Gündem Haberleri

GÜNDEM

    “Tecavüz çocuğu”na isyan büyüyor!

    Hürriyet Haber
    04.09.2012 - 18:57 | Son Güncelleme:

    Hey sizler…

    Bu satırları okuyanlar…

    Zeynep’e destek olmak isteyenler…

    O tecavüze uğramış 16 yaşındaki çocuğu korumak isteyenler…

    Onu, karnındaki bebeği doğurtmaya zorlayanlara ateş püskürenler…

    “Acilen bir şeyler yapılmalı!” diyenler…

    Sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır.

    Çünkü “Vah vah” deyip geçmiyorsunuz, en azından ses veriyorsunuz, tepki veriyorsunuz.

    Sabahtan beri yüzlerce mail yağıyor.

    “Tecavüz çocuğu”na isyan büyüyor.

    Sağ olun, var olun.

    FATMA ŞAHİN ZEYNEP’İN HAYATINI KURTARABİLİR 

    İnsan, yazı yazınca, haber yapınca, aslında bir kuyuya taş atıyor.

    Birilerinin içinde bir dalgalanma oluyor mu, işe yarıyor mu, o haberin o kişiye bir yardımı olacak mı bilmiyor.

    Zeynep olayında hala bilmiyorum.

    Belki de biz ne yaparsak yapalım, Zeynep’i o çocuğu doğurmaya zorlayacaklar.

    Bilmiyorum.

    İnşallah öyle olmaz diyorum.

    Ama sizlerden gelen “destek mailler”iyle de güç buluyorum.

    “Evet” diyorum, “Mücadeleye devam etmeli. Benim gibi düşünen bu kadar insan var. Yalnız değilim…”

    Sizi, sizden gelen maillerin bir kısmıyla baş başa bırakıyorum.

    Ve bakan Fatma Şahin’in olaya el atmasını umut ediyorum.

    O isterse, her şey hızlanır ve Zeynep’in hayatı kurtulur…

    DNA TESTİNİN SONUCU 4 SAATTE ALINABİLİR

    Ayşe. Moleküler biyoloğum. DNA testi konusunda akademik düzeyde bilgi sahibiyim. Bir çok yakın arkadaşım, öğrencim ve meslektaşım da adli vakalar üzerine çalışıyor. DNA testi örneğin hazırlanması, PCR reaksiyonu ve sonucun gözlemlenmesi aşamalarından oluşur ve sadece 4 saattir. Yazında bahsettiğin gibi 6 hafta sürmesinin nedeni, maalesef bürokrasi ve bu testleri yapan laboratuarların iş yükü. Bakan Hanım aracı olursa, belki çok geç kalınmadan test yapılabilir... (Hakan)

    - Teşekkürler Hakan. Bu çok faydalı oldu. Testin sonucunun 4 saatte alınabileceğini bilmiyordum. Demek ki, Bakan Fatma Şahin’in olaya el atması farz oldu. Ancak onun desteğiyle işler hızlanabilir. Yoksa bu bürokraside kimseye laf anlatmak mümkün değil. Zeynep’i, ailesiyle bile görüştürmüyorlarmış. Delirmemek elde değil. Kim bilir kızcağız ne halde…

    AİLEDE DE SUÇ YOK MU?

    Son yazdığınız şu 15 yaşındaki Zeynep ile ilgili yaşananları bütün sinirlerim gerilerek okudum. Ama size bir şey soracağım: Ailede de suç yok mu? Bir anne nasıl böyle bir şeyi kızına yapar? Nasıl böyle bir adama kızının çıplak fotoğraflarını gönderir, anlayamıyorum. Fakat o başka, Zeynep’in kürtaj olma meselesi başka. Mutlaka olmalı, çok küçük daha, önünde bir gelecek var… (Semra Ö.)

    - Ben de sizin gibi düşünüyorum. “Ailede suç yok mu?” ne demek? Olmaz mı? Var tabii. Cehalet, çaresizlik hepsi bir arada, olan da kıza olmuş. Ama sizin de dediğiniz gibi o mesele başka. Şu anda öncelikli olan Zeynep’in kürtaj olabilme hakkının verilmesi. O bebeği doğurursa, geleceği meleceği olamayacak…

    DOĞURMAK ZORUNDA OLMASI ŞAKA GİBİ

    Zeynep’in hikayesini üzüntüyle okudum. Ben de hamileyim ve büyük bir heyecan içinde bebeğimizi bekliyorum. Hamilelik dediğiniz böyle olmalı, heyecan içinde. Zeynep'in günahı ne peki? İnsanlar neden anlamıyor? Neden hayatının en özel, en büyülü olayı olması gereken şeye mecbur bırakılıyor? Tecavüzcüsünün çocuğunu doğurmak zorunda kalması şaka gibi. Çabalarımız, isyanlarımız boşuna! Değişmiyor bu ülkede hiç bir şey. Nereye gidiyoruz, ne olacağız? Uyuyan bir Türkiye'de yaşamak, bu ülkeye bebek getirmek bazen beni korkutuyor. (Gökçe Ç.)

    - Aslında benim Gökçe… Korkma demem lazım. Umut vermem lazım. Ama verecek halim en azından şu anda yok. Bu kızın durumu beni de mahvetti. Nasıl olsa gerçek olmaz, olamaz, mümkün değil, dediğim bir şey gerçek olmak üzere. Elimizi çabuk tutmamız gerekiyor. Ne kadar geç o kadar imkansız. Bir an evvel kürtaj olmalı Zeynep. 

    BUNDAN SONRAKİ HAYATI NE OLACAK?

    Annenin rahatlığı bence bu adamı bu kadar cesur kılmış. Adam, annesine sadece sürtünme yoluyla yaklaşacağını kızlığına zarar vermeyeceğini söylüyor, anne de bunu kabul ediyor. Bunu anlamak mümkün değil. Kız, ablalarına, rehber öğretmenine adamdan duyduğu rahatsızlığı da dile getiriyor, kimse ciddiye almıyor. Olay günü ise kız adamın düşüncesini bile bile ablalarına götürecek diye adamın arabasına biniyor, kendisine yolda bir mont ceket alıyor, bunun altından bir şey çıkacak diye düşünüyor ama yine de adamla gidiyor. Bana bile bile lades durumu gibi geliyor. Herkes ne olabileceğini biliyor ama kimse engellemek adına müdahil olmuyor. Kimse gerçekten de kimse Zeynep’e sahip çıkamamış. Tecavüzcü de bu olaydan ceza almadan ortada gezinirse, bu iş bu kadarla bitmez gibi geliyor. Okula dönmek istiyor, bu yaşadıklarından sonra o da zor. Çocuk, bundan sonraki hayatına kiminle, nasıl devam edecek? Kürtaj kadar önemli olan bir şey de bu. Yani kürtaj işin yarısıysa, kızın geleceği de bunun diğer yarısı. Salt hamilelikten kurtarmak yetmeyecek. (Sevgi K.)

    - Haklısın Sevgi. Zonguldak’ta bir abla var, evli, çocuklu. Zeynep de ona çok yakın. Velayetini o alabilir ve onunla yaşayabilir. O çok aklı başında bir abla. Orada liseye devam edebilir. Tabii ki bu yaşadığı travma kolay kolay geçmeyecek ama karnının büyümesinden, o çocuğu dünyaya getirip, devlete teslim etmesinden ve 18 yaşına kadar sığınma evinde yaşamasından daha iyi öyle değil mi? Yoksa yazdıklarına katılıyorum. Sadece şu anda öncelikli olanın başka bir şey olduğunu söylüyorum. 

    SESİMİZİ NASIL DUYURALIM

    Bu iş lafta kalmasın, lütfen sıkıştırmaya devam et. Bu kızın bu doğumu yapmasına izin vermeyelim demişsin harika da söylemişsin ne yapalım, nasıl yapalım? Şikayet mi edelim, bakanlığı mı arayalım, ne yapalım? Benim gibi eminim hırsından o adamı ve onun gibileri hatta onu salıverenleri parçalamak isteyen bir sürü insan vardır, kamuoyu inisiyatifi yaratıp sesimizi duyuralım ama nasıl? (Seçil D.)

    - Seçilcim bilsem. Elimden geldiği kadarıyla sizin yardımınızla bir kamuoyu yaratmaya çalışıyorum. Avukatı arayıp durum nedir diye soruyorum. Ama benim şu anda Zeynep’e ulaşabilme durumum yok. Zaten kılık da değiştirmeseydim tövbe almazlardı içeri, görüşemezdim. Bence tek yol Fatma Şahin’in olaya müdahale etmesi. Benim aklıma başka bir şey gelmiyor. 

    BU NASIL BİR BİR ÜLKEDİR!

    Bu ne biçim bir bürokrasidir? Bu nasıl bir ülkedir? Bu nasıl bir rezilliktir? Hani bizim vicdanımız, hani bizim insanlığımız? Nerede? Zeynep'in öyküsünü okuyunca titredim. Kendimi yerine koydum, çok aşağılık, çok gurur kırıcı bir durum. Tarif edilemez bir yara. 16 yaşında hayatın baharında bir genç kız. Nice umutlara, nice hayallere sahipti kim bilir? Türkiye'de bir insanın hayatının karartılması bu kadar kolay işte. Sevgili Ayşe Arman, lütfen bu konunun peşini bırakmayın, lütfen. Siz ne kadar çok bağırırsanız, o kadar bizlerin sesi olursunuz. Lütfen Zeynep'in hayatı kurtulsun. (Ebru İ. U.)

    - Evet, el birliğiyle buna uğraşıyoruz. İnşallah bir şeyler yapabiliriz. Türkiye’de bir insanın hayatının karartılması bu kadar kolay işte cümlesine yerden göğe katılıyorum. Hele maddi olarak güçlü değilsen, sağlam dostların, tanıdıkların yoksa…

    MANHATTAN’DA TÜYLERİM DİKEN DİKEN

    New York’tan yazıyorum. İsmim Sevgi. Burada, klinik psikoloji master'ı yapıyorum, 24 yaşındayım. Zeynep’le ilgili yazdıklarınızı okuduğumdan beri şoktayım, Manhattan sokaklarında tüylerim diken diken dolaşıyorum. Aklımda sadece Zeynep ve onun acıdan yanan yüreğinin hali var. Kendimi Zeynep’e yardım eli uzatamamaktan ötürü suçlu hissediyorum. Zeynep’'e Amerika'ya bilet alabilmenin maddi yolunu bulsak, buraya gelse, ben onu JFK havaalanından bizzat karşılarım ve master bölümüm gereği bildiğim klinikler var ve orada kürtaj için yanında olurum. Benim evimde misafir ederim, kendini iyi hissetmeye başladığı gün de kendi ellerimle geri havaalanına götürür, uçağına bindiririm. (Sevgi A.)

    - Sevgicim sağol. Ama o devlet koruması altında. Onu o sığınma evinde, hadi bakalım gidiyoruz diye çıkartmak mümkün değil.

    ÇARPIK SİSTEMİMİZİN BEDELLERİ

    Zeynep'in hikayesini okuyorum ve bir kadın olarak saçımı başımı yolmak istiyorum. Öfkeden avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. Bu dünyada küçücük kızının vücudunun resimlerini çekip diğer kızının imamlı nikahlı kocasına gösterebilen ve bunu haftada gelecek 50-100 lira için yapabilen annelerin var olabileceğine inanmak istemiyorum. Bizim çarpık sistemimizin ve daha çarpık düşünce yapımızın bedellerini çocuklarımızın ödediği bir dünyada yaşamaya isyan ediyorum. Ortada çok önemli bir mesele varken, insanların hala senin saçına, başına takıp bu insan demeye dilim varmayan yaratığa söyleyecek bir şeylerinin olmamasına katlanamıyorum. Ne oldu bize Ayşe? İnsanlığımız, sağduyumuz nereye gitti? Biz nasıl bir çocuğu böyle çaresiz, bir sapığı sokaklarda böylesine özgür bırakabilecek, 3 maymunu bu kadar iyi oynayabilecek hale geldik? Yuh diyorum da başka bir şey diyemiyorum! Yuh olsun bize!(Nihal)

    - Evet öyle Nihal. Kötü, umursamaz, vurdumduymaz insanlar olduk. İnsanlıktan çıktık. Değil mi ama? O kızcağıza yardım etmemin bir yolu olmayı. Ama öyle değil. Boş ver sen Nihal onları, onlar kendi çukurlarında boğulsunlar, biz Zeynep’e yardım edebilmenin bir yolunu bulalım, hadi kafayı çalıştıralım. Hep birlikte. Bütün akıllar bir araya gelirse, belki Fatma Şahin de bizi duyarsa, başarırız…

    ADALET BAKANLI’ĞINDAN YARDIM İSTEYİN

    Bugün yazdığınız tecavüz gebeliği ile ilgili olarak bahsettiğiniz babalık testi işlem olarak 1-2 gün içerisinde yapılabilen bir test, hadi diyelim tekrar falan gerekti 4-6 gün. Eğer 1,5 ay süre veriliyorsa ya bürokratik yazışmalar nedeniyle uzuyordur. Bu testi, adli vaka olması nedeniyle sadece adli tıp laboratuarlar yapabiliyor. Bu nedenle bürokratik işlemlerin hızlanması için kurumla görüşülebilir ya da Adalet Bakanlığı hızlanması için baskı yapabilir. (Dr. Güven T.)

    - Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim Güven Bey. Belki bütün bu kamuoyu desteğiyle bir şeyler yapılabilir. Bütün kalbimle diliyorum. O küçük kızı çaresizliğiyle yalnız bırakmayalım istiyorum.

    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı