"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

TCK’yı bu ülkeye kimler hazırladı

<B>YÜRÜRLÜĞE </B>girmesi 1 Haziran’a ertelenen <B>Türk Ceza Yasası’</B>nı hazırlayan ve isimleri <B>‘TCK Tasarısı Alt Komisyon uzman danışmanı’ </B>olarak geçen doçentler Adem Sözüer, İzzet Özgenç ve Ahmet Gökçen kimdir?

Üçünün de ortak özelliği Başbakan Tayyip Erdoğan’a yakın olmaları ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde ‘danışmanları’ olması...

Düne kadar başta basın mensupları olmak üzere herkesin kábusu olan tasarının 20 yıllık bir geçmişi var. Başta Sulhi Dönmezer olmak üzere Faruk Erem, Sahir Erman, Çetin Özek, Duygu Yarsuvat, Feridun Yenisey, İsmet Kürümoğlu ve Köksal Bayraktar gibi ünlü ‘ceza hocaları’ baştan tasarının hazırlanmasında büyük emek verdiler. Daha birçok öğretim üyesi, barolar ve yargı mensubu komisyon çalışmalarına katıldı.

İlk çalışmalar 1985 yılında başladı; AKP iktidarına kadar üç taslak hazırlandı. Son taslak 1998’de hazırlanmıştı. 2000-2001’de hükümet tasarısı olarak Meclis’e sunuldu. Ecevit hükümetinin Adalet Bakanı Prof. H. Sami Türk, tasarıyı yeniden incelettirdi. AKP iktidarı tasarıyı hazır buldu ve ‘tartışmaya’ açtı. Tasarıyı Meclis’ten çıkarmak AKP döneminde gerçekleşti.

Bazı hukukçulara göre, ceza yasası Anayasa’dan bile daha önemlidir; çünkü rejimi belirleyen bir kanundur. Bu nedenle yasanın bütün değerler sistemi içinde olması gerekir.

Tasarı yeniden ele alınırken üç doçentin Başbakan Erdoğan tarafından bizzat çalışmalara katılması istendi. Hukukçulara göre, tasarı bu üç isim tarafından ‘kuşa’ çevrildi; ‘17 Aralık süreci için bu yasa şart’ denilerek, iktidarın arkasına aldığı rüzgarla alelacele Meclis’ten çıkartıldı. Alt Komisyon’daki görüşmeler sırasında CHP’li üyelerin direnmesiyle ancak, tasarıda bazı ‘anti-laik’ maddeler ayıklanabildi. 345 madde, Alt Komisyon’dan geldiği şekilde çok kısa sürede çıkarıldı.

Alt Komisyon’da ‘Bilim Danışmanı’ olarak geçen Sözüer, Özgenç ve Gökçen hakkında kamuoyuna intikal eden bilgiler şöyle:

ÜÇ BİLİM ADAMI

ADEM SÖZÜER:
İÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi... Öğrencilerine karşı yardımseverliği ile tanınıyor. Büyükşehir’de olduğu gibi halen Başbakan’ın danışmanlarından. Aynı zamanda Sabah Gazetesi’nin çıkardığı hukuk dergisinin danışmanlığını yapıyor. Zaman, Aksiyon ve STV’de hukuk konusunda sık sık görüşleri yer alıyor. Çıkar amaçlı suçlarla ilgili 4422 sayılı kanun değişikliğinin mimarı sayılıyor.

İZZET ÖZGENÇ: Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi... Doçentlik sınavında üç kez başarısız olduğu ve İdare Mahkemesi kararıyla bu unvanı aldığı söyleniyor. Başbakan Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde de ‘hukuk danışmanı’ydı. 1994 yılında yaptığı bir konuşmada ‘Doğal hukukun kavramının kaynağını ve dayanağını ‘ilahi mesaj’ olarak açıkladığı’ belirtiliyor. Albayraklar davasında ‘sanık’ olarak sorgulandı. AB’yi sarsan ‘zina’nın Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iptal etmesine karşın ‘son dakika’da TCK’nın içine girmesi için önerge verdiren ‘bilim adamı’ olarak tanınıyor. Halkın benimsediği dini inançlara aykırı davrananlara hapis cezası getirilmesini ve eğitim öğretim hakkının kullanılması adı altında türbanın serbestisi çabasında bulundu; türbanın engellenmesi halinde ağır cezalar önerdi; ancak kabul ettiremedi. ‘Edebiyat ve sanatta da müstehcenlik bulunduğu’ yolundaki ısrarlı yaklaşımı üzerine CHP’li Komisyon üyesi Orhan Eraslan toplantıyı bırakıp çıkmıştı. Prof. İbrahim Kabaoğlu’nun istifasından sonra yerine Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı’na getirildi. Hakim ve savcılara yeni yasa ile ilgili olarak hizmet içi eğitim veriyor. Etibank davasına bilirkişiliği tartışma yarattığını gazeteler yazdı.

