Gündem Haberleri

GÜNDEM

    TBMM’nin en kıymetli vekili

    Şehriban OĞHAN Fotoğraf: Levent KULU
    15.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Mükerrer kayıtları önlemek için dört yıl önce uygulamaya konulan adrese dayalı nüfus kayıt sistemi, Türkiye’nin en küçük ili Bayburt’ta eksen kaydırdı. Nüfusu birden bire 20 bin kişi azalan Bayburt’un iki olan milletvekili sayısı bire düştü. Başka şehirlerde 157 bin 191 kişi bir vekil seçerken, Bayburt milletvekili 74 bin 412 kişiyle seçilecek ve TBMM’nin en kıymetli vekili olacak. En güçlü üç partinin adaylarıyla en kıymetli vekil olmanın ağırlığını konuştuk

    22 yıl önce Başbakan Turgut Özal’ın il yaptığı Bayburt’un o gün yaşadığı bayram havasının yerinde yeller esiyor. Zira şehrin üstünde, aradan geçen bunca yıla rağmen il olmanın nimetlerinden yeterince faydalanamamanın ağırlığı dolaşıyor. Üniversitenin üç yıl önce, şehrin ilk sinemasının da daha geçen ay açıldığını söyleyeyim, gerisini siz düşünün...
    “Bayburt’ta sıkıntı, ilçe sınırlarıyla il olan tek şehir olması” diyor Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Yunak: “İl olurken biz bunu çok önemsemedik, başımıza kaza gelmeden bir an önce il olalım da ne olursa olsun, dedik. Gördük ki sadece il olmak yetmiyor. Yeni ilçeler katılamadı, hiçbir belde bağlanamadı. Yatırım da gelmeyince göçün önüne geçilemedi. Biz de komşu şehirlere dolgu malzemesi olmaktan kurtulamadık.”
    İki ilçe, altı belde ve 167 köye hakim Bayburt’un, tarihi saat kulesine giden en uzun caddesindeki üç katlı binada ilk göze çarpan dev bir Tayyip Erdoğan posteri oluyor. Posterin üzerindeki levhayı görünce gülümsüyoruz: Milliyetçi Hareket Partisi. İşin sırrı binaya girince ortaya çıkıyor. MHP, AKP’nin üst komşusu. MHP İl Başkanı Suat Karapınar, “Bizim kata çıkarken fotoğraflardan (alt katın tüm duvarları Erdoğan’ın fotoğraflarıyla kaplı) biraz moralimiz bozuluyor ama böyle oturmanın bir mahsuru yok. Hepsi arkadaşımız zaten” diyor. Eski AKP İl Başkanı, milletvekili adayı Bünyamin Özbek’in sözleri de bunu destekliyor: “Altı yıldır aynı binadayız. Kaç seçim atlattık, o heyecanda bile hiç problem olmadı.”
    Ancak bu komşuluk ilişkisi bile bir arada röportaja imkan tanımıyor. ‘Polemik malzemesi olma’ kaygısı taşıyan adaylarla ayrı ayrı görüştük.

