"Melda Narmanlı Çimen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melda Narmanlı Çimen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melda Narmanlı Çimen

Tasarımda yeni ’derin’likler

1971 yılında Aziz Sarıyer tarafından kurulan Derin, 37 yıllık tecrübesi ve birikimi ile günümüz hızlı ve modern şehir yaşamına estetik çözümler sunuyor.

Yalın çizgisindeki iddia ile uluslararası fuarlarda hemen fark edilen markalardan biri olan firma, Türk ve yabancı dergi editörlerinin de gözdesi. 2009 için hazırladıkları koleksiyonda, bugüne kadar gelen istikrarlı çizgisinde bir üst basamağa tırmanma kaygısı taşıyan tasarımlar var. Gündelik trendlerden bağımsız, şimdinin ve geleceğin izlerini taşıyan bir koleksiyon ve farklı tasarımcıların aynı genetik kodları taşıyan ürünleri...

2000'li yıllara kadar özellikle Capellini, Moroso, SCP gibi uluslararası alanda önemli firmaların ürünlerini Türkiye’ye getiren Derin, 80’lerin ortasına doğru, Memphis gibi daha marjinal akımların Türkiye’deki temsilciliğini yaptı. O dönemde kendi atölyelerinde üretim yapan firma, mimarların çözüm ortağı olarak orta ölçekli ve küçük projelerde çalışıyordu.

1997 yılından itibaren üretime hız veren firma, yeteneklerini birleştirip yeni ürünler tasarlamaya karar verdi. İlk başlarda Türkiye'de satışa sunulacak mobilya tasarımları üretmek hedeflense de, Derin markası, daha ilk günden kendi kişiliğini net şekilde ortaya koyan, hatta birebir tek başına bir anlam taşıyan ürünler ortaya çıkartarak, özellikle 90'lı yılların sonuna doğru dünya pazarına satış yapmaya başladı. 2000 yılında katıldığı ilk uluslararası etkinlik olan New York Çağdaş Mobilya Fuarı ile yurtdışı bağlantılarını hızlı bir şekilde güçlendirdi.

Derin Sarıyer ve Aziz Sarıyer dışında Bülent Özden, Tanju Özelgin, Arif Özden, Defne Koz, Mehmet Ermiyagil ve Jale Kulin Akgün gibi çok önemli tasarımcıları bünyesinde barındıran Derin, olabildiğince sade ama aynı zamanda belirgin hatlara sahip, modern ve hızlı şehir yaşamlarını yansıtan mobilyalar tasarlıyor. Derin 2009 koleksiyonu da, öncelikli olarak yalınlığıyla karakterize edilmiş, ancak bunun dışında iyi çözümlenmiş çizgisi, hareket duygusu ve dünya görüşü ile de hızlı ve modern kent yaşamları ile uyumlu halde oluşturulmuş.

Çeşitli kumaş ve malzeme olanaklarıyla hem ev, hem de ofislerde kullanılabilen bu mobilyalar, fonksiyondan yola çıkılıp estetiğe ulaşan bir anlayışa sahip. Bu ürünler tek tek bir anlam ifade etmelerinin yanında bir araya geldiklerinde de aynı dili konuşan bir ruh oluşturuyor.

Derin, önümüzdeki dönemde, dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenecek fuarlara ve etkinliklere katılma hazırlıkları yapıyor. Bir Türk markası olarak, yurtdışına salt ürün satmaktan çok, Derin'in konseptini doğru olarak yansıtacak insanlarla ve kuruluşlarla çalışmak, firmanın ana yaklaşımını oluşturuyor. Bunun için çok dikkatli bir politika izleniyor. Bu yeni koleksiyon da Paris, Milano, Brüksel, New York, Hong Kong, Kopenhag ve Barselona gibi noktalarda sergilenecek.

2009 koleksiyonunun hit’leri

- Derin Sarıyer tasarımı Nas

Oturma eylemi için insanın gereksinim duyduğu yaslanma açısı kanepenin sırt formunu, oturulduğunda ayakkabıların kanepenin alt gövdesine zarar vermeme düşüncesi ise tasarımın alt formunu belirliyor. Baskın geometrisi ile kararlı ve çok keskin hatlara sahip olan Nas, 2008 Derin koleksiyonu içinde yer alan ve yine bir Derin Sarıyer tasarımı olan Full kanepeye de gönderme yapıyor.

- Arif Özden tasarımı Kolt

Kolt serisi ile oturma birimlerinin temel ögeleri akıcı bir formda çözümleniyor ve tasarımın karakteristik formunu oluşturan ögelerin geometrisi ile uyumlu bir yapı oluşturuluyor. Tasarımın en önemli detayı kolçaklar. Modüler bir yapıya sahip olan Kolt, kolçaklarının eklenip çıkarılabilmesi özelliği ile kullanıcının isteğine bağlı olarak sonsuza dek uzayan bir yapıya bürünüyor.

- Aziz Sarıyer tasarımı Diamond

Formundaki estetik duyguyu ve fonksiyonel yapıyı kusursuz bir biçimde bütünleştiren Diamond serisi ile Aziz Sarıyer, her zamanki gibi kullanıcısını şaşırtan detayları ön plana çıkarıyor. Seri, her biri farklı yüzey yorumlarıyla dikkat çeken iki ayrı üründen oluşuyor. Aziz Sarıyer, tıpkı bir origami sanatçısı gibi ustaca katlanmış bir kağıttan elmas hissi uyandıran Diamond masa ile naif bir yaklaşım sergilerken, Diamond büfe tasarımındaki gizli depolama ünitesiyle, tasarımın sadeliğine işlevsellik katıyor.

- Aziz Sarıyer tasarımı Pal

Pal serisi ile, ürün-parça ilişkisini vurgulanarak, oturma alanlarında kullanıcısına hem kişisel düz yüzey sağlayan hem de bütünü oluşturarak ortak kullanıma açık bir hale bürünen bir tasarım yaratılmış. Seriyi oluşturan ürünler arasında, modüler birimlerden oluşan seçeneklerin yanı sıra, tasarımın temel özelliklerini ve karakterini koruyan sabit seçenekler de bulunuyor.

- Derin Sarıyer tasarımı Ram

Bireysel yüzey kullanımı sağlayan bu sehpa, yalın bir form ve dáhice düşünülmüş detaylarla kendini ortaya koyuyor. Geometrik yapısı ile kullanım kolaylığı sağlayan Ram sehpa, üretiminde kullanılan Compact Laminat malzeme sayesinde hem çevre dostu, hem de yalın, net ve dayanıklı bir yapıya sahip.

- Jale Kulin Akgün tasarımı Wrap

Metal ayaklarının çizgisel yapısı ve kütlesel formu arasındaki kontrast ilişkisi ile alışılmışın dışında bir estetik anlayışla tasarlanan Wrap, ana formunun geniş yapısı ile konforu ön plana çıkarıyor. Minimal çizgisi ve oturanı çepeçevre sararak bağımsız bir yaşam alanı sunan kıvrımlı yapısıyla farklılık yaratıyor.

- Derin Sarıyer tasarımı Tun

Tun serisi, oturma eylemini kişisel alan yaratımına çevirmeyi hedefliyor. Tun ikili kanepe ve Tun tekli koltuk, 140 cm yüksekliğindeki boyu ve alışılmışın dışındaki karakteristik düzlem kullanımı ile geleneksel oturma birimi formundan sıyrılarak kullanıcısına ait özel yaşam alanları yaratıyor. Yan ve arka yüzeyleri ile duvar oluşturan ve kişiyi genel alandan ayıran Tun serisi, kullanıcısına rahat ve özgür bir dinlenme / çalışma ortamı sağlıyor.

- Aziz Sarıyer tasarımı Seed

Seed, az miktarda materyalle fazla kullanım alanı yaratma felsefesini vurguluyor. Tıpkı filizlenen bir tohum misali, devamlı üreyebilen ve büyüyebilen yapısıyla kullanıcısına sonsuz depolama alanı yaratıyor. Birbirini takip eden ünitelerden oluşan Seed, tasarımcının yalın ve dáhice yorumuyla mekánda saflaşarak, taşıyıcılığını üstlendiği objelerin ön plana çıkmasını sağlıyor. Modüler bir depolama ünitesi olarak tasarlanan Seed, hacimde boşluk Ğ doluluk prensibi üzerine giden form modüllerinin birleşmesi ile tasarımın özgünlüğünü vurguladığı gibi, ünitelerin her biri tekil olarak da aynı karakteri taşıyor.

Derin

Sarıyer: "Melez ürünler tasarlıyoruz"

- Derin ürünleri her zaman yalın formları ve keskin hatları ile dikkat çekiyor. Sehpa ve depolama ünitelerini bir kenara koyarsak, koltuk ve kanepe tasarımları daha çok ofisler için tasarlanmış izlenimi veriyor. İleriki yıllarda evler için bir kanepe-koltuk serisi oluşturmayı düşünüyor musunuz?

"Derin koleksiyonunda bulunan ürünlerin ortak özelliğinin "melez"lik olduğundan bahsedebiliriz. Mimar ve iç mimarlar ofislerde insanların kendilerini rahat hissedebilecekleri ortamlar yaratmak peşinde. Teknolojinin ilerlemesiyle masalara bağımlılıktan kopuldu. Ofis alanlarının farklı kullanımları gündeme geldi. Kanepemizde otururken e-maillerimizi kontrol edip cevap verebiliyoruz artık. Ülkelerarası konuşmalar yine internet üzerinden yapılıyor. Bunun yanı sıra, evlerde de küçük çaplı ofisler kurulabiliyor, bu mini ofislerde hem yaşıyor hem de çalışıyoruz. Biz başından itibaren koleksiyonlarımızı böyle bir bakış açısına ve hızlı yaşam ritmine yönelik hazırladık. Bundan sonra da bu perspektifte devam etmek düşüncesindeyiz."

Ekolojik hassasiyet

Her mobilya firmasının üretimini malzemeden tekniklere kadar çevreye en az zararı verecek şekilde düzenlemesi gerekiyor. Uzun ömürlülük ilkesini benimseyen, malzeme seçiminden kullanılacak yapıştırıcıya, nakliyeden enerji tüketimine kadar çevreci bir stratejiye sahip olması zorunlu.

Derin, markanın oluşumunun başından itibaren bu konuda çok hassas. Buna karşın ekolojik tasarımı bir moda, bir trend haline getiren ve sadece tüketimi pompalayan bir anlayışla ’ekoloji’ kelimesini sömüren bir tavrı çok yanlış buluyor. Derin tasarımcıları, güzel yaşlanan ürünler tasarlamak ve zamansız bir bakışla kalıcı çalışmalar yapmak ile ekolojik üretim tavrını birleştiren bir tutumu özümsemenin etik olacağıını düşünüyorlar.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI