Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teftiş başlarken

(Yoğun kış koşulları nedeniyle gazete erken basılıyor ve yazıları erken yazıyoruz. Bu yüzden, dünkü doğalgaz zirvesinde alınan kararlara yarınki yazımda değineceğim.)

İçişleri Bakanlığı'nın emri üzerine, 16 Mülkiye Müfettişi tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi ile buna bağlı EGO'nun ‘‘özel teftişi’’ dün başlatıldı. Bu iki kuruluşun işlem ve hesapları şimdi didik didik edilecek, ihaleleri kimlere nasıl verdikleri ortaya çıkarılacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan denetimlerde ortaya çıkarılan acı gerçeklerden sonra, Ankara'da bakalım neler çıkacak.

Biliyorsunuz, bu iki belediye başkanı da ‘‘milli görüşçü’’ olarak dinci partilerden seçilmişti. Fazilet kapatılınca ikisi de bağımsız kaldı.

Bu milli görüşçülerin ‘‘icraatıyla’’ ilgili olarak şimdi burada birkaç örnek vereceğim, yeniden bazı sorular soracağım.

* * *

1- EGO Genel Müdürü olan İhsan Fincan isimli şahıs hacca gitmek istiyor. Recai Kutan geçen yıl Ankara'daki Suudi Büyükelçiliği'ne imzasıyla mektup yazıp bu şahsın Fazilet Partisi üyesi olduğunu belirtiyor. Burada ya Kutan yalan söylüyor, ya da kamu görevlisi olan İhsan parti üyesi. Hangisi doğru? Soruyorum, tık yok.

2- İ. Melih belediyesi, şimdi ismini Elektromed olarak değiştiren Alfagas isimli bir firmaya doğalgaz sayaçları ihalesi veriyor. Bu ihale sürekli aynı firmada kalıyor, firmaya tek tabanca olarak 200 milyon dolara yakın para ödeniyor. Bu süreç didik didik edilmelidir. Diğer bütün firmalar safdışı kalmıştır.

Elimde İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanmış bir belge var. Doğalgaz sayaçlarına ilişkin ihaleleri Elektromed (Alfagas) firmasının alması için ‘‘özel gayret’’ gösterildiği konusunda hazırlanan 27 Mart 2001 tarih ve 149/10 sayılı raporla, soruşturma izni verilmiş.

Yine aynı konuda, belediye birimleri ile Alfagas şirketi arasındaki ilişkilerin ‘‘yasalara uygunluğu’’ konusunda soruşturma yapılması için 21 Mart 2001 tarih ve 149/9 sayılı rapor düzenlenmiş. Aynı konuda Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş. Ne oldu bunlar?

3- Akay kavşağı ihalesi çok dikkatle irdelenmelidir. Salih Bezci isimli şahsın BESA isimli firmasına verilen bu iş gecikmiş, ihale bedelinin birkaç katına çıkmıştır. Bu rakamlar meçhuldür. Bezci, İ. Melih'in en yakınlarından biridir ve bugüne kadar böyle bir proje yapmamıştır.
İhale bu firmaya nasıl verilmiştir? Bu işin maliyeti kaç milyon dolar olmuştur? Gecikme cezası alınmış mıdır? Alınmamışsa niçin?

* * *

Burada başka, ama çok önemli bir konuya da değinmek gerekiyor. Bir kamu görevi olan belediye başkanlığı, kişisel kazanca alet edilebilir mi? Bu soruya hepiniz ‘‘hayır’’ diyeceksiniz ama durum böyle değil.

Ankara'da İ. Melih bugüne kadar herkes hakkında yüzlerce, belki binlerce dava açtı ve trilyonlar istiyor. Onun hakkında kim bir şey yazar veya söylerse, ardından dava geliyor! Ankara'da bütün asliye hukuk mahkemeleri, onun açtığı davalarla dolu. Bugüne kadar en az 500 milyar kazandı.

Avukatı ayrıca EGO'nun da avukatı oldu, oradan trilyonluk davalar alıyor. Dahası, belediyeye karşı açılan davaları da alıyor!

Açtıkları dava sayısını, kaç trilyon tazminat istediklerini, kaç para kazandıklarını soruyorum, yanıt gelmiyor. Bu döküm ortaya çıktığında, herkesin dudakları uçuklayacak. Ama gerçek değişmiyor:

Bir kamu görevi, kişisel kazanca dönüştürülüyor.

* * *

İçişleri Bakanlığı'nın, ‘‘Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin genel iş ve yürütümü, hesap iş ve işlemleri ve EGO Genel Müdürlüğü’’nü dünden başlayarak Mülkiye Müfettişlerince özel teftişe tabi tutmaya başladığı haberi, son derece olumlu bir gelişmedir.

İstanbul'a bir el atıldı, ortaya neler çıktı.

Türkiye bir ekonomik kriz yaşarken, İstanbul ve Ankara'nın ‘‘milli görüşçü’’ belediyelerinde katrilyonlar harcanıyor. Bu değirmenin suyu nereden geliyor, nereye gidiyor? Değirmenin suyundan kimler nasıl yararlanıyor?

Türkiye'de bütün yatırımlar, devlet harcamaları durdurulmuş, on binlerce insan işsiz kalmış ve devletin bütçesinin iki yakası bir araya gelmezken, bu iki milli görüşçü belediyenin paraları nerelere gidiyor?

Yoksa bunlar Türkiye'nin içinde özerk bölge mi olmuş?

Sadece şu son doğalgaz olayı bile, bize neler öğretti. Dünyanın neresinde bir kamu hizmeti yüzde 50 kárla yapılır?

Alfagas olayı, Akay kavşağı ihalesi nedir? İ. Melih, ağaç ithal ettiği firmaların davetlerine karısıyla birlikte katılmış mıdır? Bu ağaç olayının maliyeti nedir?

Mülkiye Müfettişleri şimdi çok kutsal bir görev yapacaklar. Milletin parasının İstanbul'da olduğu gibi, Ankara'da da nasıl ve nerelere harcandığını tek tek ortaya çıkaracaklar.

Tavsiyem, belediye şirketlerinin de irdelenmesidir. Oraları da bir madendir. Örneğin, kömür ithalini tek tabanca olarak yapan BELKO isimli şirkette olanlar kitap konusudur ve bir bölümü Resmi Gazete'de yer almıştır.

Bu soruşturma sırasında benim de bilgime başvururlarsa sevinirim. Onlara başka kaynaklar da gösteririm, kamu parasının nasıl harcandığı konusunda, çorbada tuzum olur.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI