Gündem Haberleri

    TBMM terörü konuşuyor

    A.A/ANKA
    07.10.2008 - 18:11 | Son Güncelleme:

    AKP'nin, TBMM Genel Kurulunun bu haftaki gündemi ve çalışma saatine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

    AKP, TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması nedeniyle, Genel Kurula grup önerisini getirdi. AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, grup önerisi hakkında bilgi verdi. Öneride, Türkçe'deki bozulma ve yabancılaşmayla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu Raporunun bugün görüşülmesi, yarınki birleşimde sınır ötesi operasyonla ilgili Başbakanlık Tezkeresi'nin ardından, Dünya Su Forumu ile coğrafi işaretlerin korunması hakkındaki yasal düzenlemelerin ele alınması, 9 Ekim Perşembe günü ise Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nda değişiklik öngören yasa tasarısının görüşülmesi yer alıyor. Öneride, Genel Kurulun yarın ve 9 Ekim Perşembe günü saat 20.00'ye kadar çalışması öngörülüyor.

    Öneri aleyhinde konuşan DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, ülkenin gündeminde ekonomik kriz ve terör gibi çok daha ciddi sorunların olduğunu, ancak bunların iktidar tarafından Meclis gündemine getirilmediğini söyledi. Yarın görüşülecek Başbakanlık Tezkeresinin, sorunun askeri boyutunu oluşturduğunu kaydeden İçli, terörün sadece askeri değil, siyasi ve diplomatik yönünün de bulunduğunu ifade etti.

    “25 yıldır bu terör belası canlarımızı alıyorsa, olayın siyasi ve diplomatik yönününde Mecliste konuşulması lazım” diyen İçli, PKK'nın, Tezkere geçen yıl Meclise sunulduktan 6 gün sonra Dağlıca, bu yıl da yeniden uzatılacağının yazılıp çizilmesinin ardından Aktütün baskınını gerçekleştirdiğini anlattı. İçli, bununla PKK'nın AKP'ye, “Sizler bana, beni himaye edenlere bir şey yapamazsınız, keyfim isterse gelip can alırım, siz egemen bir devlet olarak buna karşı bir şey yapamazsınız, siz siyasi ve diplomatik açıdan başarısız bir hükümetsiniz” diyerek “kafa tuttuğunu” ileri sürdü.

    İçli, “Merhum Ecevit'in, Kıbrıs'ta soydaşlarımız için ABD ve birçok egemen devlete karşı 'Ayşe tatile çıktı' emrini vermesi gibi, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kendi ve bölgedeki ülkelerin ulusal bağımsızlığı için siyasi ve diplomatik kararlılığı göstermek zorundadır” dedi.

    “MECLİS SORUMLULUĞUNU TAŞIMAYACAK MI?”

    DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin birinci gündeminin “25 yıldır süren silahlı çatışma ortamı” olduğunu belirterek, “Her gün acı yaşadığımız bugünlerde yüce Meclis, 25 yıldır süren çatışmayı sona erdirmenin sorumluluğunu siyaseten taşımayacak mı?” diye sordu.

    Ülkenin en önemli sorununu gündemin en başına koymanın iktidar ve anamuhalafet partisinin görevi olduğunu kaydeden Kaplan, “Cumhurbaşkanı, liderler zirvesini toplayamıyor, Başbakan, ülkenin en önemli sorununu liderleri davet edip konuşmuyorsa, Meclis bunu konuşmuyorsa, görevini yapmıyor demektir. 25 yıldır süren çatışma ortamının sorumluluğunu askerin üzerine atarak, askeri tek başına bırakarak, sorunun çözümünün silah, baskı şiddet ve inkar politikalarına bırakılmasıyla bir yere varılmadığı görüldü” dedi.

    Çözümün “çok komplike” olduğunu, sadece Meclisteki siyasi partilerin bir araya gelerek konuşmasıyla değil, ülkenin tüm kesimlerinin ayağa kalkması halinde acıların son bulacağını savunan Kaplan, “Ülkenin sorunlarını çözemiyorsanız, çözemiyorsak...Bu dönem Meclisinin yapacağı en erdemli, en namuslu iş, 'Ben bu sorunları çözemiyorum, uzlaşamıyorum, bir araya gelemiyorum, ben bittim' deyip sandığa gitmektir. Halk yeni bir Meclis oluşturur. Bu Meclis Türkiye'nin sorunlarını çözer. Gerçek gündem budur. Gerçek gündem ocaklara düşen ateştir, gelen cenazelerdir, şehitlerdir. Kürt-Türk iç savaşına dönüşen bir ortamı yaşıyoruz. Bunu erteleme lüksünüz yok” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından AKP Grup Önerisi, kabul edildi. Daha sonra Türkçede yaşanan bozulma ve yabancılaşmayla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu Raporunun görüşülmesine geçildi.

    MECLİS BAŞKANVEKİLİ MUMCU: "TERÖR DEMOKRASİNİN DÜŞMANIDIR"

    TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, terörün hedefinin Türkiye’nin ulusal birlik ruhunu yok etmek ve kardeşi kardeşe kırdırmak olduğunu söyledi. Terörün hakim olduğu ülkelerde anayasaların da parlamentoların da demokrasiye kendilerinden beklenen sağlıklı katkıyı vermesinin zor olduğunu ifade eden Mumcu, “terör demokrasinin düşmanıdır” diye konuştu.

    Mumcu, uzun yaz tatili ve akabinde bayram tatilinin ardından çalışmalarına başlayan Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı açış konuşmasında, yeni yasama yılında yoğun bir çalışma süreci içinde olunacağını belirterek milletvekillerinin bu temponun üstesinden geleceğine inandığını söyledi. Yeni yasama yılını ekonomisi çok güçlü bilinen ülkelerde başlayan bir ekonomik çalkantı ortamında açtıklarını belirten Mumcu, “Ülkemizin bu krizden etkilenmemesi veya olabildiğince az etkilenmesi benim de temennimdir.

    Ancak Amerika Birleşik Devletlerinde bile dev bankaların, büyük sigorta şirketlerinin devlet tarafından kurtarıldığı bir ortamda bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyük önder Atatürk tarafından atılan ekonomik temellerindeki mantığın ne kadar doğru olduğu daha da önemlisi, günümüzde çeşitli iç ve dış çevrelerce iddia edilenin tersine modasının da geçmemiş olduğu görülmektedir. Bu ekonomik krizin kapitalist sistemin sınırsız kar güdüsünden kaynaklandığı, bizzat bu güdüyü kutsallaştıran çevrelerin de bugün ister istemez kabul ettikleri bir gerçektir. Bu anlayışın siyasi, sosyal, insani düzeyde nelere yol açtığını ise milyarlarca insanın sürüklendiği sefalette, savaşlarda ve nihayet acımasız terörde çırılçıplak görmek mümkündür” diye konuştu.

    “YİTİRDİĞİMİZ EVLATLARIMIZ BİZİM İÇİN RUHSUZ MESAJ MALZEMELERİ DEĞİL”

    Bugüne kadar terörün her türlüsüyle ve bölücü terör yoluyla öldürülen bütün yurttaşlar gibi 3 Ekim’de Aktütün Sınır Karakoluna yapılan son terör saldırısında ölenlerin kendileri için ruhsuz mesaj malzemeleri olmadığını kaydeden Mumcu, şunları söyledi:

    “Ulusal birliğimizi ve bütünlüğümüzü yok etmekten yarar uman, bu amaçla kan dökmeye doymayan güçlerin gök ekin gibi biçtiği ve acısını yüreğimizde derinden hissettiğimiz çocuklarımız, kardeşlerimiz, sevdiklerimiz, eşlerimizdir. Çok iyi bilinmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş harcında, ülkede yaşayan herkesin eşit vatandaş olması ilkesi vardır. Bu Yüce Meclis, bu anlayışla kurulmuştur.

    Ayrılıkçı terörün hedefi ise ülkemizdeki bu ulusal birlik ruhunu yok etmek, kardeşi kardeşe kırdırmaktır. Terörün hakim olduğu ülkelerde, anayasaların ve Parlamentoların da demokrasiye kendilerinden beklenen katkıyı vermeleri çok zordur. Terör, demokrasinin de düşmanıdır. Gözlerimiz kör değilse bu gerçekleri görmek, kulaklarımız sağır değilse terör nedeniyle yitirdiklerimizin yakınlarının çığlıklarını duymak, ellerimiz var ise bu oyunu boşa çıkarmak için kardeşliğe uzatmak zorundayız.”

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı