Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Yargılayın, hem de vatana ihanetten

DGM'lerin yargıda eşitsizlik yaratacağını ve demokratik bir ülkede böyle özel hukuk mahkemeleri olmasının doğru olmayacağını söyleyenlere karşı öne sürülen fikir şöyleydi:

‘‘Bu ülkede terör vardır. Hâkimler ve savcılar bu nedenle baskı altındadır. Görev yapmaktan, karar vermekten korkar hale gelmişlerdir. Bu özel mahkemelerin hâkim ve savcıları güvenlik altında çalışarak doğru ve adil kararlar vereceklerdir.’’

Bu özel mahkemelerin hâkim ve savcılarına özel haklar tanınmıştı.

Onlar korunacaktı. Korunacaklardı ki, korkmasınlar. Adil karar versinler. Mahkemenin adında söylendiği gibi devletin güvenliğini sağlasınlar.

Türkiye halkı, bu mahkemelere sırf bu nedenle katlandı. Aman devlet güvende olsundu.

Sabah Gazetesi ikidir DGM hâkim ve savcılarıyla ilgili manşetle çıktı.

Birkaç DGM hâkim ve savcısı uyuşturucu kaçakçılarını rüşvet ve hatır karşılığında serbest bırakmışlar.

Bu rezaleti ortaya çıkaran ise bizim devlet değil, Hollanda olmuş.

Hollanda polisinin ihbarı sonucu bu hâkim ve savcıların maskesi düşmüş.

Yakalanan hâkim ve savcılar da suçlarını itiraf etmişler ama bu işleri para değil, hatır karşılığı yaptıklarını söylemişler.

Ne fark eder ki?

Bu ülkeyi en fazla tehdit eden olay terör. O terörün kaynağının ve hatta nedeninin uyuşturucu olduğunu bilmeyen mi var!

DGM, aldatılmış, kandırılmış ve dağa çıkarılmış PKK'lıyı mahkûm edecek, o teröristin dağa çıkmasına neden olan, terörden para kazanan, kandan para kazanan uyuşturucu kaçakçısını ‘‘hatır için’’ serbest bırakacak.

Şu anda merak ettiğim, bu hâkim ve savcılar hakkında ne gibi bir işlem yapılmakta olduğu...

İşten el çektirmek, görevlerine son vermek yeterli mi?

Değil elbet.

Yargılanmaları lazım.

Hem de güvenliğini sağlamak için görevlendirildikleri devlete ve vatana ihanetten.

En ağır şekilde, ibreti âlem için cezalandırılmaları lazım.

Yoksa çete mensuplarını birbiri ardına salmakla ünlenen DGM'leri kimse savunamaz artık.

Gel de adalete güven

YILLARDIR bu ülkenin kokuşmasındaki en büyük nedenin adalet olduğunu söyler, yazar dururum.

Yargı yoksa, yasalar önünde eşitlik yoksa, toplumun bir veya birkaç kesimi hiçbir şekilde hesap vermiyorsa, bu ülkede gelişme beklemek mümkün olmaz.

Hürriyet'in dünkü manşeti, Türkiye için boşa umutlandığımızın da göstergesi aslında.

Adalet Bakanlığı eski Müsteşarı Yusuf Kenan Doğan'ın rezaletlerini birkaç hafta önce okuduk. Yazılanlar tam ‘‘Vay be!..’’ dedirtecek türdendi.

Taciz, sarkıntılık, hatta neredeyse tecavüz.

Hürriyet ortaya çıkarıyor ki, bütün bunlar iftiraymış.

Hem de doğrudan doğruya Adalet Bakanlığı müfettişi bin hâkim tarafından planlanmış ve uygulanmış bir iftira.

Sahte raporlar, düzmece ifadeler, tehditle yaptırılmış suçlamalar...

Yaptıran ise, adaletteki rezaletleri ortaya çıkarmakla görevli bir hâkim, bir müfettiş.

Hadi gelin bu yargıya güvenin...

Kendi müsteşarı için böyle bir komplo kuran kurum, sade vatandaşa ne yapmaz.

İnsanın en son sığınacağı kurum olan adaletin hali iç karartıcı.

Pek çok şeyi biliyorduk da, bu kadarını beklemiyorduk doğrusu.

Hale bakın.

Aslında çökmüş ve bitmiş olan bir adalet kurumunu, birkaç şerefli hâkim ve savcı ayakta tutmaya çalışıyor.

İşin acısı, o şerefli adamlar, sürekli engelleniyor, sürekli yapratılıyor.

Bir türlü layık oldukları yere gelemiyorlar.

Değer yargılarının farklı olduğu yerlerde, adam gibi adamları kimse istemiyor.

CHP biter

ÇİLLER'le işbirliği CHP'yi yedi bitirdi.

Son seçimde barajı kıl payı aştılar.

Çiller'in altında çalışırken ne yolsuzluğa, ne hırsızlığa, ne de çetelere dur diyebildiler.

Çiller'in işçi düşmanlığını da engelleyemediler, memur düşmanlığını da.

İnsan hakları konusunda Türkiye'nin en ayıplı döneminin altına, rızaları dışında da olsa Çiller'le birlikte imza attılar.

Şimdi ortalıkta bir dedikodu.

Baykal, Çiller'le anlaşmış. Başbakan olacakmış. Sonra da erken seçime gidilecekmiş.

İnanmıyorum ve inanmak istemiyorum.

Olmaz böyle şey.

Daha önce Çiller'i siyaseten yok olmaktan kurtaran Baykal, bu kez kendini ve partisini siyaseten yok oluşa götürecek böyle bir şeyi yapmaz diyorum.

Ama ya yaparsa?

Kendi bileceği şey.

Partisinin bileceği şey.

Ama yaparsa.

Bu CHP yüzde 8 oy alsın, gelip yüzüme tükürsünler.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Nazilerden işittiğimiz hakaretleri sineye çekmediğimiz zaman.













X