« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Tek rakibi kendisiydi

Türk bisiklet tarihinin en büyük sporcularından biri olan ve ülkemize ulusal ve uluslararası alanda bir çok ilk ve önemli başarı kazandıran, Bursa'ya bisiklet sporunu sevdirip bir çok başarılara imza atan eski mili sporcu Rıfat Çalışkan'ın eşi Türkün Çalışkan, oğlu İlke ve kızı Özge Çalışkan, babalarının 39 yıllık aktif spor hayatını dev bir arşivle gün yüzüne çıkardılar.

Funda AVCI, DHA-BURSA
SON GÜNCELLEME

1940 yılında Konya'da doğan ve spor hayatında bir çok başarıya imza atıp adını altın harflerle yazdıran Rıfat çalışkan 1961 Türkiye Birinciliği, 1962 Marmara Turu şampiyonluğu, İstanbul Uluslararası dünya şampiyonluğu ve Münih Olimpiyatlarında dev pedal adını alarak aktif spor hayatını noktaladı. 25 yıllık büyük bir başarının ardından Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde antrenörlüğü ve Bisiklet İl Temsilcisi olarak spor hayatına devam etti. O dönemde Makospor, Bursa Büyükşehir Belediyespor'un antrenörü ve milli takım antrenörü olan çalışkan, Türk sporuna ve Bursa'ya sayısız birincilikler ve şampiyonluklar yaşattı.

GÜÇLÜ VE YENİLMEZDİ

250 kez milli formayı giyen ve 9 Haziran 2009 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yuman Türk bisiklet tarihinin en büyük sporcularından Rıfat Çalışkan'ın eşi Türkün Çalışkan, "Rıfat çalışkan ay yıldızlı bayrağımızı sayısız kez gururla dalgalandırdı, tüm dünyaya adını duyurdu. Sporculuğunda hiç kimse onun rakibi değildi, tek rakibi kendisiydi. Güçlü fiziğiyle kuvvetli rakiplerini yenmeyi başardı ve 1972 Münih Olimpiyatlarına katılarak aktif spor hayatını bıraktı. Evlendiğimizde dosyalar dolusu gazete kupürü vardı. Spordan çok uzak bir kişiliğe sahip olmama rağmen onun o başarılarını gazetelerde görerek çok gururlanıyordum. Onları bir karton fona alıp, kendimce, amatörce derleyip tasarlayıp 25 yıllık bir arşiv haline getirdim. Ama o dönemler bunların bu kadar önemli olacağını bilmiyordum" dedi.

GÖNLÜ KADAR BÜYÜK ARŞİV BIRAKTI

"Bisiklet onun aşkıydı, bisiklet üzerinde bronz heykeli andırırcasına dururdu" diyerek konuşmasını sürdüren Türkün Çalışkan, "Rıfat Çalışkan tüm yaşamını bisiklet sporuyla geçirdi. Bisiklet onun aşkıydı. Münih Olimpiyatlarında son kez yarıştı, fakat hiç bir zaman spordan uzaklaşmadı. Tam 39 yıl oldu onun aktif sporu bırakması, ama hala günümüzde Rıfat Çalışkan'ın anılması, beni ve çocuklarımı son derece gururlandırıyor. Rıfat çok farklı bir insandı. Dünyaca tanınmış başarılı bir sporcu olmanın yanı sıra iyi bir eş, iyi bir baba oldu. Yalnız çok kısa bir zamanda bizi terk etti. Bu bizi derinden etkilese de çocuklarına ve torunlarına başarılarını yansıtan kocaman gönlü kadar geniş bir arşiv bırakarak kendi başarılarını ölümsüzleştirdi " dedi.

AĞLIYORUM FAKAT ÜZÜNTÜDEN DEĞİL

Eşinin aktif spor yaşantısını anlatarak çok duygulu anlar yaşayan Türkün Çalışkan, "Ağlıyorum fakat üzüntümden değil, onun o başarısını üstünden tam 39 yıl geçmesine rağmen hala sevilip, saygı duyulması ve onun rekorunun hala kırılmaması beni çok onurlandırıyor, bu nedenle çok duygulanıyorum" dedi. Geçtiğimiz hafta Fethiye'de Rıfat Çalışkan adına düzenlenen 47. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nun ödül törenine katıldıklarını ve bu törende yokuş primi ödülünü kazanıp kırmızı mayonun sahibi olan Rus sporcu Alexander Efimkin'in ödülünü kızı Özge Çalışkan ve kendisinin verdiğini belirten Türkün Çalışkan "Fethiye'deki 47. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet yarışlarında Rıfat'ın unutulmadığını gördüm ve çok gururlandım. Federasyonun eşime vermiş olduğu değerden dolayı teşekkür ediyorum" diye konuştu.

BABAM KENDİ BAŞARISINI ANLATMAZDI

Bisiklet Federasyonu Türk Milli Hakemi olan İlke Çalışkan da babasının başarılarının, Türk ve yabancı basında çok yer aldığını o dönemki cumhurbaşkanından, ünlü sanatçılara kadar bilindiğini belirterek "Annem, babamla ilgili Arapça, Farsça, İngilizce, Almanca, Fransızca diğer ülkelerde çıkan yazlı kupürleri toplayarak bize büyük bir miras bıraktı. Bizim ailemizin en büyük hazinesi bu arşivdir. Tam tamına ne kadar olduğunu bilmiyorum ama 25 tane kutu dolusu gazete ve fotoğraf bulunmakta. Bu arşivlerle ben onun sporculuğunu daha yakından öğrendim. Çünkü babam kendi başarısını, kendi anlatmazdı. Onunla kıran kırana yarışan sporcu arkadaşları ve o dönemde çocukluğu geçmiş ağabeylerimiz ve ablalarımız, babamı bize anlatırdı" dedi.

İŞTE BENİM BABAM

Rıfat Çalışkan'ın 1980 doğumlu kızı Özge Çalışkan ise babası ile ilgili spor yaşantısını bu arşivler ve belgeler sayesinde öğrenme şansını bulduğunu belirtirken, "Hatta küçük bir kızken, gazetelerde yayınlanmış fotoğraflara heyecanla bakarken elime bir fotoğraf geçti. O fotoğraftaki görüntü beni çok etkiledi. Fotoğrafta bir camekan arkasında küçük çocuklar babamın yarış sonrasında içmiş olduğu çay bardağına uzanıyor, etrafında da hayranları onu izliyor. Çocukların ona cam bölmeden merakla bakmalarını gördüm, 'işte bu benim babam' dedim" diye konuştu.

 


Bunları da Beğenebilirsiniz