    Ben de olsam kıskanırdım

    AKP ADAYI BÜNYAMİN ÖZBEK (AKP’nin mevcut iki milletvekilinden Ülkü Güney bu seçimde aday olmadı, Fetani Battal da listeye konmadı. Ziraat mühendisi Özbek (38) evli, iki çocuklu)
    Eğer Gümüşhane’ye üniversite gelip Bayburt’a gelmeseydi kendimi suçlardım. Eğer Bayburt teşvik kapsamına alınmasaydı ona da tamam derdim. Ama göçte Bayburt’un tamamı sorumludur. Dünyada doğudan batıya göç var ve benim tek başına dünyayı değiştirme şansım yok. Trabzon’da niye göç var; deniz var, sosyal hayat iyi... Bunların sorumlusu bir kişi olmaz.
    Asıl neden işsizlik değil. İşsizlik oranı yüzde 4.5. Bir memur niye göç eder Bayburt’tan? Ekonomik, sosyolojik, eğitim göçü var. Bir de ciddi anlamda gelin göçü veriyoruz. Vatandaş hayvancılık yapmak istemiyor, kızını köye vermiyor. Sosyolojik araştırma lazım. Benim 200 bin nüfusum olaydı da bir milletvekilim olaydı. Muhalefetteki milletvekilinin Bayburt’a katma değeri ne olabilir? İstanbul’da 85 milletvekili var İstanbul’la ilgili proje ürettiklerini sanmıyorum. İstanbul’u hükümet ve belediyeler yönetiyor. Milletvekili sayısını doğu bölgelerimize pozitif ayrımcılık yaparak dağıtmak lazım. Doğunun temsil sayısını ne kadar artırabilirsek yatırımı o kadar fazla getirebiliriz.
    Başbakanımız, “Bayburt’un ikinci milletvekiliyim” dedi. Bu bizim için daha iyi oldu. “Keşke yerinde ben olsaydım” diyen milletvekili adaylarımız, belediye başkanlarımız oldu. Ben de olsam kıskanırdım. En kıymetli milletvekili olduğumu aday tanıtım toplantısında anladım. Çünkü benimle tanışmak isteyenler oldu. Şamil Tayyar’ı (Gaziantep milletvekili adayı, gazeteci) herkes tanıyor; bana ‘Senin yerinde olmak isterdim, çünkü teksin’ dedi.
    CHP, 1980 öncesinde buradan oy almış, şimdi alamıyorsa bu CHP’nin sorunu. Ben sola hiç oy vermedim, dedem hep CHP’ye oy vermiş, sağa hiç oy vermeden öldü. CHP benim dedemden oy alıyordu da benden niye alamıyor? Bayburt’a Gümüşhane’ye yüzlerini hiç döndüler mi baksınlar.

    Güneşin karşısındaki buz gibi eriyoruz

    MHP ADAYI ŞEREF ORUÇ (Önceki seçimlere göre AKP’den sonra en çok oyu alan parti MHP. İnşaat mühendisi Yard.Doç. Dr. Şeref Oruç (44), en güçlü ikinci aday. Doçentlik mülakatına seçim sonrası girecek. Evli ve üç çocuk babası)
    Bayburt merkez, façayı kurtarır gibi ama köyler boşalmış durumda. Üç haneli evler var. En temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılığı geliştirici bir uygulama yapılmamış. Küçükbaş hayvan neredeyse yok oluyor. Sosyal devletin en temel görevi insanlara iki kilo makarna vermek değil, bölgeler ve meslekler arası adaletsizliği gidermek. Özellikle köylerde, hele hele 50-60 yaşların üzerindeki birçok insanın geliri yok, devlet sosyal devlet olarak birtakım yardımlar yapmalıdır ama ‘Bunu ben yapıyorum’ demek siyasi ahlak olarak uygun değildir. Kimse cebinden yapmıyor.
    Göçenler, özellikle Marmara Bölgesi veya Ankara gibi merkezlerin etrafında gecekondulaşıp, megaköyleşmeye neden oluyor. Devlet oraya yapacağı masrafla, buraya altyapı desteği sunsa bölgeler arası makas daralmaz mı? Maksat dişi çekip kurtarmaksa kolay; o zaman Bayburt’u silelim haritadan kurtulalım. Halbuki Bayburt ovası Doğu Karadeniz’in hinterlandı. Ama ulaşımı yok. 8.5 yıllık iktidardan nasibini alamamıştır, almış olsaydı göç bu boyutlara varmazdı. Bayburt güneşin karşısındaki buz gibi her geçen gün eriyor. Derhal önlem alınması lazım.
    İstanbul’da 85 milletvekili var, vatandaş hangisini tanıyor? Burada bizden bire bir elini sıkmamızı, her türlü sorunuyla ilgilenmemizi istiyor. İki milletvekili olan beş ilin (bizimki bire düştü) üçer milletvekili olsa ne olacak? Başbakan, “İkinci milletvekiliniz benim” dedi. Diğer milletvekilinin kendi partisinden olmasına gerek yok. Biz projelerimizle varız. Yarın Meclis kürsüsünden bu projeleri anlatıp, gel birlikte yapalım, diyeceğiz. Bu iş hamasetle olmuyor. Meclis’te tek başına olmanın sorumluluğu ve yükü çok ağır. Ama aldığım bir görevi yapamayacağımı düşündüğümde almam.

    İki kişi birbirine sırdaş olurdu

    CHP ADAYI HACI DURSUN YAŞAROĞLU (2007 genel seçimine göre CHP’nin oy oranı SP’nin de altında. Yaşaroğlu İnşaat Taahhüt Turizm Limited Şirketi’nin sahiplerinden Hacı Dursun Yaşaroğlu (36) ilin dördüncü partisi konumundaki CHP’nin kaderini değiştirmeye aday. Evli ve üç çocuk babası)
    Eski seçim oranları canımı sıkmıyor aksine daha da hırslandırıyor. Maceracı bir yanım var. Askerliğimi Ankara Mamak’ta yaparken ailemin tüm itirazlarına rağmen savaş bölgesi Bosna’ya gönderilen birliğin içinde yer aldım ve 13 ay kaldım. Burada da bir mücadeleye talibim. Yapı muhafazakar ama anlatıyorum. “Hacıdan komünist olur mu” diyenler çıkıyor. Laikliği dinsizlik olarak yorumlayanlar var hala. Bu düşünceleri değiştirmek için adayım.
    Hayvancılık, tarım ölmüş, vatandaş banka kredisiyle geçiniyor. Müslüman Dilendirmezler Cemiyeti Bayburt’ta kurulmuş ama millet bugün dilenir halde. Göç kesilmiş değil. Başbakan yatırıma ilişkin hiçbir şey söylemeden “Bayburt’un ikinci vekiliyim” diyor. Bizim Bayburt’a sahip çıkacak kadar gönlümüz de, yüreğimiz de var.
    17 Mayıs’ta Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu burada miting yapacak. Aile sigortası çok tuttu. Mazotun litresi 1.5 lira olacak, emekliler için intibak yasası çıkarılacak. Köylerde bunları anlatıyoruz.
    Atatürk’ün, “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” sözü tek milletvekili olma ihtimalinin yarattığı bütün baskıyı, stresi, yoğunluğu alıyor. Ayrıca milletvekili olanlar benden daha iyi değil. Seçilirsem yalnızlık hissetmem ama içimde burukluk olur; iki milletvekili olsanız sırdaş olursunuz.

    YA HAYATINI KAYBEDERSE

    İlin tek milletvekilinin olması seçmenin aklına tek soruyu getiriyor: Allah gecinden versin de milletvekili ya hayatını kaybederse! Ancak Milletvekili Seçim Kanunu bu konuda boşluk bırakmıyor; bir ilin veya seçim çevresinin TBMM üyesi kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk pazar günü o seçim çevresinde ara seçim yapılmasını zorunlu kılıyor. Her ilin kaç milletvekili çıkaracağına yönelik hesap da bu kanunla düzenleniyor. Önce her ile (81) bir milletvekili dağıtılıyor. Türkiye nüfusu (73.722.988) kalan 469 milletvekiline bölünüyor. 157 bin 191 kişiye bir milletvekili düşüyor. Her il nüfusunun bu sayıya bölümüyle ortaya çıkan sonuç o ilin milletvekili sayısını belirliyor.
    Nüfusu bu sayının altında olan beş ile (Gümüşhane, Kilis, Ardahan, Tunceli ve Bayburt) düşen milletvekili sayısıysa artık nüfus ve artık milletvekili sayısına göre hesaplanıyor. Peki neden Bayburt bir, diğer dört il iki milletvekili çıkarıyor? Yanıtı basit: Eğer Bayburt’un nüfusu (74.412), kendisine en yakın il olan Tunceli’nin nüfusundan (76.699) 2 bin 288 kişi fazla olsaydı tek milletvekilliği Tunceli’ye düşecekti. Önümüzdeki dönem yasa değiştirilir ve her ile bir yerine iki milletvekili dağıtılırsa sorunun ortadan kalkacak gibi görünüyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı