Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tefrika tıbbı

<B>SABAH </B>kalkıyorum... İçimde nedenini bilmediğim bir sıkıntı. Hatırlamam uzun sürmüyor.<br><br><B>‘Sahi ya... Ölüyoruz, daha ne olsun!’</b>

Eksik olmasınlar tıp ve basın el ele verdiler bizi bilinçlendiriyorlar.

Ölüyoruz.

‘Daha önce bilmiyor muydun?’ diyeceksiniz. Evet ama bu kadar dank etmemişti. Hem benim dediğim, sırf bildiğimiz ölüm değil. Daha çok ‘yaşarken ölmek’.

Bunun için 40 yaşına gelmiş olmanız yeterli. Sizi nelerin beklediğini tekrarlayıp yeniden asabınızı bozmayayım fakat şu kadarını söyleyeyim, 40 yaşından sonra yatağa sağ salim girebildiğiniz her gece için şükredeceksiniz.

40 yaş dönüm noktasıymış. Öyle diyorlar. Her an her tarafınızda bir arıza çıkabilir. Ne iyi değil mi bunu öğrenmeniz! Hele sık sık dile getirilmesi...

Durmadan tahlil yaptıracaksınız. O test, bu test...

Ne keyifli di mi?

Aman iyi çıkarın keyfini zira 50’ye geldiniz mi sağlığınızı hálá koruyor olmanız artık bir mucize!

Sizi kafese koyup gezdirseler yeridir. Öyle rastlanmaz bir vaka yani.

Diyelim ite kaka 60’a geldiniz...

Bir dakika! Panik yapmayın ama siz aslında ölmüş olabilirsiniz!

70’e hiç girmesek daha iyi. Hem konu olarak hem yaş olarak. Zira ‘tefrika tıbbı’ onları zaten yok sayıyor. Bakıyorum tavsiyelere, uyarılara falan 70 üstünden bahis yok. Hani neredeyse ‘Siz hálá burada mısınız?!’ diye soracaklar.

* * *

Sizi bilmem ama ben bilinçlenmek falan istemiyorum.

Kendi bildiğim gibi, anamdan gördüğüm şekilde beslenmek, yaşamak, hayatın tadını çıkarmak istiyorum.

Ancak habire yaşımın getirdiği riskler, içeriği ‘Dikkat dikkat! Ölüyorsunuz’ şeklinde özetlenebilecek yazılar karşıma çıktıkça hakikaten moralim bozuluyor.

Yaşanan estetik çılgınlığını da bu yazılanlara bağlıyorum ben. Madem 40’tan sonrası ölümden beter, 40’ta kalmakta fayda var tabii.

‘Ne alakası var?’ diyeceksiniz. İnsan hiç olmazsa aynaya baktığında kendini hayattan demir almaya yakın görmezse belki bu kadar koymaz yazılanlar çizilenler. Bir nevi ‘kendi kendine söylenmiş pembe yalan’ diyebiliriz. Yoksa hakikaten tası tarağı toplayıp bu hayattan gidesi geliyor insanın. Mesela bir menopoz anlatıyorlar... Aslında bu kadar süründüreceğine öldürse daha iyi diyorsunuz.

Kısacası, kimsenin 40’tan sonra kendini bekleyen felaketler konusunda bu kadar bilinçlenmeye ihtiyaç duyduğunu sanmıyorum. Daha çok moral istiyoruz. Fazla gerçekçiliğin lüzumu yok.

Ha bir de habire ‘Amansız hastalık’ deyip durmasak... Umutla tedavi olan binlerce hasta var. Hani bu hastalıkta en önemli şey moraldi?

MIŞ-MUŞ

Erdoğan’a göre sorun dayak değil, dayağın haber olmasıymış.

Sorunun her ikisi de olmayıp aslında ne olduğu ortada ama...

Erdoğan’la aynı gün televizyon programına katılan Gökçek reytingde Başbakan’ı sollamış.

Bu, ilk kurultayda aday olacak demektir.

Türkiye de uzaya açılacakmış.

Erdoğan’ın gezip görmediği ülke kalmadığından...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI