Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Tek kelimeyle vahşet

    Ali GÜLERYÜZ- Fatih KARAÇALI/ADANA, (DHA)
    15.02.2006 - 13:57 | Son Güncelleme: 15.02.2006 - 17:41

    İlköğretim öğrencisi kız tecavüze kalkışıldıktan sonra öldürülmüş bulundu. Enişte gözaltına alındı.

    Adana'da ilköğretim öğrencisi 13 yaşındaki S.G., evinde elleri çamaşır ipiyle, ağzı ise eşarpla bağlı halde 5 yerinden bıçaklanarak öldürülmüş bulundu. Polisin, vücudunun alt tarafını çıplak olarak bulduğu, cinsel organının kenarında da sprem izlerine rastladığını açıkladığı S.G.'ye otopsi sonucuna göre tecavüz edilmediği belirlendi.

    Katil zanlısı olarak 3 ay önce taciz ettiği gerekçesiyle savclıkça S.G.'nin evine yaklaşma yasağı getirilen ve ‘ırza tasaddi’ suçlamasıyla hakkında dava açıldığı ortaya çıkan 29 yaşındaki ablasının eşi A.D. gözaltına alındı. Üzerinden S.G.'lere ait evin anahtarı da çıkan A.D. suçsuz olduğunu öne sürdü.

    23 Nisan İlköğretim Okulu 6- D sınıfı öğrencisi S.G., öğle vakti okulundan çıkıp Ova Mahallesi 23 sokaktaki tek katlı müstakil evlerine geldi. Komşularının ifadesine göre 5 kardeşin en küçüğü olan S.G. geldiğinde evde kimse yoktu. Babası yıllar önce ölen, annesi Nimet ise Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir yemek şirketinde çalışan S.G., yalnız olduğu evlerinde okul üniformasını çıkarmaya dahi vakit bulamadan saldırıya uğradı.

    S.G.'nin ellerini çamaşır ipiyle, ağzını da eşarpla bağladıktan sonra, üzerindeki eteği ve iç çamaşırlarını çıkaran saldırgan tecavüze yeltendi. S.G.'nin direnmesi üzerine saldırgan, talihsiz kızı bıçaklayarak öldürdü. Saat 18.50 sıralarında işten eve dönen 22 yaşındaki ağabeyi Mustafa G., oturma odasında kız kardeşinin kanlar içindeki cesedini görünce çılgına döndü. Mustafa G., yaşadığı şoku atlatır atlatmaz polisi aradı. Olay yerine gelen polis, vücudunun alt bölümü çıplak olan S.G.’nin 5 yerinden bıçaklanarak öldürüldüğünü belirledi. Cinsel organı çevresinde de sperm lekeleri bulunan S.G.'nin cesedi otopsi için Adli Tıp Kurum'na kaldırıldı.

    OTOPSİDE TECAVÜZ ÇIKMADI

    Otopsiye göre ilk belirlemelerde karnından bıçaklanan S.G.'nin kızlığının bozulmadığı saptandı ve tecav/images/100/0x0/55ea524bf018fbb8f87845faüz edildiğine ilişkin bulguye rastlanmadı. Derin otopsi için vücudundan parça, kan ve diğer sıvı örnekleri alınan S.G.'nin cenazesi ailesine teslim edildi. Talihsiz kız, Karataş İlçesi’ne bağlı Yemişli Köyü’ndeki mezarlıkta kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

    18 YIL HAPSİ İSTENEN ENİŞTEYE GÖZALTI

    Kapının zorlanmadığını gözönünde bulunduran polis, zanlının tanıdık biri olabileceğini düşünerek, cinayete kurban giden kızın ailesinin, S.G..’yi daha önce taciz ettiğini ileri sürdüğü kızları R.'nin bir telefon bakımı yapan firmada tekniker olarak çalışan eşi A.D.'yi gözaltına aldı.

    A.D. hakkında 16 Aralık 2005'te S.G.'nin ablası Zeliha İşcanlı tarafından kızkardeşine cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu ortaya çıktı. İşcanlı, 3 Ocak 2006’da kardeşinin yalan söylediği iddiasıyla şikayetinden vazgeçti.

    Ancak soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Levent Budak, 2005’in ağustos ve aralık aylarında değişik tarihlerde küçük baldızına cinsel tacizde bulunduğu ileri sürülen A.D. hakkında ‘Çocuğa cinsel istismar’ suçundan TCK’nın 103’üncü maddesi 1, 3 ve 4’üncü fıkralarına göre dava açtı. Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 19 Nisan’da hakim karşısına çıkacak olan A.D.’nin 6 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
    A.D. hakkında ayrıca Cumhuriyet Savcılığı’nca S.G.’nin evlerine yaklaşma yasağı getirildiği de anlaşıldı. Üzerinden olayın meydana geldiği evin anahtarı da ele geçen A.D. suçlamayı kabul etmeyerek,, “Ben yapmadım. İsterseniz sperm örneği de verebilirim. Suçsuzum” dedi. Savcılığa sevk edilen A.D. ifadesinde, 6 yıllık evli olduğunu, bir dönem 3 yıl eşinin ailesinin evinde oturduklarını belirterek, “İftiraya kurban gittim. Böyle bir şeyi yapmadım” diyerek polisteki ifadesini tekrar etti.

    Anne Nimet G. ise, polisteki ifadesinde “Damadım böyle bir şey yapmaz. Saygılı biridir” diyerek, şikayetçi olmadı. Yasa boğulan ailede, kızkardeşinin cesedini bulan ağabeyi Mustafa G., ablası Zeliş İlcan, annesi Nimet G. ve yakınları gözyaşı döktü. Ağabeyi Mustafa G. ise “Benim gülüm gittikten sonra katil bulunsa ne olacak” diye ağladı.

    SINIFTA HÜZÜN

    S.G.’nin ölüm haberini alan sınıf arkadaşları da hüzne boğuldu. S.G.’nin sırasını çiçekle donatan arkadaşları, arkasından gözyaşı döktü. Sırasına fotoğrafını da bırakan öğrenciler, tahtaya kalp resmi çizip, “Seni seviyoruz S.G.’ diye yazdı.

    Öldürmekle tehdit etmiş

    Öldürülen S.G.'nin geçen aralıkta eniştesinin tacizine ilişkin suç duyurusu sonrası Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi’nde verdiği ifadesinde şunları söylemiş:

    “Babam yok, öldü. Annemle ağabeyim Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışmaktadır. Ağustos ayında ablam R.’nin evlerine misafirliğe gittim. Ablam, eniştem ve 5 yaşındaki yeğenimle birlikte aynı odada ayrı yataklarda yattık. Gece yarısı ayağım gıdıklandığı için uyandım. Eniştem cinsel organını göstererek bakmamı istedi. Bakmayarak, yataktan kalkıp, yeğenimin yanına gidip, yattım. Bakmam için beni yumrukladı. Yine bakmayınca eniştem ablamın yanına döndü. Ben de sabah evimize gittim.”

    ‘HAFTADA BİR TACİZDE BULUNUYORDU’

    Okulda sabahçı olduğunu belirten S.G. ifadesini şu çarpıcı sözlerle sürdürmüş:

    “2- 3 gün sonra eniştem kendilerindeki yedek anahtarla evimize girdi. Evde kimse yoktu. Yalnızdım. Kapıyı, pencereyi kapattı. Elbiselerimi çıkarttı. Kendisi de kıyafetlerini çıkarıp, soyundu. Bacaklarımı okşadı. Beni yüzü koyun yatırdı, arkama geçerek, cinsel organıyla ilişkiye girmeye çalıştı. Başaramayınca sürtündü. Yarım saat bu şekilde bana tacizde bulundu. Daha sonra giyinip, gitti. Bu yüzden popom acıyordu. Eniştem haftada bir bu şekilde bana tacizde bulunmaya devam etti. Ben olayı anneme ve ablam Zeliha’ya anlattım. Eniştem de beni kimseye söylememem için öldürmekle tehdit etti. Okulda öğretmenlerimden birine de söylemiştim.”

    ‘Korumaya alınmalıydı’

    Adana Barosu 2’nci Başkanı Soner Çetin, daha önce tacize uğrayan S.G.'nin savcılığa yapılan şikayet ve zanlı için uzaklaştırma cezası verilmesiyle korunmuş sayılmayacağını savunarak, şunları söyledi:

    “Bu olayda belki bir kasıt yok, ama, ihmal var. Gerekli tedbirler alınsaydı, belki bu olay olmazdı. Çocuğun evde yalnız bırakılması bile bir ihmaldir.

    Devlet gündüz evde yalnız kalan bu çocuğu hiç olmazsa aile fertlerinin olmadığı saatlerde korumaya alsaydı bu olay yaşanmazdı. Belki, ‘Ailenin böyle bir talebi olmadı’ denilebilir. Talep gelmesini beklemek de yanlıştır. Avrupa’da böyle bir taciz olsaydı, bırakın tacizciyi, kendi ailesi bile çocuğa yaklaşamazdı. Devlet korumaya alırdı. Malesef ülkemizde cinselliğin hep baskı altında olması, aile içi taciz veya ensest ilişki gibi olaylar sürekli yaşanıyor. Ama örtbas ediliyor.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı