazmış olduğum yazıda sözünü ettiğim Diyanet Projesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Hatırlayacaksınız, ben yazımda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 12 yıl içinde 33 bini aşkın cami yapılmasını öngördüğünü, bunun için de devletten 242 bin yeni kadro istediğini yazmıştım.

Özkan yazdıklarımın doğru olduğunu, ancak ortada bir yanlış anlaşmanın bulunduğunu söyledi.

Özkan, bahsi geçen 33 bin caminin Diyanet tarafından yapılmayacağını, ancak vatandaşlar bugünkü hızla cami yapmaya ve yaptırmaya devam ederlerse, 12 yıl içinde 33 bin yeni caminin yapılmış olacağını söyledi. Öngördükleri 242 bin kişilik yeni din görevlisi kadrosunun bir bölümünün bu camilerde görevlendirilecek personel, bir bölümünün ise bu 12 yıl içinde emekli olacak, görevden ayrılacak veya Allah gecinden versin ölecek olan personeli tamamlamak için istendiğini belirtti.

Devlet Bakanı Özkan'a Türkiye'nin önümüzdeki 12 yıl için 33 bin camiye ihtiyacı olup olmadığını sordum.

Güldü.

‘‘Vatandaşlar yaptırıyor’’ dedi.

Ben de ‘‘Artık profesyonel cami dernekleri var. Bu işten geçim temin edenler var. Üstelik de altına üstüne dükkân yaptırıp malı götürenler var’’ dedim.

Hüsamettin Özkan, bununla ilgili bir yasa tasarısının gündemde olduğunu ve bundan böyle cami yaptırmak için Diyanet'ten izin almak gerekeceğini, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın gerekirse cami yapımına sınırlama getirebileceğini, izinsiz cami yapımına izin verilmeyeceğini belirtti.

Bekliyorum. Bakalım bu yasa ne zaman çıkacak?

Umarım her vatandaşa bir cami düşmeden önce olur!

Kültürde yatırım hamlesi!

YUKARIDA söz ettiğim yazıda, cami yapımına ve din görevlisi kadrosuna değindikten sonra, aynı dönemde Milli Eğitim'de kaç okul yapılıp, kaç kadro alınacağını, Kültür Bakanlığı'nın Anadolu'ya nasıl bir kültür hamlesi düşündüğünü sormuştum.

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan henüz ses seda gelmedi, ama Kültür Bakanlığı yanıtı dün yolladı.

Bakan Talay, Kırgızistan'da olduğu için, Basın Müşaviri Mümtaz İdil'in ilettiği bilgileri özetleyeyim.

Öncelikle Türkiye 5 yıllık planlarla yönetildiği için, gelen bilgiler de 5 yılı kapsıyor.

Buna göre Türkiye'de yapımı devam eden kültür merkezi sayısı 98.

Bunların 92'si yeni proje, 6'sı ise eskilerin yenilenmesi.

Henüz başlanmamış, ama yatırım programında yer alan kültür merkezi sayısı da 68. Fakat bunlar için ayrılmış bir ödenek yok. İnşallah bir gün ödenek bulursa, bunlara da başlanacak.

Ayrıca yapımı devam edenlerin de durumu pek iç açıcı değil.

Çünkü onlar da ödenek yetersizliğinden bir türlü bitirilemiyorlar.

Yani sonuç olarak ortada pek bir şey yok.

Ayrıca da 12 yılda 33.000 camiye karşılık, 5 yılda 68 kültür merkezi...

Ah, ah, aaaah...

Şu irticayla mücadelenin yasaklamakla değil, insanları aydınlatmakla olabileceğini bir öğrensek...

Eski Refahlı, yeni Faziletliler, boşuna kültürün ve sanatın içine tükürmüyorlar.

Kafalarındaki karanlığın önüne çıkacak tek aydınlığın, kültür ve sanat olduğunu biliyorlar...

Hagi'ye hayran hakem...

GALATASARAY-Altay maçının yan hakemlerinin, Galatasaraylı Hakan'ın ve galiba bir de Hagi'nin formalarını alması son günlerin önemli konusu.

Kıyamet kopuyor.

Galatasaray'ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası maçlarından birini hatırlatmak istiyorum, bu kıyameti koparanlara.

Hangi maç hatırlamıyorum açıkçası. Ama olayı hatırlıyorum.

Maçın 70. dakikasıydı yanılmıyorsam.

Fatih Terim, o ana kadar mükemmel bir futbol oynayan, ama yorulduğu için oyundan düşen Hagi'yi oyundan aldı.

Ve oyunun durduğu bir sırada değişiklik gerçekleşti. Milliyetini hatırlamadığım hakem oyuncu değişikliğini işaret etti. Sonra koşarak oyundan çıkan Hagi'nin yanına gitti. Elini sıktı, omuzuna vurdu ve Hagi oyundan çıktı.

Dikkat edin, Hagi hakeme gitmedi, hakem Hagi'ye gelerek elini sıktı. Hayranlığını ve sevgisini göstermek istedi, bu futbol ustasına.

Ne rakip Avrupalı takım kıyamet kopardı, ne de başkası.

Not: Galatasaray-Altay maçında birkaç ciddi hakem yorum hatası olduğu bir gerçek. Özellikle kırmızı kart kararı haksız değil, külliyen yanlıştı. Ancak bir hakemin, kendisi veya çocuğu için bir futbol yıldızının formasını alması öyle abartılacak bir olay değil.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Tınaz Titiz gibi, medeni zannedilen bir adam, trafikte ceza ödememek için görevli polise, ‘‘Beni tanımadınız galiba’’ demediği zaman.













X