Gündem Haberleri

GÜNDEM

    TBMM Genel Kurulu'nda tartışma

    A.A
    05 Mayıs 2010 - 16:22Son Güncelleme : 05 Mayıs 2010 - 16:22

    CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın Anayasa değişikliği sürecinde bazı iddiaların konuşulduğunu belirterek, “TEDAŞ ihaleleri, otoban ihaleleri, özel hastane olayları konuşuluyor. Bunları vicdanınızda sorgulayın” sözleri, TBMM Genel Kurulunda tartışma yarattı.

    TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen 19. maddesinde değişiklik önergesi üzerinde söz alan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, siyasi iktidar grubunun son derece “diktatöryal bir tavır” içinde olduğunu savunarak, dünden bu yana ise bu tavrın daha da psikolojik saldırgan tavra dönüştüğünü üzüntü ve kaygıyla gözlemlediklerini ifade etti.

    İktidar gurubunu sağduyulu davranmaya davet eden Kart, AK Parti'nin bir genel başkan yardımcısının teklifin 8. maddesinde “ret” oyu kullananlara yönelik olarak “ örgütlü ihanet içindeler” dediğini kaydetti. “Bu gerçekten demokrasi adına utanç verici bir ifadedir” diyen Kart, şöyle konuştu:
    “Burada 8. maddede, milletvekili saygınlığı ve sorumluluğu içinde hareket edenlerin bu dik duruşlarını bundan sonra sürdürmelerinin önemli ve tarihi sorumlulukları olduğunu ifade etmek istiyorum. O sorumluluğun bir anlam kazanması, siyasi tarihimize bir onur sayfası olarak geçmesi için inanıyorum ki arkadaşlarım o sorumluluk duygusu içinde hareket edeceklerdir. Bakın, ihtimal vermek istemiyorum ama neler konuşuluyor; TEDAŞ ihaleleri, otoban ihaleleri, özel hastane olayları konuşuluyor. Bunları vicdanınızda sorgulayın. Bu endişelerimde yanılmayı yürekten diliyorum. Toplumda ayrışmayı körüklemeyelim, çocuklarımızın ve Türkiye'nin geleceğini karartmayalım.”

    “SANA ANAYASAYI OKUTURUM”

    önergesi üzerinde konuşan Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, teklifle Anayasaya geçici madde olarak eklenen düzenlemeleri eleştirdi. Bu sırada kendisine laf atan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun, “Anayasa profesörlüğüyle ilgisi olmadığını” ifade eden Genç, “Senin Anayasa Komisyonu Başkanlığından utanıyorum. Senin kafan neye erer? Sana Anayasayı okuturum. Yüreğin yetiyorsa çıkalım bir televizyon kanalına tartışalım. Sen kendine çeki düzen ver” dedi.

    Dün yapılan görüşmelerde Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın bir milletvekiliyle aynı kabine girdiğini ileri süren Genç, gizli oylama yerine açık oylama yapıldığını savundu. Genç, iktidar milletvekillerinin küfür etmeyi alışkanlık haline getirdiğini ifade ederek, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in de kendisine iki kez küfrettiğini söyledi.

    Birleşimi yöneten Meclis Başkanı Şahin'in “konuşma süreniz doldu, selamlamanız için mikrofonu açıyorum” demesine bazı AK Parti milletvekillerinin “selamlamasın” diye laf atması üzerine Genç, “Ben sizi değil, muhalefeti selamlıyorum” sözleri, Genel Kurulda gülüşmelere yol açtı.

    “MECLİSE HAKARETTİR”

    AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Anayasa değişikliği tartışmalarında kendilerine yönelik olarak “Bunlar Yüce Divan'da yargılanacaklar. Kendilerini yargılayacakları mahkemeleri kurguluyorlar” dendiğini belirtti.

    Bozdağ, “Yargıtay, Anayasa Mahkemesine üye seçiyor. O zaman 'Yargıtay'dakiler görevleriyle ilgili suçlardan dolayı kendilerini yargılayacak mahkeme ayarlıyor' diyen var mı? Danıştay, askeri yargıtay, askeri yüksek idare mahkemesi, Cumhurbaşkanı seçiyor. Onlar seçince bu onların kendilerini yargılayacağı mahkemeyi ayarlamak olmuyor ne zamanki Meclis 3'ünü seçince, meclis kendisini yargılayanları ayarlamış gibi bir büyük çarpıtmanın içine giriliyor. Bu meclise saygısızlıktır, hakarettir” diye konuştu.

    Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan yargılamasının tek göreviymiş gibi gösterildiğini kaydeden Bozdağ, Yüksek Mahkemenin kurulduğu günden beri 12 davada 17 siyasinin yargılandığını anlattı.

    Başbakan ve bakanlarla ilgili gazetelerdeki iftiraların gerçekmiş gibi ifade edildiğini belirten Bozdağ, şöyle devam etti:
    “Namuslu, haysiyetli insanlar iftiraları dile getirmezler. Savcılara, hakimlere, devletin yetkili organlarına götürüp verirler. Başbakan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı idi ve dokunulmazlığı yoktu. Hükümetler başkaydı, çatır çatır yolsuzluk, hırsızlık aradılar. Eğer bir kör kuruş bulsalardı, şiirden değil, yolsuzluktan mahkum ederlerdi. Milletvekili listesinden adını hukuku çiğneye çiğneye silenler, 2003 Mart ayına kadar milletvekili değildi niye yargılamadılar. Hakimler, savcılar hükümetler yok muydu? Ortada suç ve suçlanacak bir durum yok. Başbakan ile ilgili bir tek dosya var, belediye başkanlığı döneminden. Bu dosya, AK Parti'yi kurduktan sonra tanzim edilip geliyor. O dosyadan yargılananların hepsi beraat etti.

    Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilmesinin kendi korkuları için değil, Türkiye'nin hukuk devleti olması, yargı bağımsızlığının güçlenmesi, demokrasinin özgürlüklerden yana dönüşebilmesi için olduğunu söyledi. Birtakım ihalelerin dile getirildiğine işaret eden Bozdağ, “Yapacaksınız savcılara şikayetinizi, o fezlekeler gelecek, komisyonda göreceğim onları. Komisyonda Başbakan hakkında söylediklerinizden bir tane fezleke var mı? İftiraları slogan gibi söyleyerek temiz insanları kirletemezsiniz. Hiçbir zaman kirletmeye gücünüz yetmeyecek” diye konuştu.

    Bozdağ, Genç'in selamlama ile ilgili sözlerine karşılık ise “Biz saygı duyduğumuz insanların, adamların selamını alırız” dedi.

    GENÇ'İN MALVARLIĞI

    AK Parti Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş, Genç'in kendisini hukukçu, maliyeci olarak anlattığını belirterek, “Kendisinin önemli bir mesleği var, meğer kendisi büyük bir emlakçıymış. İşte malvarlığının listesi. Bu kadar mal mülk hangimizde var?” diyerek bir belge gösterdi.
    Genç'in sahip olduğu malvarlığı içinde kendisi, eşi ve oğluna ait arsa, arazi, apartman ve dairelerin bulunduğunu ileri süren Göktaş, “Burada Tunceli edebiyatı yapıyor. Onların fakirliğinden yoksuluğundan bahsediyor. Be mübarek madem bu kadar Tunceli'leri seviyorsun, şu iki-üç daireyi satsan fakir gariban Tunceli'ler zengin olur. Bugüne kadar Tuncelili vatandaşların temiz duygularını sömürmüştür ama lise mezunu olan oğlunu meclise kadrolu olarak işe almıştır. Madem Tunceli'leri bu kadar seviyordun niye Tuncelili bir kardeşini buraya işe sokmadın? Burada yoksulluk edebiyatı yaparak milleti kandırmaya gerek yok” diye konuştu.

    Göktaş, kendisine laf atan CHP'li milletvekillerine, “Geçen dönem oradan laf atanlardan biri kalmadı, Deniz Baykal hepsini dışarıda bıraktı. Onun için dikkat edin” karşılığını verdi.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı