Ege Haberleri

    TCK’nın 146’ncı maddesi diyor ki

    Hürriyet Haber
    28.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    AVUKATLARIMIZIN bir bölümü, cezaevlerine girişte üzerlerinin aranması kararını protesto ile uğraşırken, bir meslektaşları da şu ‘‘kıyak emeklilik'' denen soygunu nasıl durdururum diye kafa patlatıyor.

    ŞU adı ‘‘çevre avukatları''na çıkmış, bir çok SİT alanı, yeşil alanı betondan yağmadan kurtaran grubun öncülerinden olan Avukat Noyan Özkan'dan söz ediyorum.

    NOYAN Özkan'ın girişimi, bir süre önce bazı gazetelerde küçük haber olarak yayınlandı ama, ‘‘soygunun''un büyüklüğü açısından çok önemli. Özkan, dünyanın hiç bir ülkesinde örneğine rastlanmayacak bir soygunu, sağduyulu bir çok vatandaş gibi içine sindirememiş. Milletvekili sıfatı taşıyıp da milleti soyan, dişinden tırnağından artırarak binbir güçlükle ödediği vergilerinin bir bölümüne kendi adlarına el koyan, ölülerini-dirilerini, dullarını-yetimlerini, evlenmemiş kızlarını ömür boyu milletin sırtına yükleyecek bir yasaya imza atanlar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş.

    ÖZETLE demiş ki:

    ‘‘Ekli listede kıyak emeklilik yasasına evet oyu vermek suretiyle, yüksek yargı organlarının kararlarını ağır biçimde çiğneyen 174 milletvekili hakkında TCK'nın 146. maddesine muhalefetten cezalandırılmaları için soruşturma açılmasını, ağır cezalık suçüstü hali bulunduğundan, milletvekili dokunulmazlık prosedürüne gerek olmadan, milletvekillerinin ifadelerinin alınmasını ve gerekli tüm Anayasa'yı koruyucu işlemlerin yapılmasını, hukukun üstünlüğüne inanan bir yurttaş sıfatıyla arz ve talep ederim.''

    ÖZKAN'ın ‘‘kıyak emeklilik yasası''na imza atanlar için uygulanmasını istediği Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesi şöyle:

    ‘‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI'NIN TAMAMINI VEYA BİR KISMINI TAĞYİR VE TEBDİ VE İLGAYA TEŞEBBÜS EDENLER İDAM CEZASINA MAHKUM OLURLAR''

    ÖZKAN'ın gerekçesi de şu:

    ‘‘YASAYA evet diyenler, Anayasa Mahkemesi'nin, benzeri 8 adet yasayı iptal eden kararlarından haberdardırlar. Evet oyu kullanan 174 milletvekili bilerek ve isteyerek milletvekili andlarını ve Anayasa'yı ihlal etmişler ve suç işlemişlerdir.''

    ***

    TABİİ, ben bir hukuk adamı değilim. Bu yazıyı okumak için değerli zamanlarını ayıranların çoğu da hukukçu değil. Ancak, milletvekillerinin 8 kez Anayasa'ya aykırı bulunan bir kanunu, yine Anayasa'ya aykırı olacağını bile bile çıkarmakta ısrarcı olmalarının Anayasa suçu olduğunu anlayabilmek için hukukçu olmak gerekmez.

    ANAYASA'ya aykırı kanun çıkarmanın, Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinde tarifi yapılan suçla birebir ölçüştüğünü kavrayabilmek için illa da hukukçu olmak gerekmez.

    ***

    TABİİ, siz 29 Ocak 2000 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadeli taahhütlü ve faksla gönderilen bu suç duyurusunun sonucunu merak ediyorsunuzdur:

    DİLEKÇE tarihinden iki gün sonra gelen cevap şöyle:

    ‘‘Sayın Noyan ÖZKAN

    Milletvekilleri hakkında, dokunulmazlıkları kaldırılmadan soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağından, 29.01.2000 tarihli dilekçeniz, gereğinin taktir ve ifası için T.B.M.M. Başkanlığı'na gönderilmiştir.

    Bilginizi rica ederim.

    Vural SAVAŞ

    Cumhuriyet Başsavcısı''

    ***

    İŞTE bazılarının ‘‘Böyyük Türkiye''si...

    İŞTE demokrasimiz, işte adaletimiz.

    İŞTE bir 5 yıl daha seçilmek için Anayasa'ya aykırılığı bile görmezlikten gelerek, yasa yorumcularına göre suç olmasa da vicdanlarda olduğu kesin bir ‘‘suç''u imzası ile yasalaştıran cumhurbaşkanımız.

    BİRİ tutuyor, biri kesiyor, biri yiyor... Diğeri de ‘‘Hani bana... Hani bana...'' diyor.

    BİZ kimi kime şikayet edeceğiz ki...

    İŞİ Allah'a havale etmekten, ‘‘Haram olsun... Dizinize gözünüze dursun..'' demekten başka çaremiz var m?

    AMA inanıyorum ki; kanunlarımızın yargılayamadıklarını yüce adalet yargılayacak, burunlarından fitil fitil getirecektir.

    TÜYÜ bitmemiş yetim hakkına el uzatmanın ne demek olduğunu her fırsatta gösterecektir.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı