Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Tayyip’i silerim’ diyen, inkár edince!

<B>ANKARA AKP </B>Büyükşehir Belediye Başkan adayı <B>Melih Gökçek </B>ekranlara çıkıyor, <B>Tayyip Erdoğan </B>hakkında geçmişte ileri geri konuşmadığını iddia ediyor! Kendisini göstermelik sorgulayan gazeteciler olayın üzerine gitmiyor, gidemiyor. Böylece kamuoyu yanıltılıyor.

Oysa Erdoğan'a karşıydı. Onu ‘‘silmekten’’ söz eden kendisiydi. AKP'ye de amansızca saldırıyor, bu partiye asla geçmeyeceğini (!) vurguluyordu. Gün geldi, bütün tükürdüklerini yalayıp AKP'ye girmek zorunda kaldı. Törende ‘‘Emrinizdeyim sayın başbakanım’’ diyordu. Şimdi ise büyük bir pişkinlikle geçmişte söylediklerini inkár ediyor. Gerçekleri nasıl tahrif ettiğini anlamak mümkün değil. İşte yakın geçmişte hem de kendisine en yakın gazetecilere AKP ve Erdoğan için söylediği sözler:

‘‘Yanlış yapıyorlar. Hedefledikleri yapı Fazilet'in bir başka fraksiyonundan başka bir şey değil. Bunlar Saadet Partisi kadar bile oy alamazlar. Bunlar álemi kör, milleti sersem mi zannediyor? Böyle bir oluşum ile millete mesaj verilir mi? Böyle bir anlayış ve kadrolaşma ile değişim olur mu? Akıllarınca her şeyi bitirdikten sonra bizi vitrin, ya da süs olarak çağıracaklar. Hadisenin bir boyutu da başbakanlık hayalleri kuran Abdullah Gül ve Abdüllatif Şener'le ilgilidir. Bu beyefendiler Melih gelirse bizim hesaplarımız altüst olur endişesi ile katılımımızı engelliyorlar.’’ (Star Gazetesi'nde Sebahattin Önkibar'a söylediği sözler).

8 Ağustos 2003 tarihli Tercüman Gazetesi'nde Sırrı Yüksel Cebeci'nin yazısı:

‘‘Makyavel'e göre hedefe giden her yol meşrudur. İlkeli siyasetten değil, bizdeki ilkesiz kasaba siyasetinden söz ediyorum. Bu siyaset, ürünlerine bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor. Melih Gökçek AKP'ye giriyormuş! Kendisine de, AKP'ye de hayırlı uğurlu olsun. Bu Melih Gökçek değil miydi AKP aleyhinde söylediğini bırakmayan! Şimdi ne değişti de, Recep Tayyip Erdoğan'la canciğer kuzu sarması oluverdi? Gökçek daha düne kadar Genç Parti'ye girip bu partinin Büyükşehir Belediye başkan adayı olmanın hesaplarını yapmıyor muydu? Genç Parti'nin yıldızı sönünce AKP!.. Kendini çok beğeniyor, vazgeçilmez politikacı olduğunu zannediyor. Kazanacağına inansa CHP'nin adayı olmaktan bile çekinmeyecek. Akıllarınca her şey bittikten sonra bizi vitrin ya da süs eşyası olarak çağıracaklar diyen Melih Gökçek, şimdi AKP'ye ne olarak gireceğini açıklayabilir mi?’’

Türkiye Gazetesi'nde Bayram Kılınçer'e söyledikleri: ‘‘AKP ortaya çıkınca şu gerçek ortaya çıktı. AKP toplumun bütün katmanlarını kucaklayacak bir vitrin yapamadı. Yapılan ankete göre AKP oylarını yarı yarıya düşürdü.’’

Zaman Gazetesi'nde çıkan sözleri: ‘‘AKP herkesi kucaklayan bir parti değil. O nedenle içinde yer almadım. Tabanında Fazilet Partisi ağırlığı devam ediyor.’’

Yine Star Gazetesi'nde Sebahattin Önkibar'a konuşuyor: ‘‘Mümkün değil, AKP toparlanamaz. Düşerler. Çok yazık ettiler. Halkın ümidini toprağa gömdüler.’’

11 Haziran 2002 tarihli Akşam Gazetesi'nin manşeti ve İsmail Küçükkaya'ya söylediği sözler:

‘‘Melih Gökçek eski takım arkadaşını siyasi hedef ilan etti. TAYYİP'İ SİLERİM. TEK ALTERNATİF BENİM. Gökçek, AKP lideri Erdoğan'ın alternatifi olduğunu söyledi. Erdoğan'a ilgi çok, ancak karşısına güçlü bir aday çıkarsa (yani kendisi!) onu SİLER SÜPÜRÜR dedi.’’

Haberin devamında yer alan söyleşide ise şöyle diyor:

‘‘Hükümete (DSP-MHP-ANAP koalisyonu) kızanlar tek adres olarak Tayyip Erdoğan'ı görüyor. Vatandaş ne zaman ki başka bir seçenek görür, derhal o alternatife dönecektir. İşte o seçenek biziz. Liderler arasında (Tayyip Erdoğan'ı kastediyor) Melih Gökçek'ten başka başarılı geçmişi olan ikinci bir lider yok. Siyasi ve bürokratik tecrübesi olan ikinci bir kişi yok. (Bu sözleriyle yine Erdoğan'ı hedef alıp devam ediyor). Dikkat edin liderlere, küt diye genel başkan olmuşlardır. Şu anda AKP ve LİDERİ DAHİL, bir tek projesini duydunuz mu? Hortumları keseceğiz! Başka yok. Tayyip Bey'in dayandığı bir taban var, bir de benim dayandığım taban var. Tayyip Bey sadece Fazilet tabanına dayanan bir siyaset yürütmeyi tercih etti. Dolayısıyla bizim avantajımız Tayyip Bey'e göre daha fazla.’’

Bu yazıların hiçbirine milyarlarca liralık dava açamadı! Şimdi ise ekranlarda ‘‘Ben Tayyip Erdoğan'a hiç karşı çıkmadım’’ diyebiliyor. Ona övgüler düzüyor, ‘‘Emrinizdeyim’’ diyor, ‘‘O yaşadıkça hiçbir zaman birinci adam olmayacağım’’ demek zorunda kalıyor! Aday gösteriliyor ama yetkileri, kadroları elinden alınıyor. O her şeye razı!

Kendisini bu durumlara düşürüyor. Böylesine güvenilir mi?

Türkiye'de siyaset işte böyle yapılıyor. Gerçekleri saptırmaya kalkışanlar, geçmişteki sözlerini ekranlarda bile hiç sıkılmadan inkára yeltenenler!..

Ama arşiv burada, gerekince tokat gibi çarpıyor.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI