Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Apo biterken ateşkes ister

Abdullah Öcalan, uzun süredir Türk ordusu ile muhatap olma arzusunda.

Geçtiğimiz yıl yaptığımız bir görüşmede bana, ‘‘Türkiye'de hiçbir siyasi parti Kürt sorununu çözemez. Çünkü hiçbir siyasi partinin ardında yüzde 20'yi aşan bir siyasi destek yok. Yüzde 20'lik destekle böylesine kapsamlı bir konu çözülemez.

Türkiye'de bunu çözebilecek yegane güç ordudur. Ordu isterse bu sorunu çözer. İsterse güçle çözer, isterse diyalogla çözer. Bastırır kanla çözer. Ya da Kürt halkının temsilcileriyle görüşür, siyasal veya kültürel biçimde çözer..’’

Apo'yla yaptığım bu konuşmanın üzerinden geçen süre bir yılı aşıyor.

Aynı sohbette söylediği bir başka şeyi de hatırlatmadan geçemeyeceğim. Apo aynı konuşmada, çözümün orduda olduğunu söylerken şöyle bir noktaya işaret ediyordu:

‘‘Türkiye'de yapılan siyasi anketler bana da düzenli olarak geliyor. Ben yaptırmıyorum. Partilerin ya da başkalarının yaptırdığı anketlere bakıyorum. Partilere destek yüzde 20'leri bulmazken, orduya güven ve inanç yüzde 80'leri aşıyor. Halk siyasetçinin samimiyetine inanmıyor. Her şeyin arkasında siyasi hesap arıyor. Oysa askerin siyasi hesaptan uzak davrandığını düşünüyor. Bu yüzden benim muhatabım ordu olmalı.’’

Kürt halkının temsilcisi olarak söz ettiğinin PKK olup olmadığını sorduğum zaman ise, ille de PKK dememişti Apo.

Terör lideri bugünlerde yaptığı açıklamalarla, o günkü çizgisini sürdürdüğünü gösteriyor.

Ancak PKK'nın gerek askeri, gerekse siyasi olarak çöktüğü bu noktada, Apo'nun çağrılarının samimi olduğuna inanmak mümkün değil.

Belediye, patriği ekümenik yaptı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri'nin düzenlediği Diyalog Sempozyumu'nun program broşüründe yapılan vahim bir hata, geçtiğimiz günlerde dikkatimi çekti.

Programın broşürünün Türkçe metninde Fener Rum Patriği'nden, bu unvanıyla söz edilirken, aynı broşürün İngilizce yazılan bölümünde patriğin, ‘‘Ekümenik patrik’’ olarak tanımlanması inanılmaz bir gaf.

Biliyorsunuz Türkiye bu konuda son derece hassas.

Yabancı ülkelerden biri Fener Patriği'nden ekümenik olarak söz etse kıyameti koparıyoruz.

Ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi patriğe bu unvanı fütursuzca yakıştırabiliyor.

Türkiye'nin son derece hassas olduğu bir konuda bir belediyenin böylesine gaf yapması doğrusu biraz ilginç.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Sigaraların üzerinde Bakanlar Kurulu kararıyla sağlığa zararlıdır diye yazarken, hükümet başkanları sigarayla poz vermediği zaman.













X