Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tehlike kapıda

BU gidişle insanlarımızı birbirine düşüreceği bilinen gerilim nereye kadar sürecek? Toplum düzenini koruyan baraj sırf bu gerilimlerin sonucu olarak patlarsa bunun sonu nereye varacak? Özellikle Başbakan ile iktidar partisi (AKP) çoğunluğu böyle bir felaketin üstesinden nasıl gelecek? Siz merak etmiyor musunuz?

Son olarak İzmir’de yaşandı. Belli ki olağan koşullarda hiç de sorun teşkil etmeyebilecek olan bir “gösteri yürüyüşü”, 4’ü polis memuru olmak üzere 11 kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı.

İzmir’e gelen Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk’ü karşılayan parti konvoyundakilerden bazılarının konvoydaki çocuklara PKK üniforması giydirmeleri ve PKK’yı simgeleyen bez parçalarını sallamaları tepkiye yol açmıştı.

Nitekim konvoyun geçtiği yol üzerindeki evlere hemen Türk bayrakları asıldı. Arada birkaç taşkın da konvoya taş atınca ortalık karıştı.

Çünkü toplum, bir kibrit çakılırsa parlayacak noktaya gelmişti.

İşin vahimi, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün ağzının yarısıyla “kardeşlikten” söz edip öteki yarısıyla “misilleme” tehdidinde bulunmasıdır.

Böyle bir yaklaşımın doğuracağı sonuçları Ahmet Türk’ün görmemesi mümkün değil. Buna rağmen o sözleri söylemesi için bir insanın aklını peynir ekmekle yemiş olması gerekir.

Ama sorunun özü, o sözler değil bu çok tehlikeli gidişi iktidarın engellememesi veya engelleyememesidir.

Tehlikeli noktaya bir günde gelmediğimizi bilelim:

Türkiye’de 25 yılı aşkın süredir terör var. Bunun sivil toplumu etkilemesi elbet normal. Ama ufak tefek birkaç olaya rağmen son yıllara kadar “toplum içinde çatışma çıkabileceği” izlenimi veren bir örnek yaşanmamıştı.

Anımsarsınız:

İlk olaylar, o zaman adı DEHAP olan siyasi partinin Gemlik, İnegöl ve Kemalpaşa’da gövde gösterisi yapmak istemeleri yüzünden Eylül 2005’te çıktı. Bu kafile Bozüyük’ten geçerken otobüslerinin sarılması, hatta ikisinin ateşe verilmesi çok tehlikeli anların yaşanmasına yol açtı.

Geçen yılın nisan ayında DTP’lilerin Sakarya’da düzenledikleri “Barış ve Kardeşlik Gecesi” isimli eğlence, birkaç gün önce o yörede toprağa verilen “şehit”lerin üzüntüsünü gerekçe gösteren 1000 kadarsağcı/ülkücü tarafından basılmak istendi. Neyse ki güvenlik güçleri olayın önünü aldı.

Onu, Tarsus’ta, Kürt kökenli bir kiracının, bahçedeki incir ağacını sahibine sormadan kesmesi yüzünden çıkan ve kısa zamanda etnik cepheleşmeye yol açan kavga izledi. Bir kişi öldü. Olaylar iki gün devam etti.

Derken, 1 Ekim 2008 tarihinde, Ayvalık İlçesi’ne bağlı Altınova’da biri Boşnak öteki Kürt kökenli iki kişi arasında başlayan kavga kısa zamanda yüzlerce kişinin birbirine girmesine sebep oldu. Birçok işyeri taşlandı. Geride kalan ağustos ayında bir hiç yüzünden Rize’de aynı şekilde etnik köken farkı yüzünden büyüyen bir kavga yüze yakın insanın birbirine girmesine sebep oldu.

Daha pek çok örnek var. Bunlar bu ülkeyi yönetenlere bir şey demiyor mu? Demiyorsa bunlara üç adet kazı nasıl emanet edebilirsiniz?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI