Gündem Haberleri

    Tavandaki somya elektrikli soba oldu

    Hürriyet Haber
    04.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Diyarbakır'da halkın yüzde 80'i kaçak elektrik kullanıyor. TEDAŞ yetkililerine göre, geçen yılın kaçak elektrik faturası tam 150 trilyon lirayı yani 100 milyon doları buldu. Kentte bazı evlerde, somyaların avize gibi tavana asıldıktan sonra, elektrik kablolarına bağlanıp ısıtılarak soba niyetine kullanıldığı biliniyor.Elektriğin yarım saat içinde 8 kez kesildiği, bu yüzden piknik tüplü lükslerin sürekli açık tutulduğu bir başka ilimiz var mı bilmiyorum, ama Diyarbakır'da bu böyle. Evler, ‘‘Kaçak elektrik tesisatı var’’ denilerek 1 milyar lira daha pahalıya satılıyor. Artık yaşamın bir parçası haline geldiği için, elektrikle ısınan dev su kazanları seri olarak üretiliyor, suyu ısıtan basit cihazlar peynir ekmek gibi satılıyor.Hatta, 2000 yılı sayımında bir sayım memurunun bir evde gördüğü inanılmaz manzara tüm halkın dilinde:‘‘Metal bir somya, evin salonunun tavanında avize gibi asılı duruyordu ve kor gibi yanıyordu. Böylece tüm ev ısınıyordu.’’Bu inanılmaz iddia bir söylenti değil, Diyarbakır TEDAŞ yetkilileri de doğruluyor:‘‘Bunu Diyarbakırlılar'a Peşmergeler öğretti. Onlar, soba almayıp basit bir operasyonla elektriğe bağlayarak somyayla ısınıyorlardı.’’GECEKONDUYA KÖY ENERJİSİTEDAŞ Bölge Müdürü İskender Baştav'a göre, Diyarbakır'da kaçak elektrik kullanım oranı geçen yıl yüzde 80 oldu. Bu yıl rakam, büyük mücadele sonucu yüzde 60'lara indirildi. Geçen yıl kullanılan kaçak elektriğin, bugünkü kurlarla değeri tam 100 milyon dolar.Türkiye'nin 80 ilinde, elektrik kullanımı yaz aylarında klimalar nedeniyle doruğa yükseliyor, sadece Diyarbakır'da elektrik daha çok kışın kullanılıyor. Bir toplu iğne ile 300 milyarlık kaçak elektrik kullanılıyor. Normalde bir köyün ihtiyacını karşılayacak 58 amperlik elektriği, küçük bir gecekondu yakıyor.Kuyular ve yalaklar, kaçak elektrikle ısıtılıyor. Kullanım o kadar yaygın ki, pekçok semtte apartmanlar artık kalorifer yakma gereği duymuyorlar. Kaçak elektrik kullanımı ‘yüz kızırtacı’ bir suç. Ve suçu işleyeni çok ağır cezalar bekliyor. Ancak buna rağmen, TEDAŞ'ın eli kolu bağlı.Diyarbakır, kaçak elektrik kullanımı açısından Türkiye için kötü örnek. Kaçak elektrik yöntemleriŞAPKA VE CEKET 2 clik bir röntgen filmi, elektrik saatinin camının altından içeri itiliyor. Böylece saatin diski dönmüyor. Film bir toplu iğneyle şapka veya cekete tutturulunca, yakalanma riski yokediliyor. Kontrol sırasında saate asılı giysi çekilince, film de çıkıyor.KÖPRÜ YÖNTEMİ Saatin altındaki bakalit parçada açılan bir deliğe kablo sokularak uygulanıyor.GERİ SAYDIRMASaatin kabloları ters bağlanıyor. Sayaç geriye işliyor. (Bu yöntem, 1990'dan sonraki yeni model saatlerde uygulanamıyor.)BY-PASS Elektrik kablosu, saate girmeden önceki bölümünden uzatılarak eve ek hat çekiliyor.Dünya liderleriyle arkadaş DiyarbakırlıDİYARBAKIR'ın ilginç kişiliklerinden biri de, Süleyman Çiftçioğlu. 35 yaşındaki Çiftçioğlu, tam 15 yıldır diğer ülkelerin liderlerine mektup yazıp, fotoğraf topluyor. Reagan'dan Clinton'a, Castro'dan Rafsancani'ye, Tony Blair'den Saddam'a pekçok lider Çiftçioğlu'na fotoğaf ve mektup göndermiş.