Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tek kişilik çete

EVET, tek kişiden oluşan ‘çete’, başarılı bir operasyonla yakalanıp tutuklandı. Şimdi Van Cezaevi’nde. Çetenin başı ve üyesi olan Yücel Aşkın isimli şahıs büyük suçlar işlemiş. Devletin ve milletin parasını cebine atmış. İhalelerde yolsuzluk yapmış. Rüşvet almış. Uyuşturucu kaçakçılığı bile yapmış olabilir.

Kendisini tutuklama istemiyle mahkemeye sevk eden savcı, tutuklama kararı veren hákim, tutuklamaya itiraz dilekçesini reddeden hákim ve mutluluktan uçan AKP iktidarı haklı.

Böylesini ele geçirdin mi, anında tutuklayacaksın.

Üstelik ele güne rezil etmek için savcı basın toplantısı yapacak. Hazırlık soruşturması gizli imiş, kim takar. Yasayı çiğneyeceksin, basın toplantısı yapıp çetebaşı rektörü suçlayacaksın.

Adalet Bakanlığı, savcının basın toplantısı için ‘inceleme’ başlatmış. İnceleme haftalar boyu sürüncemede kalacak, sonuç çıkmayacak.

Yasayı çiğneyen biz olursak suç, Van savcısı çiğnerse suç değil. O kadar da ayrıcalık olsun yani.

Bu açık olay sonrasında bile Adalet Bakanı işlem yapmayacak, Yüksek Hákimler ve Savcılar Kurulu ses vermeyecek, tepki göstermeyecek.

Bu ülkede nice hırsızlık, nice yolsuzluk ve hortumlama olayı ortaya çıkmış. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin trilyonluk yolsuzluklarında ismi geçenler -bırakın tutuklanmayı bir yana- şimdi milletvekili ve bakan olmuşlar. Hayali ihracat sanığı bakanları kurtarmak için AKP özel yasalar çıkarmış.

Bu durumda ortalıkta yolsuzluk sanığı kalmamış.

Bir tek Yücel Aşkın isimli rektör hariç.

Tek başına, bir kişilik çete kurmuş, yolsuzluk yapmış, rüşvet almış, kendisinden önce yapılan ihaleler için suçlanmış, gözaltına alınmış, evi basılmış, tutuklanmış ve savcı basın toplantısı yapmış.

* * *

Baksanıza, AKP Aksaray milletvekili olan Ramazan Toprak isimli biri ne demiş:

‘Ermenilerin göz diktiği Van’daki Rektör Yücel Aşkın zaten Ermeni kökenlidir.’

Adam milletin vekili, öyle diyorsa öyledir. Madem ki Ermeni’dir, hiç bırakmasınlar. Bence Van’ı Ermenilere peşkeş çekmeye bile kalkışmıştır. Van savcısı işin o yönünü de araştırsın.

Türkiye’de gelmiş geçmiş bütün hırsızlıkların hesabını Aşkın’dan sorsunlar. Sorumlusu odur.

Sadece Aşkın değil, üniversiteleri ele geçiren, tarikatlara teslim etmeyen bütün rektörler içeri alınmalı. Onların yolsuzlukları da çok büyük. Belgelenmesi falan önemli değil. Emir komuta zinciriyle onlar da tutuklanıp içeri atılmalı. Hele Rum, Ermeni varsa.

Henüz ele geçirilmemiş, düşürülmemiş üniversiteler tek tek kuşatılıp zaptedilmeli, AKP iktidarının emir ve hizmetine sunulmalı.

Van Rektörü (çetebaşı) Yücel Aşkın en kısa zamanda müebbet hapis cezasına çarptırılmalı. Aldığı rüşvetler burnundan fitil fitil getirilmeli.

Van Cumhuriyet Savcısı yeniden basın toplantısı düzenleyip bu karardan duyduğu mutluluğu dile getirmeli, sonra Yargıtay’a üye seçilmeli.

(Emin Çölaşan’ın notu: Yukarıdaki yazıda her cümlenin sonuna ünlem (!) işareti koymaya üşendim. Lütfen siz koyun.)


ŞİMDİ NE YAPACAKLAR?

AB tarafından İstanbul’da düzenlenen toplantıda, adamların istemleri tek tek dile getirildi:

1- Heybeliada papaz okulunu açın.

2- İstanbul Rum Patriği’nin ‘ekümenik’ olduğunu kabul edin.

Bu istemleri gerçekleştirmek inşallah AKP iktidarına nasip olacak!

Baskılara bir yere kadar dayanacaklar, sonra gevşeyecekler. Kitabına uydurup hem papaz okulunu açacaklar, hem de patrik hazretlerine ekümenik unvanı verilmesini kabul edecekler.

Dün açıkça ‘Açılışı Başbakan yapsın’ dediler. Yakışır valla! Papaz okulu açılırken kırmızı kurdeleyi kim kesecek? Yapılacak törende hükümet adına kim nutuk verecek ve ‘Ülkemizin demokratikleşmesinde bir adım daha attık, medeniyetler buluşmasını gerçekleştirdik’ diyecek?

Patrik ekümenik unvanını kazanınca Türk hükümetinin denetiminden çıkıp uluslararası olacak. Patrikhane tümüyle bağımsızlık kazanacak ve ortaya, ülkemize karşı açıktan düşmanlık sergileyen (Vatikan modeli) bir Patrikhane çıkacak.

Bağımsızlığımızı elde ettiğimiz Lozan Antlaşması da böylece bizim ellerimizle tarihe gömülmüş olacak.

Hep söylüyorum, AB işinin henüz en başındayız. İstemlerini sıralamaya daha yeni başladılar.

Sırada Kıbrıs var, Güneydoğu var, daha neler neler var. Tekmili 36 kısımlık AB oyunu henüz başlıyor. Yaşadıkça göreceğiz!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI