Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tedavi zamanı

FENERBAHÇE iyi oynayabilmeyi bir becerebilse, peşi sıra galibiyetleri gelse, kimse çıkıp da Fenerbahçe’nin falanca oyuncusunun özel hayatına karışmayacak.

Hatta “yakışır, helal olsun koçlarıma” diyenler çoğunlukta olacak. Ancak iyi oynamayı bir türlü beceremeyen, olmadık puan kayıplarına dur diyemeyen bir takımsan eğer, taraftar, kamuoyu ve basın karışır, konuşur, yazar, çizer elbette. Çünkü Fenerbahçe büyük ve beklentileri yükselten bir camia. Dün gece Fenerbahçe’den kötü geçen günlerin inadına bir patlama beklerken, az kalsın Kadıköy’de yine bir bomba patlayacaktı. Ankaragücü’nü ve oyununu  küçümsememek gerek elbette, ancak Fenerbahçe kendi evinde yine kötü oynadı, yine öldü öldü dirildi desek haksızlık etmiş olmayız sanırım. Bu nedenle bu galibiyet Fenerbahçe’ye nefes aldırmış olsa bile ben yine de asıl bir an önce devre arasının gelmesinin Fenerbahçe’ye rahat bir nefes aldıracağını düşünüyorum. Ancak bu aranın “her konuda bir tedavi zamanı (!)” olması gerektiğinin da altını çiziyorum.

OYUN BOZAN

Güiza.
Resmen oyun bozuyor.
Fenerbahçe ne zaman hızlı ve organize bir atak başlatsa, top Güiza’ya geldiği anda
bu atak bozuluyor.
Ya topu kaptırıyor,  Ya topu eziyor,  ya da çok kötü bir pasla atağı bitiriyor.
Dün Fenerbahçe’yi kurtaran golü atsa da ne yazık ki 1 doğru 100 yanlışı götürmüyor.
Elbette Güiza’nın kariyerine saygılıyız, sıradan bir futbolcu olmadığını düşünüyoruz.
Ancak keşke o da futbola saygı duysa ve Fenerbahçe’nin sıradan bir takım olmadığının farkına varsa.

ÖZER, UĞUR ve ANKARAGÜCÜ

Dün gece galibiyeti kim haketti?
Fenerbahçe mi,
Ankaragücü mü?
Bence her iki takım da galibiyeti haketti. Yani maçın hakkı beraberlikti bence.
Çünkü eğer Fenerbahçe kendi evinde Ankaragücü’nü ezerek yenemiyorsa, arada çok büyük bir fark yoksa, Fenerbahçe’nin hakkı olan en küçük parçayı da Ankaragücü’nün hanesine yazmak gerekir. Eğer Fenerbahçe büyüklüğündeki bir takım oyunun son saniyelerine kadar ecel terleri döküyorsa, Ankaragücü’nü de görmezden gelemeyiz. Kaldı ki, son saniyede Özer’in çıkardığı top çizgiyi geçti mi, geçmedi mi tartışılır.
Buna rağmen Fenerbahçe’de umut veren bir Özer vardı dün sahada. Keşke daha önceki maçlarda da şans verilseydi de dün gece biraz daha rahat oynabilseydi diye geçirdim içimden.
Bir de Sevilla kahramanı Uğur Boral’ın dün 2-3 dakika bile oyuna girmesi sanırım birçok futbolseveri mutlu etmiştir. Ben olsam, Vederson, Carlos, Santos ve Uğur arasından ikisini seçmek gerekirse, önce Uğur’u yazıp yanına koyacağım diğer solak kim diye düşünürdüm.

MAÇIN ÜÇ ADAMI

Vassell (A.Gücü) - Alex (F.Bahçe) – Metin Akan (A.Gücü)

Önemli Not: Yaklaşık 6 yıldır sadece F.Bahçe’nin üç adamını seçtiğim bu köşede artık karşılaşmanın her iki takımını da gözeterek seçim yapacağım.

X