Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Ne oldu anlamadım

Aylarca kıyamet koptu...

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan önemli sayılabilecek bir takım belgeler çalınmıştı.

Çalan da belliydi, çaldıran da.

Onbaşı Kadir Sarmusak, Emniyet Müdürü Orakoğlu'nun verdiği talimatla belgeleri yürütmüştü.

Kıyametler koptu. Yazıldı, çizildi. Davalar açıldı. Davalar büyük bir merakla izlendi.

Ve sonunda bitti.

Herkes beraat etti.

Bir tek Orakoğlu DGM'ye yollandı.

Peki ne oldu Allahaşkına, ben anlayamadım.

Çalınan belge mi önemsizdi, yoksa aslında belge çalınmamış mıydı? Ya da belge çalınmıştı da, çalanlar bunlar değil miydi?

Neydi yahu bu işin aslı.

Onca kıyamet neden kopmuştu.

Bilen bir hayırsever varsa, beni bir arasın da anlatsın.

Vallahi kafayı yiyeceğim!

Vakıf kiracıları yandı

VAKIFLARA ait binalarda kiracı olarak bulunanlar, hukuk devletlerinde eşi benzeri görülmeyen bir uygulama ile karşı karşıya kalacaklar yakında.

Diyelim ki, bir vakıf gayrimenkulünde kiracısınız.

Üçüncü bir şahıs gelip de, sizin oturmakta olduğunuz yerle ilgili vakıflara ‘‘Burada ben oturmak istiyorum. Şu andaki kiracı 50 milyon veriyor, Ben 60 milyon veririm’’ teklifinde bulunursa yandınız.

Vakıflar hemen size dönecek ve diyecek ki:

‘‘Bak ey kiracım. Senin oturduğun yere 60 milyon veren var. Ya sen de 60 milyon verirsin, ya da seni kapı dışarı ederim...’’

Bu öylesine komik bir durum ki, size gıcık olan veya sizle rekabet halinde olan birileri varsa, üç günde bir gelip, sizin kiranızı artırmanıza veya oturmakta olduğunuz yeri terk etmenize neden olabilir.

Tamam Vakıf binaları ucuza kiraya verilmesin. Rayiç neyse o olsun, ama bu kadarı da olmaz ki!

Vakıflar 27 Ocak 1998 günü resmi gazetede yayınlanan 4331 sayılı kanundaki değişiklik uyarınca, kira artışlarını herhangi bir kritere bağlı kalmadan yapma hakkına da sahip.

Canı ne kadar isterse.

Onu da geçin daha komiği şu...

Diyelim ki, Vakıflar kirayı artırdı ve siz de buna karşı dava açtınız.

Dava süresinde Vakıflar'ın belirlediği kirayı ödeyeceksiniz...

Davayı kazanırsan, o parayı al geri alabilirsen...

Tam rezalet.

Anlaşılan Erbakan'ın çok hukukluluğu şimdi Anasol-D döneminde başladı.

Herkese ayrı hukuk.

Vakıflara apayrı...

Eşinize çiçek yollayın

UZUN süreden beri edindiğim bir alışkanlığım var.

Her salı sabahı eşimin işyerine bir buket çiçek yolluyorum.

Hafta boyu masasında dursun, hem güzellik getirsin, hem de çiçekleri gördüğünde beni ve sevgimi hatırlasın diye.

Şimdi bunun giderek yayılmakta olduğunu görüyorum.

Kanal D'de birlikte çalıştığım arkadaşlarım da, her hafta başında eşlerine çiçek yollamaya başladılar.

Eşlerimizin çalıştığı yerde çalışan erkekler de, durumu görünce kendi eşlerine çiçek yollamaya başlamışlar.

Güzel bir alışkanlık başlıyor galiba. Ayrıca yollamanız da şart değil. Salı günü olması da.

Haftada bir gün bile olsa, akşam eve giderken eşlerinize bir buket çiçek götürün.

Emin olun hiçbir kaybınız olmaz...

Canavarı ihbar edin

İSTANBUL Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü kent içi trafikte sıkıntı yaşanmasının başlıca nedeni olan özel halk otobüsleri ve minibüslere ciddi bir savaş açtı.

Sivil giyimli ekipler, müşteri gibi bindikleri otobüs ve minibüslerin kural ihlallerinde, hemen cezayı yapıştırıyorlar.

Bu cezalar zaman zaman trafikten mene kadar gidiyor.

Bunun yanı sıra üst geçitlerde bekleyen sivil memurlar, altlarında akan trafikteki ihlalleri hemen ilerde bekleyen ekiplere bildirerek kontrolü sağlıyorlar.

Ancak Trafik Denetleme Şubesi'nin bir derdi var. O da personel azlığı.

İstanbul gibi dev bir kentte bu işe ayırabildikleri personel sayısı 50 kadar.

Bu nedenle de vatandaştan bir talepleri var.

Diyorlar ki: ‘‘Trafikte seyreden vatandaşlar, gördükleri ihlalleri plaka numarasıyla birlikte hemen 154'e haber versinler. Ki biz de gereken muameleyi yapabilelim. Çünkü biz her yere yetişemiyoruz.’’

Sakın ola ki, muhbir vatandaş olarak düşünmeyin kendinizi.

Bir canavarı ihbar etmenin muhbirlikle ilgisi yok.

NE ZAMAN

ADAM OLURUZ

İmamlar hutbelerinde siyaset yapmadıkları zaman...













X