TCMB: Kamu bankaları ile dövize müdahale etmiyoruz

Hürriyet Haber
21.12.2001 - 14:16 | Son Güncelleme:

Merkez Bankası`nın, kamu bankaları aracılığıyla döviz kurlarına müdahalesinin söz konusu olmadığı, böyle bir ``müdahale opsiyonunun`` kullanılmasını da doğru bulmadığı bildirildi.

Bu arada önümüzdeki dönemlerde olası bir ters dolarizasyon süreci ve güçlü ödemeler dengesinin sonucu olarak, bu yılın tersine ekonomide, döviz arz fazlasının oluşmasının kuvvetli bir olasılık olduğu vurgulandı.

Merkez Bankası`ndan yapılan yazılı açıklamada, bazı basın organlarında, özellikle 14 Aralık 2001 tarihinden bu yana ``Merkez Bankası`nın kamu bankaları aracılığıyla döviz kurlarına müdahale ettiği ve bu yolla Türk Lirasının aşırı değer kazanmasının önüne geçmeye çalıştığı`` yönünde yorumlar yer aldığı hatırlatıldı.

Merkez Bankası`nın para politikası uygulamalarında şeffaflığı sağlayabilmek amacıyla, basın duyuruları aracılığıyla kamuoyunu bilgilendirdiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

``Şeffaflık, ekonomik birimlerin bekleyişlerinin olumluya yönlendirilmesi ve uygulanmakta olan politikalarımız hakkında gereksiz spekülasyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir. Ayrıca, şeffaflık 2002 yılında uygulamaya konulacak olan enflasyon hedeflemesi rejiminin düzgün işlemesi açısından da vazgeçilmez bir koşuldur.``

İleri sürüldüğü gibi, Merkez Bankası`nın kamu bankaları aracılığıyla döviz kurlarına müdahalesi söz konusu olmadığı belirtilen açıklamada, böyle bir ``müdahale opsiyonu``nun kullanılmasının da doğru bulunmadığı ifade edildi.

NEDENLER

Açıklamada müdahale opsiyonun doğru bulunmamasının nedenleri ise şöyle sıralandı:

``Daha önceki duyurularımızda, özellikle 17 Ağustos 2001 tarihli duyuruda, döviz kurlarında o dönemde görülen yukarı doğru eğilimin iktisadi temellerle çeliştiği, olumsuz bekleyişlerden kaynaklandığı, bekleyişleri olumsuz kılan dışsal şok niteliğindeki nedenlerin ortadan kalkmasıyla, giderek büyüyen bir köpük niteliği alan bu eğilimin tersine döneceği özenle vurgulanarak, kamuoyu bu köpüğe karşı dikkatli olması için uyarıldı.

Ekim ayı ortalarından başlayan süreçte bu köpüğün patladığı ve Türk Lirası`nın uygulanan politikalar sonucu giderek düzelen iktisadi temellere uyumlu bir düzeye doğru yöneldiği, herkesçe kabul görmeye başladı.

Böylelikle, Merkez Bankası müdahalesi olmadan da döviz kurlarında istikrarın olası olduğu ve esasen daha kalıcı ve inandırıcı bir istikrarın Banka`nın müdahalesinin minimum düzeye inmesi halinde, daha kolay başarılabileceği anlaşılmaya başlandı.``

Nitekim yaz aylarında müdahale dışı nedenlerle, temelde de IMF`den gelen kaynağın Hazine`ce iç ödemelerde kullanılması sonucu, sisteme çıkan Türk Lirası`nın sistemden çekilmesi amacıyla ve Mayıs ayında kamuoyuna duyurulduğu biçimde Merkez Bankası`nın sürekli ve önemli miktarlarda döviz satıyor olması ve yine o dönemde bir grup büyük bankanın ortak hareket ederek döviz sattıkları yönündeki yorumlara rağmen, Türk Lirası sürekli olarak ve aşırı oranlarda değer kaybettiği vurgulanan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

"YANLIŞ KANAAT"

``Diğer nedenlerin yanı sıra söz konusu süreçte, `döviz piyasasına doğrudan ve dolaylı olarak yoğun olarak müdahale edilmesine rağmen istikrar sağlanamadı` gibi yanlış bir kanaatin oluşması, döviz kurlarının doğal, inandırıcı ve kalıcı olabilecek istikrarını geciktirdi.

Benzer şekilde, Türk Lirası`nın değer kazandığı bir süreçte, döviz kurlarına kamu bankaları aracılığıyla dolaylı bir müdahalede bulunmak da, kurun doğal denge seviyesine ilişkin algılamaları yanlış yönlendirebilecek ve `kamu bankaları aracılığıyla yükseltilmiş kur` algılaması; kar realizasyonu ve spekülatif hareketleri besleyerek döviz piyasasının ekonominin iç dinamikleri çerçevesinde istikrara kavuşması amacının gerçekleştirilmesini imkansız kılabilecek.``

Daha önceki duyurularda da ifade edildiği üzere, dalgalı döviz kuru rejimi uygulaması çerçevesinde, döviz kurlarında aşırı dalgalanma halinde Merkez Bankası döviz kurlarına müdahale edebileceği vurgulanan açıklamada, ``geçen dönemler içerisinde bu tür müdahaleler de oldu.

Söz konusu müdahale opsiyonunun, Türk Lirası`nın değer kazanması sürecinde görülebilecek bir aşırı dalgalanmnde de geçerli olacağı açık konumda bulunuyor`` denildi.

"TERSİNE EĞİLİMİN İLK İŞARETLERİ"

Açıklamada, Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerini izleyen dönemde hızlanan dolarizasyon eğiliminin, 2002 yılında ``önemli miktarda faiz dışı bütçe fazlası verileceği, yapısal reformlara devam edileceği ve IMF`den ek dış kaynak sağlanacağının`` anlaşılması ve ekonomik bekleyişleri olumluya döndürmeye başlaması sonucunda ortadan kalktığı ve hatta tersine bir eğilimin ilk işaretlerinin ortaya çıktığı belirtildi.

DÖVİZ ARZ FAZLASI KUVVETLİ OLASILIK

Dalgalı döviz kuruna dayalı ekonomik program uygulayan ülke deneyimlerine benzer şekilde, Türkiye`de de, önümüzdeki dönemlerde olası bir ters dolarizasyon süreci ve güçlü ödemeler dengesinin sonucu olarak, bu yılın tersine ekonomide ``döviz arz fazlası`` oluşmasının kuvvetli bir olasılık olduğu vurgulanan açıklamada, devamla şöyle denildi:

``Bu durumda, dalgalı döviz kuru rejimi ile çelişmeyecek ve döviz kurunun uzun dönemli trendi ve doğal denge değerini bozmayacak şekilde döviz rezervlerini arttırmaya yönelik enstrümanların şeffaf biçimde kullanılması söz konusu olabilecek.

Bu tür enstrümanları kullanma gereği ortaya çıkarsa, Bankamızca yapılacak düzenlemeler şeffaflık ilkesi uyarınca önceden bankalara ve kamuoyuna eş anlı olarak duyurulacak.``

KAMU BANKALARI

Merkez Bankası açıklamasında, Şubat 2001 krizini takiben Bankanın da aktif olarak yer aldığı operasyonlarla, kamu bankalarının gecelik borçlanma gereklerinin hızla azaltıldığı ve oluşturulan etkin yönetim sürecinde, nihai hedef olan kamu bankalarının özelleştirilmesi zırlıkları bakımından önemli mesafe alındığı belirtildi.

Açıklamada, ``bu süreçte, kamu bankalarının döviz piyasalarında da, başkaca hiç bir kaygı taşımaksızın, son derece aktif olmaları doğal ve de gereklidir`` denildi.

Ancak ``kamu bankalarının döviz kuru politikalarının oluşturulmasında da rol aldıkları`` gibi bir yanlış algılamanın piyasalarda oluşması halinde; bir taraftan bu bankaların esnek döviz işlemi yapmalarının engelleneceği, diğer taraftan ise ticari öncelikleri bakımından yaptıkları sıradan bir döviz alım ya da satım işleminden dahi piyasaların farklı bir anlam çıkartmaya çalışacaklarına dikkat çekilen açıklamada, bunun da Merkez Bankası`nındöviz kuru politikasının anlaşılmasını güçleştireceği, buna izin verilmesinin ise söz konusu olmadığı kaydedildi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı