"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Tehlikeli eğilim

Erdal SAĞLAM

Hükümetin kurulmasından buyana piyasalara hakim olan iyimser hava artık dağılmaya başladı.

Bunları, son iki günde piyasalarda yaşanan sıkıntılara bakarak söylemiyoruz. Çünkü son gelişmelerin, büyük ölçüde dış piyasalardaki krizlerden kaynaklandığı konusunda, hemen herkes hemfikir.

İyimser havanın dönüşündeki asıl etken, artık gerekli kararları hemen alması gereken Hükümetin, bunun aksine ‘‘popülizm sinyalleri’’ vermesi.

İyimser havanın oluşumunda, büyük ölçüde bazı bürokratların kişisel kredibilitelerinin etkili olduğunu, iç ve dış piyasalar kabul ediyor.

Başbakanın 3 yıllık bir program çerçevesinde, bütün eksikliklerine rağmen, 1998 için ‘‘istikrar bütçesi’’ni kabul etmesi de etkiyi büyüttü.

Bürokratlar o zaman da söylemişlerdi:

- Bu bütçe enflasyonun düşürülmesine yetmez. Acil olarak, yapısal tedbirler ve enflasyonu düşürecek yan tedbirler uygulamaya sokulmalı.

Başbakan da geçen haftaya kadar bunları kabul etmiş görünüyordu. Ancak 100. Gün Toplantısı'nda başlattığı ‘‘Yeni yatırımlar’’ söylemini Güneydoğu seferiyle de devam ettirmesi, ‘‘hemen popülizme dönüş başladı’’ şeklinde yorumlandı ve piyasaları tedirgin etti.

Yılmaz'ın, Diyarbakır'dan dönerken, ‘‘enflasyonu düşüreceğiz derken, bu kadar yeni yatırım, yeni harcamalardan söz etmeniz çelişki değil mi ?’’ sorusuna verdiği yanıtı duyunca, çoğu kimse gibi, biz de çok şaşırdık:

- Bunlar birbiriyle çelişmez. Enflasyon konusunda önemli olan bütçe açığıdır. Eğer bütçe açığını tutamazsak enflasyon üzerinde ters etki yapar. Ama biz yatırımları bütçe dışı kaynaklarla finanse edip açığı hedeflenen düzeyde tutabilirsek enflasyona hiç bir olumsuz tesiri olmaz bunun.

İnsaf!.. Bütçenin ekonominin ancak yüzde 30'unu temsil ettiğini, bütçe hedeflerinin daha çok beklentileri etkileyen bir unsur olduğunu, bütçe içi de olsa, dışı da olsa harcamalardaki artışı tutmadığınız takdirde, talebi kısmadığınız sürece yüksek enflasyonun devam edeceğini hala göremediniz mi?

STAND- BY ŞART OLDU

Başbakanın, ekonomide istikrarı sağlayabilmek için, bazı bakanlarını harcamalar konusunda tutması gerektiğini, daha önce yazmıştık.

Son demeçlerinden gördüğümüz kadarıyla, Başbakan o bakanları tutamadığı gibi, o bakanların giderek daha fazla etkisi altında kalmaya başladı.

Başlayan ‘‘popülist trend’’ devam ederse, hem Türkiye ekonomisine,hem kredibilitelerini ortaya koyan bürokratlara, yüksek enflasyondan kurtulma umuduna, yani başta sabit ve dar gelirliler, bütün halka yazık olacak...

Tabii Hükümete de, Hükümeti oluşturan partilere de...

Artık vergi reformu ve SSK yasasının hemen gündeme gelmesi gerekiyor.

Başbakan Diyarbakır'dan dönerken, ‘‘Emeklilik yaşının yüzde 58-60 olarak alınacağını’’ söylemiş. Doğru ama Başbakanın dediği olacak mı?

Başta işi kotaracak olan Çalışma Bakanı Nami Çağan olmak üzere, diğer bakanların popülizme kayıp ‘‘Ancak 50-55 olur’’ dediklerini duyuyoruz.

CHP de aynı tavırda ve Başbakanın dediğini yaptırması zor görünüyor.

Piyasalar bir yandan dışardan kaynaklanan krizin boyutunu ve süresini saptamaya çalışırken, öte yandan da içerdeki gelişmeleri yakın takibe aldı.

Piyasaların gözü, şimdi tek bir şeye çevrildi:

- Hükümet belli taahhütlere girip, IMF'le stand-by anlaşması yapacak mı?

Daha doğrusu anlaşma için gereken önlemleri almaya razı olacak mı?

(Anlaşma için, bütçe dışı da olsa, yatırımların yani harcamaların kısılmasının şart koşulacağı konusunda, kimsenin şüphesi olmasın)

Hükümetteki bu popülist eğilim nedeniyle, başka da çare gözükmüyor.

X