Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tatiller hep güzeldir

Tufan TÜRENÇ

Öğrenciler yaşadı. Bugünden itibaren uzun bir tatile giriyorlar.

Anne babaların ara sıra ‘‘Ders çalış’’ uyarıları dışında tam 23 gün özgürlüğün tadını çıkaracaklar.

Ailelerinin olanakları uygun olanlar tatile gidecek, olmayanlar ise günlerini yaşadıkları kentte geçirecekler.

Ne olursa olsun tatil güzel şeydir. Hiç bitmesin istenir, ama göz açıp kapayıncaya kadar da geçiverir.

Öğrencilik yıllarımızda tatillerin tadına varamadan günlerin uçup gittiğinden yakınırdık hep.

Öğretmenler ile milli eğitim uzmanları ise Türkiye'de çok tatil olduğunu söyleyip dururlardı.

Bu hiç hoşumuza gitmezdi.

Bugün başlayan 23 günlük yarı yıl tatili için öğretmenler ve uzmanlar da tıpkı bizim dönemlerimizde karşı çıkanlar gibi konuşuyorlar:

‘‘Bu kadar uzun tatil olur mu? Öğrenciler okuldan soğur. Onları yeniden derslere ısındırmak, disipline sokmak uzun zaman alır.’’

Doğal olarak bu görüşler bizim gibi bugün öğrenci olanları da kızdırır.

Anne babalara gelince, onların çoğunun uzmanlar gibi düşündüklerinden kuşkum yok.

Çünkü bugünün çocukları zor zaptedilebiliyor. Bu nedenle uzun tatiller anne babalar için sorun oluyor.

* * *

Biz lise yıllarımızda ekstra tatil olsun diye bol bol kar yağması için dua ederdik.

Şimdiki öğrenciler bu konuda bizim kadar şanslı değil.

Çünkü iklimler yumuşadı. Özellikle büyük kentlere artık okulları kapattıracak kadar kar yağmıyor.

Ellili yıllarda çok kar yağardı. Bu yüzden de okulların sık sık tatil edildiğini anımsıyorum.

Hiç unutmam, kurak mevsimlerde köylülerin toplu yağmur duasına çıktığı gibi biz de yatakhanede topluca kar duası yapardık.

Hepimiz sabah kalktığımızda bahçenin dizboyu karla kaplı olacağı hayaliyle yataklarımıza girerdik.

Ama sabah pencereye ilk koşan arkadaş beklediğimiz karın yağmadığını acı bir ses tonuyla bize duyururdu.

1957 veya 1958 Mart'ıydı... O yıl çok sert bir kış oldu ve çok kar yağdı.

Bahçede kar yükseldikçe sevinçten yerimizde duramıyorduk.

Öğle saatlerinde valilikten okulların on gün tatil edildiği talimatı gelince dünyalar bizim oldu.

Sınıflar bir anda boşaldı. Bahçenin hali görülmeye değerdi. Havalara zıplıyor, birbirimizi kucaklıyorduk.

Fransız müdür ise küplere biniyordu:

‘‘Böyle şey olur mu? İki parmak kar yağdı diye okullar tatil edilir mi? Benim aklım almıyor. Neden yapıyorlar bunu?’’

Ama sevinçten müdürün söylediklerini duymuyorduk bile. Hepimiz tatil şarhoşuyduk.

* * *

Öğrenciliğin en tatsız yanı tatilden okula dönüştü.

İlk gün herkesin suratından düşen bin parça olurdu. Ama o da çabucak geçer, okul yaşamı kısa zamanda bizi sarıp sarmalar, yazılı, sözlü heyecanı yüreklerimizi kaplardı.

Son yıllarda insanlarımızda tatil yapma alışkanlığının yerleşmesi turizm sektörü için büyük gelir kaynağı oldu.

Bu ekonomik durgunlukta 23 günlük tatil bu sektörlere hızır gibi yetişti.

Gelen haberlere göre kayak merkezlerindeki ve kıyı kentlerindeki otellerde yoğun bir doluluk yaşanıyor.

Otobüsler, uçaklar ve yollar tıklım tıklım.

Aman dikkat! Herkes çok dikkatli olsun, hiç kimse acele etmesin. Önemli olan tatile sağlam gidip, sağlam dönmek.

Kuşkusuz Tanrı'dan gelene kul bir şey yapamaz ama bayramı kana bulamamak biraz da bizim elimizde.

Bunu sakın unutmayın.



X