Gündem Haberleri

GÜNDEM

    TBMM Heyeti, ABD'den döndü

    A.A.
    12.10.2007 - 17:58 | Son Güncelleme: 12.10.2007 - 17:58

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını kabul eden tasarıyla ilgili olarak, “Bundan sonraki çalışmalarımız, bu tasarının genel kurulun gündemine alınmaması, alınırsa da oradan geçmemesi için olacaktır” dedi.

    ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde görüşülen 1915 olaylarına ilişkin yasa tasarısıyla ilgili olarak Washington'da temaslarda bulunan TBMM heyeti, yurda döndü.

    THY'ye ait uçakla New York'tan gelen heyet üyeleri; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ ve MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Aktan, Atatürk Havalimanı VIP Salonunda basın toplantısı düzenledi.

    Egemen Bağış, 106 sayılı, sözde Ermeni iddialarını içeren tasarıyla ilgili Türk milletinin ve Türkiye'nin hassasiyetlerini dile getirmek için Washington'da yoğun temaslarda bulunduklarını söyledi.

    Bağış, yapılan çabaların neticesinde, komisyondan 2005 yılında 40-7, 2000 yılında 28-11 ve daha önce 38-12 gibi oranlarla geçen tasarının, bu sefer 27-21 gibi yakın bir oranla Dış İlişkiler Komitesinde kabul edildiğini ve genel kurulun gündemine alınmak üzere sevk edildiğini anımsattı.

    Bu durumun, Türkiye ve ABD yönetimi üzerinde hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmadığını belirten Bağış, “Ama Türk milletine hak etmediği bir hakaret içermektedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Kabul etmediğimizi de devletimizin, milletimizin temsilcileri olarak tek bir yumruk halinde, siyasi partilerimizin ortak görüşü olarak orada bunu dile getirdik. Bundan sonraki çalışmalarımız, bu tasarının genel kurulun gündemine alınmaması, alınırsa da oradan geçmemesi için olacaktır” diye konuştu.

    “TASARININ GEÇMESİ HEPİMİZİ ÜZMÜŞTÜR”

    Tasarının geçmemesi için ABD yönetiminin de büyük çaba sarf ettiğini dile getiren Bağış, şöyle konuştu:
    “Bu tasarının geçmiş olması tabii ki hepimizi üzmüştür. Türk milletini üzmüştür. Ve biz bununla ilgili haklı hassasiyetimizi, haklı tepkimizi orada da verdik. Bundan sonra da çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ona rağmen bu kararlarını geçirme konusunda kararlı olurlarsa, şu anda edindiğimiz intiba odur, çünkü Amerikan Meclis Başkanı Pelosi bunu tamamen iç siyaset için malzeme yapmaya çalışmaktadır. Bu tasarının onların yaklaşımında ne Türkiye ile alakası vardır ne Ermenilerle alakası vardır. Bunu sadece yönetimi Irak'ta, Afganistan'da, Lübnan'da sıkıntıya düşürmek, en önemli müttefiklerinden biriyle arasını açmak için bir araç olarak kullanmaktadır. Bütün bunlara rağmen çabalarımızı sürdüreceğiz. Birlikte Türkiye'nin nabzını oraya taşımaya çalıştık. Elimizden geleni yaptık. Beraberimizde getirdiğimiz neticeden biz de memnun değiliz, ama bunu düzeltmek için çabalarımız sürecek.”

    ŞÜKRÜ ELEKDAĞ

    CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ da tasarının ABD'de iç politika malzemesi yapıldığı konusunda hemfikir olduğunu belirterek, Ermeni iddialarının diğer ülkeler tarafından genellikle Türkiye'ye karşı bir baskı unsuru olarak, Türkiye'nin dış politikasını yönlendirmek amacıyla kullanıldığını söyledi.

    Almanya ve Fransa'nın meseleyi bu açıdan ele aldığını ve amaçlarının, Türkiye'nin AB'ye girmesini engellemek olduğunu ifade eden Elekdağ, Amerika'da ise konunun bir iç politika malzemesi olarak ortaya çıktığını ve alınan sonuçta bunun çok önemli bir rol oynadığını kaydetti.

    Elekdağ, ABD yönetiminin, tasarının geçmemesi için büyük çaba sarf etmesinin ardında, “PKK konusunda Türkiye ile ABD arasında çıkmış olan krizi daha da güçlendirmemek” fikrinin yattığını söyledi.

    Tasarının hukuki yönden bir bağlayıcılığı olmadığını, ancak siyasi ve psikolojik etkileri olacağını ifade eden Elekdağ, şunları söyledi:
    “Bu karar tasarısı, ABD Temsilciler Meclisinden geçerse çok önemli birtakım siyasi sonuçlar ortaya çıkar. Bugüne kadar 18 parlamento, 'soykırım olmuştur' diye bir karar aldı. Şimdi ABD gibi bir devlet parlamentosundan böyle bir karar geçirirse, bir örnek olacaktır. Ve çorap söküğü gibi bu gidecektir. Diğer parlamentolar da arka arkaya bu yollarla karar alacaklardır. O zaman bu, tarihi bakımdan kanıtlanmış bir olay diye karşımıza çıkacaktır. İş bu noktaya gelmedi, ama Ermeni tarafının kafalarında olan husus budur.

    Ayrıca, bu sefer daha önce kongrede, komisyondaki tartışmalarda yapılmayan şekilde 1948 BM Soykırım Sözleşmesine atıfta bulunuldu. Fakat kongre üyeleri bu konuda büyük bir cehalet sarf ettiler. 1915 olaylarını kendilerine göre soykırım sözleşmesindeki tarife uydurmaya çalışarak çok büyük hata yaptılar.”

    GÜNDÜZ AKTAN

    MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Aktan da daha önce bu konuda alınan kararların genel kurula gelmediğini, oysa şimdi genel kurula gönderilecek bir karar olduğunu söyledi. Aktan, şunları kaydetti:
    “Bizi savunanlar dahi olmak üzere kararı reddeden 21 temsilciler meclisi üyesi, ABD yönetiminin Başkan Bush'tan aşağı bizi savunan tüm yetkilileri, soykırımı bir vaka olarak, bir gerçek olarak kabul ediyorlar. Dolayısıyla bizim lehimize oy kullananların gerçek anlamda oy kullandıklarını söyleyemeyiz. Onlar oy kullanırken Kuzey Irak'a ilişkin olarak Türkiye'nin alabileceği birtakım önlemlerden, yaptırımlardan çekiniyorlar. Bunu gayet açık bir şekilde söylüyorlar.

    Bizim için 'hayır' diyenler de 'evet' diyenler de kabule şayan değil. Bizi destekleyen yönetimin söylediği şeyler de kabule şayan değil. ABD yönetimi ve kamuoyu bizden çok ciddi tepki beklemektedir. Bu tepki eğer gelmezse bugünün şartlarında Türkiye olağanüstü zemin kaybedebilir. Dış politikada ciddiyetimizi kaybedebiliriz. Hükümetin ve Meclis'in bu kepazeliğe çok ciddi tepki göstermesi için bütün şartlar yan yana gelmiştir.”

    TÜRKİYE'NİN TEPKİLERİ

    Heyet üyeleri, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
    “Türkiye'nin göstereceği tepkiler ne olabilir?” şeklindeki soru üzerine Aktan, “Her şey olabilir. Onların beklediklerine benzer bir tepki vermemiz lazım. Onlar, Kuzey Irak'a olan lojistikte bir kesinti olacağını bekliyorlar. Bize çağrıda bulunuyorlar, o zaman bu çağrıyı yerine getirmek lazım” dedi.

    Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy'un Türkiye'ye çağrılmasıyla ilgili bir soruya Şükrü Elekdağ, “Nabi Bey'in orada kalması Türkiye'nin lehinedir. Çünkü konu daha devam ediyor. Onu Türkiye'ye çağırarak oradaki çalışmalarımızı olumsuz şekilde etkileyemeyiz” yanıtını verdi.

    Egemen Bağış da Nabi Şensoy'un Türkiye'ye çağrılmasının istişare amaçlı olduğunu belirterek, şunları söyledi:
    “Türkiye, bu konuda bir tepkisi olacağı konusunda daha önceden uyarılarda bulunmuştu. Şimdi hangi tepkiyi vereceği konusunda gerekli istişareyi yapabilmesi için Dışişleri Bakanımızın oradaki büyükelçimizle görüşmesi ve Başbakanımıza farklı opsiyonları arz etmesi gerekmektedir. Bu konuda büyükelçimizin de görüşü alındıktan sonra Türkiye'nin hangi tepkileri hangi aşamada vereceği kararlaştırılacaktır. Türkiye, tasarının geçmemesi için elinden geleni yapacaktır. Bütün bunlara rağmen geçirirlerse de bu onların ayıbı olur, onların sorunu olur.”
    Şükrü Elekdağ da Türkiye'nin, vereceği tepkiler konusunda eski ABD dışişleri bakanlarının, (Yasa tasarısı geçerse Türkiye İncirlik üssünü, Habur'u kapatabilir) şeklindeki söylemlerini boşa çıkarmaması gerektiğini söyledi.

    ERMENİSTAN'LA İLİŞKİLER

    Elekdağ, soğuk savaş dönemlerinde Türkiye'yi karalama hareketlerinin arkasında Ermeni diasporasının olduğunu, ama şimdi bu işlerin arkasında Ermenistan Büyükelçisi'nin bulunduğunu ve diasporaya yön verdiğini belirterek, şunları kaydetti:
    “Ermenistan'ın artık şunu düşünmemesi lazım; 'Bundan sonra ben Türkiye'ye karşı sıfır bedelli politika uygularım. Türkiye'ye istediğimi yaparım. Türkiye'ye istediğimi, ABD ve AB yoluyla yaptırtırım. Ama Türkiye bana bir şey yapamaz' fikrini ortadan kaldırmak lazım. Ermenistan'ın şunu anlaması lazım; 'Türkiye benim büyük bir komşumdur. Onunla iyi geçinmek benim lehimedir. Onun için ben ona bir zarar verirsem, o da bana zarar verebilir' düşüncesine gelmesi lazım. Uluslararası ilişkilerde bu böyledir.

    Ermenistan'a karşı hoşgörüyle hareket ediyoruz. Türkiye'de 70 bin kaçak Ermenistan vatandaşı var. Bu kadar hoşgörü çok, sınırsız değil mi? Yasalarımızı uygulama zamanı gelmedi mi? Buradan başlayarak bunların bir kısmını geri göndermek lazım. Bavul ticaretine ve Ermenistan'a Gürcistan üzerinden giden gıda maddelerine bir sınırlama getirmek lazım.”

    Egemen Bağış da ABD Temsilciler Meclisinin açılış duasını 2. Karakin'in yaptırmasıyla ilgili soru üzerine, ABD Kongresinin her gün dua ile açıldığını belirterek, “O gün ne tesadüf ki, kongrenin açılış duasını yapmak üzere ABD'deki Ermeni kiliselerinin lideri konumunda olan kişi davet ediliyor” dedi.

    “Dış İlişkiler Komitesinde de soykırımdan kurtuldukları öne sürülen 4 yaşlı kadının tanıtıldığını ve büyük bir komedi yaşandığını” anlatan Bağış, “Şimdi bunun altını çizmek istiyorum. Amerikan pasaportu taşımalarına rağmen Amerika'nın çıkarlarını bir korsan gibi ele geçirip Amerika'ya zarar veren Ermeni cemaati ile bizim ülkemizdeki Ermeni kardeşlerimizi karıştırmamak lazım. Türkiye'deki Ermeni Patriği, AB üyeliği için Avrupa'yı dolaşıp, Türkiye için çaba sarf etmektedir. Ermeni vatandaşlarımız, Türkiye'nin sanatına, kültürüne katkı vermektedir.”

    ABD'DEN BEKLENTİLER

    “Türkiye'nin Kuzey Irak'a yapacağı olası bir sınır ötesi operasyonun bu tasarıya nasıl yön vereceğine” ilişkin soru üzerine Aktan, “PKK terörünün son zamanlarda yoğunluğunu artırması ile bu tasarı aynı zamana isabet etti. Dolayısıyla birisine yapılacak bir hareket, diğerini etkileyecektir” dedi.

    Egemen Bağış da aynı soruya şu yanıtı verdi:
    “Türk milletinin kalbi kırılmıştır ve Türk milletinin kırılan kalbinin tedavi edilebilmesi için Amerika'nın acilen PKK konusunda somut katkılarda bulunması gerekmektedir.

    Irak'ın kuzey bölgesinde cirit atan bu PKK teröristlerinin ABD'nin oradaki kuvvetleri tarafından yakalanarak Türkiye'ye teslim edilmesi ya da oradaki yerel milisler tarafından yakalanarak teslim edilmesi, bunu da başaramıyorlarsa, Türkiye'nin gidip o teröristleri yakalayıp getirmesi konusunda gerekli desteğin verilmesi gerekir. Bu konuda taleplerimizi dile getirdik. PKK konusunda bıçak kemiğe dayanmıştır. Amerikalılar bunun farkında. Bu konuda Türkiye'nin sabrının taşmakta olduğunu, gereğini yapacağını da hissetmiş durumdalar.”

    Şükrü Elekdağ da “Türk- Amerikan ilişkileri son derece kritik bir noktaya gelmiştir. Amerika'nın PKK konusunda yükümlülüklerini yerine getirmesini bekliyoruz. Eğer bu yükümlülükler yerine gelmediği takdirde iş Türkiye'ye düşmektedir” diye konuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı