Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Anneanne kılığında kurt...

Sivil Çalışma Grubu'nun irticayla mücadele programı açıklandı.

Güzel bir masal olmuş.

Ben şahsen Kırmızı Başlıklı Kız'a benzettim.

Nedenini anlatınca, anlarsınız.

Camilere yüz metreden daha yakın mesafede gösteri yapmak yasaklanmış. Cami yakınlarında gösteri izni verilmeyecekmiş.

Yasağa gel yasağa.

Cami önlerinde yapılan gösteriler zaten izinsiz gösteri. Ne fark edecek ki?

Daha da vahim durum ise, pek çok alanda kontrolün Diyanet İşleri Başkanlığı'na bırakılması.

Diyanet İşleri Başkanlığı, bugüne kadar irtica ile mücadelede ne yapmış merak ediyorum.

Pek çok cami, irticanın ve bir siyasi görüşün ileri karakolu haline getirilirken, Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapmış?

Buralarda cumhuriyet düşmanı hutbeler okuyan sözde din görevlilerine Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapmış? Cami yapımında estetik değerlere önem verilecekmiş ve cami yapımı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın iznine tabi olacakmış.

Diyanet İşleri Başkanlığı cami yapmak isteyene izin vermeyecek de ne yapacak?

Ya o camilerin alt katlarına yapılan dükkânlar.

Camisinden büyük çarşısı olan külliyeler var. Sözde amaç camiye gelir. O paraların kontrolünü kim yapacak, Diyanet İşleri Başkanlığı mı?

Hadi canım siz de!

Burada mücadele falan yok.

Sadece irticaya, anneanne kıyafeti giydiriliyor.

Kırmızı Başlıklı Kız'ları kandırmak için.

Diyanet'i kim kontrol edecek?

Söz Diyanet İşleri'nden açılmışken, şu Diyanet Vakfı'na da bir bakalım.

Biliyorsunuz bu vakıf, çok ciddi bir parayı kontrol ediyor.

Faaliyet alanı çok geniş.

Ve binlerce camide temsilcilikleri var bu vakfın.

Peki bu vakıf ne yapıyor?

Net bir biçimde bilen yok.

Vakfın yayınladığı veya desteklediği kitaplar, eserler var.

Bunları alıp bir inceleseniz, içlerinde neler neler var.

Ki, bu Diyanet Vakfı'nın en masum eylemi belki de.

Türkiye Cumhuriyeti sözde irtica ile mücadele etmeye hazırlanıyor.

Hazırlığın önemli ayaklarından biri, İslami sermayenin kontrolü ve etkisiz hale getirilmesi.

Hal böyleyken, devletin kontrolündeki bu vakıf İslami sermayenin önde gelen kuruluşlarına ortak oluyor.

Kime sorarak, kimin izniyle belli değil.

Bunun adı ortaklık mı, yoksa bu kuruluşlara sermaye aktarımı mı belli değil.

Diyanet Vakfı'nın içinden garip kokular geliyor.

Ama soran soruşturan, bir kontrol eden yok!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Çobanlar, çakalları kuzu diye yutturmaya kalkışmadığı zaman.

M.U.













X