AHMET GÖKÇEN: Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi. Trabzonlu. Liberal Düşünce Topluluğu’nun yayınladığı ‘TCK. Md.312/2’ adlı bir kitabı bulunuyor...

Ehil eller hazırlamadı

CHP Niğde Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Orhan Eraslan, ‘TCK’nın ehil ellerde hazırlanmadığını’ belirterek şöyle konuşuyor:

‘Anti-laik hükümleri tasarıya sokmamak için büyük çaba gösterdik. Hele türban serbestisi çıkarılmış olsaydı, örneğin Kemal Alemdaroğlu 10 bin yıl yatardı. Tasarının görüşülmesi sırasında bu haberlerin basında posta pulu kadar yer aldığını hatırlatmak isterim. Zina konusunda Başbakan’ı ikna eden İzzet Özgenç’tir, yoksa Başbakan bunu nereden bilsin. Hem Bakan Cemil Çiçek ve hem Komisyon Başkanı Köksal Toptan daha sonra bir şekilde Başbakan’ı ikna ettiler.’

Kumkumoğlu: Pendik’teki iddialarımın arkasındayım

CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kumkumoğlu, RODER Başkanı Saffet Ulusoy ve yöneticilerin açıklamaları üzerine şunları söylemek zorundayım diyor:

Benim anlattıklarım devletin resmi belgelerine dayalıdır. Önce herşey yapılmış, sonra izinler gelmiş, yasal kılıf uydurulmuştur. Ben seçim bölgemde bu yasadışılıkla ilgili olarak milletvekili olarak görevimin sorumluluğunu yerine getirdim. Devlet düzeni böyle işlemez. Eğer benim konuşmalarım yanlışsa beni mahkemeye vererek gereğini yapabilirler. Mahkemeye veremezlerse söylediklerimin gerçek olduğunu kabullenmiş olurlar. Sonuçta ben böyle bir limana karşı değilim ancak uygulamaya karşıyım.

Sporda da insan hakları vardır

BÜTÜN futbol kulüp başkanlarına, kulüp yöneticilerine ve teknik direktörlere sesleniyorum: Lütfen konuşmalarınıza, hal ve hareketlerinize dikkat edin. Milyonlarca taraftarı olan kulüplerin başkanı ve teknik direktörü olduğunuzu unutup taraftarları birbirine kışkırtmayın. Bütün beyanatlarınızda birbirinizi küçük düşürüp gülünç duruma düştüğünüzün farkında mısınız? Taraftarların birbirlerine hakaretleri, kavgaları... Futbolcuların, hakemlerin sahadaki hal ve hareketleri... Utanç verici!

Ben 1930 Trabzon doğumluyum. Bütün kulüplerin gönderlerinde Türk bayrağı dalgalandığına göre Fenerbahçe taraftarı olmam ayıp mıdır? Gönderde dalgalanan bayrağımıza göre lütfen anlayışlı olalım.

Mağlubiyeti, beraberliği ve galibiyeti ‘insan hakları’ dahilinde kabul edelim.

Kenan EYÜBOĞLU

Biliyor musunuz

1975 yılında kurulmuş olan Diyanet Vakfı’nın, Türkiye’de işhanı, hastane, dükkan, arsa, tarla olmak üzere 13 bin parça gayrimenkulünün bulunduğunu, bunların katrilyonlarca lira değerinde olduğunu...

GÜNÜN SÖZÜ

‘Büyüdükçe işsizlik artıyor! Büyüdükçe gelir dağılımı bozuluyor!’

(DSP Genel Saymanı Harun Öztürk)

MESAJ PANOSU

PANDOST’
un ‘Globalleşme ve Uyum Çabasındaki Türkiye’de, Çocuk ve Gençlerde Eğitim ve Psikososyal Sorunlar’ paneli bugün14.00’de Ataköy Yunus Emre’de. Konuşmacılar; Psktr. Dr. Muzaffer Uyar (yönetmen), İrfan Erdoğan, Özlem Özden Tunca, Şükran Soner ve Abbas Güçlü. (bilgi@pandost.com)
X