Çiftçioğlu, geçen yıl da ABD'nin yeni Başkanı Bush'a bir kravat yolladı. Bir süre sonra Bush'tan, Çiftçioğlu'na sürpriz dolu bir yanıt geldi.Bush hem mektupla teşekkür etti, hem de Çiftçioğlu'nun yolladığı kravatla çekilmiş fotoğrafını yolladı. Çiftçioğlu'na yurtdışından, özel ulak mektuplar gelmesi, MİT'in de ilgisini çekmiş. Çiftçioğlu, mektupların MİT'te kontrol edildikten sonra kendisine ulaştığını söylüyor. Hoca Ankara'dan, öğrenci Kızıltepe'den‘‘Bir gün 10 yaşlarındaki kızımla yazlıkta denize girerken, onunla aynı yaşta başka bir kızın yürüyüşü dikkatimi çekti. Benim kızımın yürüyüşü ne kadar kötüyse, onunki o kadar düzgün ve asildi. Annesine sordum. Meğer o kız 3 yıldır bale eğitimi alıyormuş. Bu bir bale okulu açmam için beni harekete geçirdi’’ diyor Diyarbakırlı evkadını Zeliha Yılmaz.78 BALE ÖĞRENCİSİZeliha Hanım'ın bu girişimi, sonuçlarını kısa vadede verdi. Bale okulu, 13 aylık süre içinde 3'ü erkek 78 öğrenciye kavuştu. Ancak tabii ki tüm bunlar hiç kolay olmadı. Zeliha Yılmaz anlatıyor:‘‘Okulu açmak için öncelikle Ankara'dan destek almam, önyargıları yıkmam gerekiyordu. Devlet Opera ve Balesi Çocuk Bale Bölüm Başkanı bize çok destek verdi. Hoca buldu. Şimdi, her hafta Ankara'dan gelen hocalarla, 90 kilometre uzaktaki Kızıltepe'den gelen öğrencilerin de bulunduğu 78 çocuğa bale öğretiyoruz. Çocuklardan 2-3'ü harika çocuk adayı. Belki de ilerde birer ünlü balerin olacaklar. Tek amacım, hep terörle, kanla, gözyaşıyla gündeme gelen Diyarbakır'ı daha farklı bir yönüyle, sanatla tanıtmak.’’ Ders vermek için geçen yaz Diyarbakır'a gelen balet Tan Sağtürk'ten de büyük destek gören Zeliha Hanım, piyano ve diksiyon dersleri de veriyor. 25 öğrencinin izlediği piyano derslerini, Konyalı bir hoca veriyor. Diksiyon derslerine ise daha çok asistanlar ilgi gösteriyor. Asistanların bu ilgisinin nedeni ise girecekleri mülakatlar.DİKSİYON MİKSİYONAsıl amacı, okulunu gelecekte bir konservatuara dönüştürmek olan Zeliha Hanım'a en büyük desteği askerler veriyor. Pekçok asker de çocuklarını derslere gönderiyor. Okulda bir dönem de dans dersleri verildi. Ancak dans hocasını, askerler transfer edince, dans derslerine ara verildi.Bale okulu sahibi Zeliha Hanım, yerel politikacılarla ilgili başından geçen ilginç bir olayı da anlattı: ‘‘Geçen yıl, DSP il yöneticilerine diksiyon dersi vermek için, il başkanını aradım. İyi niyetle, düşüncemi anlattım. Aldığım yanıt beni şok etti: - Hanfendi, bizim diksiyona miksiyona ihtiyacımız yok. İstiyorsan, ben sana diksiyon dersi vereyim.’’21 plakalı araçlar 300-500 milyon ucuzPlaka numarası olan 21, Diyarbakırlılar'ın pek sevmediği bir rakam. Kentteki araçların büyük bölümü, ya 34, ya 06 plakalarını taşıyor. 21 plakalı otomobiller, rayicinden 300-500 milyon lira daha ucuza satılıyor. Çünkü kimse, 21 plakalı araç almak istemiyor. 21'le başlayan plakanın tercih edilmemesinin nedeni ise, geçtiğimiz yıllarda yaşanan bazı olaylar. Bu araçların, Türkiye'nin diğer yerlerinde polislerce daha çok çevrildiğine inanılıyor.Mayın gönüllüsüDicle Üniversitesi'nin, muazzam büyüklükteki kampusunun bir köşesinde Protez Uzmanı Halit Özdoğan, sessiz sedasız mayın kurbanlarını yürütebilmek için inanılmaz bir savaş veriyor. Yabancı yardım kuruluşlarının da desteğiyle Özdoğan, bizzat kendi ürettiği protezleri ile, ayaklarını kaybetmiş insanlara eski hareket yeteneklerini geri veriyor. Doğum sırasında kan kaybından iki ayağını ve bir kolunu yitiren bir kadın da, Özdoğan'ın protezi ile yürüyebilen kişilerden biri. Protez takılanların yarısı, mayın kurbanı.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı