Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Mühürlere teşekkür

Erdem kardeşler, milyarlar ödeyerek aldıkları Abdülhamid mühürlerini Topkapı Sarayı Müzesi'ne vereceklermiş.

İlginçtir, Abdülhamid'i kendilerine bayrak yapan kesim, bu iki mührü almak için en küçük bir girişimde bulunmadılar.

Oysa pek bayıldıkları Mercedes'lerden daha pahalı değildi mühürler.

Ya da grup halinde 25. kez hacca gitmekten.

Abdülhamid'in mühürlerini satın almak, bu cumhuriyete gönülden bağlı iki kardeşe düştü.

Onlar da aldılar ve pek çok koleksiyonerin yaptığı gibi evlerinin salonuna koyabilecekken, gittiler devlete hediye ettiler.

Aslında yaptıklarında bir gariplik yok. Dünyanın pek çok ülkesinde müzeler böyle gelişiyor.

İşadamları, milyonlar ve milyarlar ödeyerek aldıkları eserleri müzelere bağışlıyorlar, ya da mülkiyetleri kendilerinde olmak üzere müzelerde sergiliyorlar.

Böylelikle kültür mirasının paylaşılmasına olanak sağlıyorlar.

Bunun karşılığında elde ettikleri ise, bu eserlere ödedikleri paranın vergiden muaf olması ve eserlerin sergilendiği müzelerde adlarının yer aldığı bir teşekkür panosu.

Sevgili Doğan Hızlan dün yazmış. Nezih Erdem'in, sergilenecek mühürlerin altına bir teşekkür plaketi koyulmasını istediğini.

Bu istek son derece doğru bir istektir.Ve bu isteğin kötü olan tek yanı, bu jesti yapan işadamlarının böyle istekte bulunmasına gerek olmasıdır.

Oysa onların böyle bir şey istemesine gerek kalmadan Kültür Bakanlığı bunu yapacağını açıklamalıydı. Ve hatta bu bir gelenek haline gelmelidir.

Paha biçilmez sanat eserlerini evde kendine ayırmakla, müzede halka mal etmek arasında bu kadar bir onur farkı olmalı herhalde.

Ali Şen gider, Hilmi Ok gelir

Hürriyet'in spor sayfasında bir başlık:

‘‘Bariç de, Fenerbahçe de 14. şampiyonluğa koşuyor.’’

Ligin bitimine haftalar kala spor sayfaları Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu ilan ediyorlar anlaşılan.

Haksızlar diyemeyeceğim.

Merkez hakem komitesi kararı vermiş.

‘‘Fenerbahçe'yi şampiyon yapacağız.’’

Geçen hafta Oğuz Sarvan gereğini yapmış.

Galatasaray'a hem puan kaybettirmiş, hem sarı kartlarla bir sonraki hafta kaybetmesi için de gerekeni yapmış.

Bütün bunları gören spor sayfaları da Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu şimdiden ilan ediyorlar.

Bu noktada üzüldüğüm tek bir şey var. O da Ali Şen...

Bu yıl Fenerbahçe'nin şampiyon olamayacağını zannedip, sezon ortasında başkanlığı bırakmıştı.

Ne bilsin Merkez Hakem Komitesi'nin böyle yapacağını.

Şimdi Fenerbahçe'nin Ali Şen'siz de şampiyon olabileceği ortaya çıkacak.

Yazık...

Bundan böyle Fener tribünleri ‘‘Hilmi Ok başkan, Fenerbahçe şampiyon’’ diye bağıracaklar.

NOT: Ben, Galatasaray'ın hakemleri de yenerek şampiyon olacağına hâlâ inanıyorum.

Bira ile sporun ilgisi ne?

BBP Çorum Milletvekili Hasan Çağlayan, uzun süreden beri beni de rahatsız eden bir konuyla ilgili soru önergesi vermiş Meclis'te.

Konu, spor kulüplerinin adlarını ve amblemlerini taşıyan biralar.

Sporla alkollü içkinin ne alakası var Allah aşkına?..

Bir yandan sporda şiddet olmasın diyeceksiniz, Batılı ülkeler sarhoş holiganları statlara sokmayacaklar, bir yandan da kulüp adı amblemiyle bira satacaksınız.

Yarın da aynı şekilde sigara satmaya başlarlarsa iyi olacak herhalde.

Böyle abuk sabuk şey olmaz.

Hasan Çağlayan çok haklı...

NOT: Efes Pilsen, spora milyonlarca dolar yatırıyor. Ona bir diyeceğim yok. Üstelik de, takımla birayı özdeşleştirecek reklamlar da yapmıyor. Sözüm, üç büyük kulübün adlarını verdikleri biralara...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

İşsizlik sigortasının adı memuriyet olmadığı zaman.













X