Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Beşiktaş tarikata teslim olacak mı?

Süleyman Seba, Beşiktaş'ta benim bildiğim en uzun süre başkanlık yapan kişi.

Hatta galiba, tüm kulüp başkanları arasında en uzun süre görev yapan...

Seba döneminde Beşiktaş başarıdan başarıya koştu. Türkiye 1. Ligi'nin en istikrarlı takımı oldu. 14 yıl aradan sonra ilk şampiyonluk Seba döneminde geldi. Ardından da Beşiktaş ligde ya birinci oldu, ya ikinci... Seba'nın başarısı sportif açıdan tartışılmaz...

Ama Seba'nın asıl büyük başarısı, Beşiktaş'ı camia haline getirme yolunda oldu... Belki hafızalarınızda kalmamıştır ama, Seba öncesi Beşiktaş kapanın elinde kalan bir kulüp görüntüsündeydi. Garip isimlerden oluşan yönetimlerde, kimi kaçakçılıkla, kimi mafyalıkla suçlanan isimler yer alırdı genelde. Sonra Seba geldi ve bu dönem bitti.

Önce emniyetçiler yönetime girdi. Sonra da beyefendiler ve işadamları...

Seba bir seçime daha hazırlanıyor bu hafta. Bu seçim Beşiktaş açısından çok önemli. Beşiktaş'ı mafyanın elinden kurtaran Seba, bu kez bir tarikatla karşı karşıya... Fethullah Hoca'cıların gözü şimdi bu güzel kulüpte... Bu seçim Kara Kartal'a gönül verenler açısından son derece kritik.

Kulübü ya bir tarikatın temsilcilerine teslim edecekler, Türkiye'deki pek çok kurum gibi.

Ya da Cumhuriyet'in çağdaş kurumlarından biri olarak yola devam edecek Beşiktaş...

Göreceğiz.

Küçük Süleyman

BU yazıda yer alan unsurları, geçtiğimiz yaz aylarından bugüne dek, çeşitli yazılarımda dile getirdim.

Ancak anlamayanlara bir kez daha tekrarda yarar var.

Mesut Yılmaz, ordunun laiklik konusundaki tedirginliklerini dile getirmesinden rahatsız. Giderek sertleşen bir üslupla, askerlerle didişiyor. Ben de seyrediyorum:

‘‘Aslan demokrat Yılmaz’’ edasıyla esip, yağıp gürlüyor.

Dayatma olacaksa, o yaparmış... Asker işine baksınmış... Bu söylediklerine katılıp katılmamak ayrı konu, bunları söyleyenin kim olduğuna bakmak ayrı... Bundan hemen hemen 1 yıl önce Türkiye yine aynı tartışmayı yaşıyordu.

Asker kritik konularda bastırıyordu. Baskı altında ezilen ise Erbakan ve Tansu Çiller'di... Bugünün demokratı Yılmaz ise aynı günlerde askerle ve hükümete tavır alan sivil toplum hareketiyle beraberdi. Askerin haklı olduğunu ima ediyor, hükümetin bu denli baskı altında çalışmaktansa istifa etmesi gerektiğini iddia ediyordu.

Şimdi aynı Yılmaz farklı bir telden çalıyor. Mesut Yılmaz, giderek bir Süleyman Demirel oluyor.

Felsefe aynı... ‘‘Dün dündür, bugün bugündür.’’ Bu millet Süleyman Demirel'i otuz yıl taşıdıysa, bir ikincisini de taşıyacak diye bir kural yok...

Yeni bir Demirel olacağına, başkanlık sistemine geçer, hasret gideririz.

NE ZAMAN

ADAM OLURUZ

Suimisalin, emsal olmayacağını anladığımız zaman.













X