Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tarzan’ın işi zor

SİZ bakmayın Başbakan Tayyip Erdoğan’ın imam hatip lisesi mezunlarına üniversiteye giriş sınavlarında uygulanan katsayının, genel lise mezunlarına uygulanandan düşük olması konusuyla ilgisi yokmuş gibi görünmesine... Gazeteciler Danıştay 8’inci Dairesi’nin konuyla ilgili kararını sorunca ağzındaki baklayı çıkarmış.

Biliyorsunuz Danıştay, Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) temmuz ayında aldığı, “Artık Öğrenci Seçme Sınavlarında, genel lise mezunlarıyla imam hatip (onlar meslek liseleri diyorlar) mezunlarına aynı katsayı uygulanacak” anlamındaki kararının uygulanmasını durdurdu.


Şimdi, konu ya Danıştay’ın vereceği son kararla yahut da yasal düzenleme ile kesin bir sonuca bağlanacak.


Danıştay
kararı deyince, baştan belirtelim:


Bu vesileyle Danıştay’ın aynı dairesinin “Yükseköğretim kuruma girecek öğrencilerin ne şekilde o kurumlara kabul edileceğiyle ilgili kurallar YÖK tarafından belirlenir” gerekçesiyle verdiği bir karardan söz ediliyor.


O kararın metnini aradık. Davayı açan avukattan da rica ettik. Karar metnine maalesef ulaşamadık.


Ama sayalım ki doğrudur.


Yüksek Yargı’nın
birbiriyle çelişen kararlar vermesi az görülen bir şey değildir. Bunlarla ilgili çelişkiyi bir üst merci -Danıştay’da ya İdari Dava Daireleri Kurulu veya Vergi Dava Daireleri Kurulu- çözer.


Ama Başbakan da o haberlere inanmış olmalı ki, bayramın birinci günü gazeteciler kendisine bu konuda ne düşündüğünü sorunca:


Arkadaşlarım da gerekli açıklamaları yaptı. Ancak (...) Bu konuda yetkili merciin YÖK olduğunu söyleyen bir Danıştay’ın aynı yıl içinde tamamen aldığı kararı nakzeden (bozan) yeni bir karar alması, hiçbir şeyle izah edilemez. Bu karar tamamıyla ideolojik bir karardır” şeklinde konuştu.


Erdoğan
asıl düşüncesini de, “Yargı organıdır. Kararını almıştır ama inanıyorum ki muhatabı olan YÖK de itirazını yapacak, tavrını belirleyecektir. Ama bu ülkede mağdurların hakkını arama noktasında bir siyasi iktidar olarak yargı karşısında yapılması gerekenleri bayramdan sonra biz de
değerlendireceğiz tabii
” diyerek ortaya döktü.


Böylece hem YÖK’ün ilk kararının hem de Danıştay kararının asıl muhatabının kendisi olduğunu itiraf etmiş oldu.


Bir de “Haddini bildirme sırası Danıştay’a geldi” mesajını verdi.

Onu “yargı reformu” bahanesiyle yapmayı düşündüğünü biliyoruz.


Lakin Tarzan’ın durumu zor:

Çünkü Danıştay kararlarının çoğu aksi yönde... Yani konu Dava Daireleri Kurulu’na gitse bile, “Genel liselerle meslek liseleri mezunlarına farklı katsayı uygulanması gerekir” denmesi ihtimali güçlü görünüyor.   


Bu durumda geriye YÖK Yasası’nı değiştirme seçeneği kalıyor.


Peki, o yasayı değiştirmek mümkün değil mi?


Elbet mümkün... Lakin AKP hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararı vardı ya... AKP’nin imam hatip liselerine imtiyaz sağlama çabaları o kararda, “laikliğe karşı odak olma”nın kanıtlarından biri olarak kabul edilmişti.


O kanıt orada dururken, siz olsanız yasayı değiştirir misiniz? 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI