Tebliğin içeriği

Hürriyet Haber
18 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 18 Eylül 1998 - 00:01

Kamuoyunda bilinen adıyla ‘‘30 Eylül Mali Milat’’ tebliği, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Maliye Bakanlığı'nın, 4369 Sayılı Kanuna İlişkin Genel Tebliği'nde, 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle, ‘‘asgari 1 gün’’ süreyle bankalarda bulundurulması gerekli kıymetler, ‘‘nakit para, döviz, mevduat sertifikası ve benzeri kıymetler’’ olarak sıralandı. Söz konusu kıymetler için bir alt limit öngörülmediği belirtilen tebliğde, bu varlıklar için herhangi bir vergilendirilmeye gidilmeyeceği vurgulandı. Böylece, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü Nevzat Saygılıoğlu'nun ‘‘Ak Çarşamba’’ olarak nitelendirdiği 30 Eylül 1998'e kadar bankalara bloke edilen 3.5 milyar lira ve üzerindeki nakit ve döviz için geçmişe dönük hesap sorulmayacak.

Tebliğe göre, 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle sahip olunan ve varlığı devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve sicillerle veya kanaat getirici vesikalarla ispatlanan kıymetler ile 30 Eylül'de asgari bir gün ile bankalarda tutulan nakit para, mevduat sertifikası, döviz ve benzeri kıymetler, 1 Ocak 1999 tarihinden sonra harcama veya servette meydana gelen artışın izahında kullanılabilecek.

Aynı şekilde, tapu siciline kayıtlı gayrımenkuller ya da kayıtlı haklar, trafik, gemi ve uçak siciline kayıtlı araçlar ile ticaret siciline kayıtlı ortaklık payları da, herhangi bir işleme gerek olmaızın harcama ve servetin izahında kabul edilecek.

Bankalar ve bankerlerin yaptıkları işlemlerle ilgili kayıtları ve düzenledikleri belgeler, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, özel finans kurumları, sigorta şirketleri ve benzeri mali kurumların düzenledikleri belgeler, posta idaresi nezdindeki çek hesabı, noter senet ve sözleşmeleri, defter tutar mükelleflerin kayıtları ile fatura, bordro, koambiyo senedi ve diğer kıymetli evrak ile şirketlerin ortaklık ve kooperatiflerin üyelik kayıtları da, kanaat getirici vesika olarak kabul görecek. Sayılan bu belgeler, yurtiçi veya yurtdışındaki kişilere ve kurumlara ait olmalarına bakılmaksızın, harcama veya servet izahında kullanılabilecek.

Tebliğ çerçevesinde, 29 Temmuz 1998 itibariyle yurtdışında bulunan kişi veya kurumların kayıtlarında bulunan kıymetler de, 1 Ocak 1999 tarihinden sonraki harcamaların veya servet artışının izahında kullanılacak. Ancak, 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle de bu kıymetlerin aynı kayıtlarda bulunması gerekecek.

Harcamaların veya servette ortaya çıkan artışın kaynağının bu kıymetlere dayandırılması halinde, bu kıymetlerin ilgili mevzuat çerçevesinde Türkiye'ye getirildiği veya harcama ya da servette artışa kaynak teşkil ettiğinin ispatı, mükellefe ait olacak.

Tebliğe göre, 29 Temmuz itibariyle varlığı ispatlanamayan kıymetler de, belirli şartlarda izah nedeni olarak kullanılabilecek. Bu konuda getirilen kıstaslar şöyle:

29 Temmuz itibariyle herhangi bir kayıtta görünmemekle birlikte, bu tarihten sonra devlet ya da devlet güvencesinde tutulan kayıtlarda görülen kıymetler, 30 Eylül'de aynı kayıtlarda yer almaları şartıyla izahta kullanılabilecek.

Anılan tarihler arasında Türkiye'deki banka, banker, özel finans kurumu, aracı kurum ve sigorta şirketi gibi mali kurum kayıt ve belgeleri ile ispatlanan kıymetler de, 30 Eylül itibariyle aynı kayıtlarda yer almaları şartıyla, başka bir işleme gerek olmaksızın izahta kullanılacak.

Bu tarihler arasındaki sermaye artırımı veya cari hesap yoluyla işletmeye konulan varlıkların, gerçekte varolması mutlaka kanıtlanacak.

29 Temmuz itibariyle varlığı ispatlanan bir kıymetin, daha sonra şekil değiştirerek aynı kişi veya farklı kişilerce mükerrer izah nedeni olarak kullanımı yasak olacak.






Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı