Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Azamide buluşun, asgaride değil...

Türkiye'deki kurumlar birer birer yıpratılıyor.

Bu yıpratılmanın temel unsuru ise politikacılar.

Türkiye'de belirli kesimlerin yıllardan beri politika dışında tutulmaya gayret edilmesi, politikacılığı üçüncü sınıf mesleklerden biri haline getirdi.

Her şeye rağmen siyasete giren bir grup doğru düzgün adam ise, çok kısa sürede siyasetten soğutuldular.

Bugün politika sahnesinin üst basamaklarında yer alanlar, rekabet istemedikleri için, yanlarına değersiz adamları toplamayı tercih ettiler.

Bunun doğal sonucu olarak da, siyasetçiler ve onları çatısı altına toplayan kurumlardan biri olan Meclis, hızla saygınlık erozyonuna uğradı.

Kamuoyu yoklamalarında, saygınlık ve güvenilirlik araştırması yapıldığı zaman, Meclis ve siyaset hep alt sıralarda çıkar oldu.

Demokrasi açısından bir ayıptır belki, ama Türk Silahlı Kuvvetleri aynı anketlerde hep üst sıralarda yer aldı.

Ancak siyasetçiler sayesinde bu durum yavaş yavaş değişiyor.

Ancak son derece yanlış bir biçimde.

Bu durumu ortadan kaldırmanın yolu, Meclis'e ve siyasete saygınlık kazandıracak adımlar atmaktı.

Bizim siyasiler bunu yapmadılar ve daha kötü bir yol seçtiler.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin saygınlığını azaltırsak, denge sağlanır.

Yani saygınlık konusunda azami müşterekte buluşmak yerine, asgari müşterekte buluşmayı tercih ettiler.

Ve irticacıların da ekmeğine yağ sürmek istercesine, el birliği ile orduyu tartışmaların ortasına atıp yıpratmaya başladılar.

Karadayı gibi, bu ülkenin son yıllarda gördüğü zarif Genelkurmay Başkanı'nı bile çileden çıkardılar.

Onlara ‘‘Helâl olsun’’ diyorum.

Herkesi ve her şeyi kendilerine benzetmeye çalıştıkları için.

CHP'de

MHP imajı

CHP yönetimi, halka yansıyan CHP görüntüsünün acaba farkında mı?

Biliyorsunuz bir zamanlar MHP diye bir parti vardı.

Büyük oy potansiyeli yoktu, ama gücü vardı.

Dengeleri tutardı.

Önemli bir siyasi figürdü.

Sonra Türkeş öldü.

MHP bir kongre yaptı.

Kongrede silahlar patladı. Sandalyeler havada uçuştu. İnsanlar dövüldü.

Kürsüler yıkıldı.

Kongreyi birileri kazandı, birileri kaybetti ama asıl MHP kaybetti.

Parti bir anda geriledi. Oyları düştü, imajı yerle bir oldu.

Şimdi aynı yolda yürüyen bir CHP var.

CHP'nin her kongresinde olaylar çıkıyor.

MHP kongresini anımsatan görüntüler ekranlara yansıyor.

Bunlar daha il ve ilçe kongreleri.

Böyle gidersek Büyük Kurultay'da kan gövdeyi götürecek.

Bunu vatandaş da görüyor...

CHP bir yerlere doğru gidiyor...

Ama o yerin iyi bir yer olmadığı açık...

RTÜK'ü kim takip edecek?

SİVİL Çalışma Grubu'ndan irtica ile mücadele konusunda kararlar çıkmış.

Bunlardan biri beni çok eğlendirdi.

Efendim, irticacı yayınları takip etme görevi RTÜK'e verilmiş.

Şu bizim RTÜK'e...

İrticacı yayınlar alıp başını giderken, Huysuz Virjin'le, Radyo D ile uğraşan RTÜK'e...

Herhalde bir atasözünden esinlenmiş Sivil Çalışma Grubu.

‘‘Hırsıza mal emanet et’’ atasözünden.

Atalarımıza göre hırsıza mal emanet edersen, iyi sahip çıkarmış ve kendi de çalmazmış.

İyi de, bu atalarımızın zamanındaymış.

Şimdi hırsıza mal emanet etmeye gerek yok. Mal emanet ettiğin hırsız oluyor zaten.

RTÜK'ün de irtica konusundaki tavrı ortada...

Gelin de bunların irticayı takip edeceğine inanın...

Onlar irticayı takip etseler etseler, peşinden gitmek için ederler...

NE ZAMAN

ADAM OLURUZ

Yazarlar yazılarında küfretmemek için kendilerini güçlükle engellemedikleri zaman...













X